Reklamı Kapat

Diyanet de hayat pahalılığının suçlusunu buldu, esnaf!

Ülkemizin son günlerdeki yönetilme biçimine bayılıyorum.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yerde bir konuda konuşma yapıyor, Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş hemen arkasından şipşak “fetvayı” yapıştırıyor.

Toplum, iki yönden kıskaca alınıyor.

Şu “fahiş fiyat” konusu…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “fiyatların yüksekliği” konusunda geçen hafta ne demişti?

“İnşallah enflasyonu en kısa sürede kontrol altına alarak fahiş fiyat artışlarının önüne geçeceğiz. Hem maliyetlerdeki yükselişler, hem fırsatçılarla mücadele ederek milletimizin refah seviyesini daha yukarılara taşıyacağız…”

Erdoğan’ın bu sözü “emir” kabul edildi ve derhal gereken yapıldı.

Hemen AVM ve toptancı hallerinde kontroller sıklaştırıldı.

Başka?

Diyanet İşleri Başkanlığı, hemen Cuma Hutbesini değiştirdi, “Ticaret hayatında helal haram bilinci” başlıklı yeni bir hutbe hazırladı.

Biliyorsunuz, her cumartesi günü gazetemizin ikinci sayfasında Cuma Hutbesini tam metin olarak veriyoruz, internete girin okuyun!

Bir bölümü şöyle:

“Allah’a ve ahiret gününe inanan bir mümin, işinde ve ticaretinde harama ve gayr-ı meşru kazanç yollarına başvurmaz. Ölçü ve tartıda adaletsizlik yapmaz. Malını satmak için yemin etmez. Karaborsacılık yapmaz, fırsatçı davranmaz. Fahiş fiyatlarla insanları mağdur etmez. Alışverişlerde fiyatları kızıştırmaz, başkasının pazarlığını bozmaz. Hasılı, dünya hırsına kapılıp da harama bulaşmaz.”

Neymiş?

“Mümin, fahiş fiyatlarla insanları mağdur etmez”miş…

Bu, birinci tespitimiz.

İkinci tespitimiz ne?

Demek, hayat pahalılığının sebebi “fahiş fiyatlar”mış.

Üçüncü tespit…

Fiyatların artmasında yani hayat pahalılığında, ülkeyi yönetenlerin zinhar (asla-kesinlikle) suçu yokmuş.

Dün Sözcü’nün de yazdığı gibi; enflasyonun suçu yok, Euro ve doların suçu yok, akaryakıt-doğalgaz-elektriğin suçu yok, tek suçlu esnafmış.

Anlayacağınız, sonunda iktidar da Diyanet de faturayı esnafa kesti.

Hayat pahalılığının nedeni fahiş fiyatlar, fiyatları fahiş haline getiren de esnaf!

Var mı gerisi?

Eee, şimdi fahiş fiyat konusunda “denetim” ve “fetva” devreye sokuldu.

Sonucunu bekleyelim bakalım…

Hayat pahalılığı “fahiş fiyatlardan” mı, yoksa “ülkemizin kötü yönetiminden” mi kaynaklanıyor, göreceğiz.

Şunu hâlâ anlayamadık…

Eğer polisiye tedbirlerle ve Cuma Hutbeleriyle hayat pahalılığının önüne geçilebilmiş olsaydı, bugün Türkiye çoktan güllük gülistanlık olurdu.

Günlerimizi “laylaylom”la geçiriyoruz.

İşimiz gücümüz halkı aldatmak.

“Suçlu ben değilim, suçlu fahiş fiyatla mal satanlar”…

Vay canına!

Ve tabii en acı tarafı, halkı aldatırken yine dinin kullanılması.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın da bu çirkin siyasete alet edilmesi…

Oysa Mustafa Kemal Atatürk, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı 3 Mart 1924’te “devletin din işlerini koordine etmesi için” kurmuştu.

Din konusunda toplumu aydınlatmak ve ibadet yerlerini yönetmekti görevi.

Ya bugün?

Diyanet; AKP iktidarı döneminde, özellikle son yıllarda, “dinin devlet işlerini koordine etmesi” misyonunu üstlenmiş bulunuyor.

Devlet işlerimiz artık Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından koordine ediliyor.

“Laiklik” kaldırıldı, fiilen “şeriat” kuralları işlemeye başladı.

Anayasamızın kesin hükümlerine rağmen…

Anayasamız ihlal edilerek…

“Laik yargı”nın açılışında dini tören yapılıyor.

Türk Silahlı Kuvvetleri’nde diploma törenleri, tarikat ritüeline göre düzenleniyor.

Her gün “insanın yaşam tarzına müdahale” sayılabilecek fetvalar veriliyor.

İnsanların selamlaşmalarına dahi müdahale ediliyor.

Devlet kadroları, Atatürk’ün “Türkiye şeyhler, dervişler, müritler ve mensuplar ülkesi olmayacak” özdeyişine meydan okurcasına tarikatlara paylaştırıldı.

“Türkiye treni”, hızla Ortadoğu bataklığına ve Ortaçağ karanlığına doğru yol alıyor.

Bakalım ilk yapılacak seçim, treni yolundan çevirebilecek mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

08

Sefer - Hutbe gayet olumlu ve toplumu uyarıcı. İslama aykırı bir tarafı yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 18:41
07

Işçi - diyanet denilen muessese kime hizmet ediyor,bir tane garibana yardim ettimi kilise bile muslumanlara gida yardimi yapiyor.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 18:18
05

Gölcüklü - Diyanet gereksiz bir kurum,acilen kapatılmalı.DİN görevlileri şeffaf olur,doğrudan yana olur.Bunlar yoksa ki;zaten yok kapatılsın…

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 20 Eylül 08:55
06

Öyleyse Böyle Olur - @Gölcüklü 05 nolu yoruma cevabı: o zaman laik Kemalizminde geçerliliği yok

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 15:46
04

Kartepe Li - Adam olmaya özenip insan olmaktan uzaklaşan a Allah c.c gazabı üzerlerine olsun hesabını tez gören hikmet sahibidir..

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 20 Eylül 08:29
03

İzmi̇tli̇ - DİYANETİNDE BAŞKANINDA ALLAH BELASINI VERSİN İNŞAALLAH.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 19 Eylül 23:27
02

Tekin 41 - 20 SENEDİR MİLLETİN ANASİNİ AGLATTİ.YETMEDİ .....DİNİ SİYASETE KARİSTİRDİ.YETMEDİ.SONUC DİNİME KUFREDEN MUSLUMAN OLSA......ALLAH BUYUK.HARAM OLMUS HELAL.HİKAYEDEN NAGMELER.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 19 Eylül 22:10
01

Yalnız Kurt - Diyanet bu konuda fetva vermek yerine kendi devasa bütçelerini nerelere harcadığının hesabını versin. Mesela üyelerinin tatili için neden 5 yıldızlı hotellerle anlaşma yaptığını açıklasın. Bir imam günde kaç saat mesai yapıyor maaşı karşılığında bi söylesin.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 19 Eylül 21:51


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?