Reklamı Kapat

Olmazsa olmaz

Üniversitelinin en önemli iki sorununu öteki sorunların önünde tutmak gerekir.

Birincisi barınma, ikincisi karın doyurma.

Zaten bu iki unsur yeterince çözümlenemediği zaman, sağlıksız bir eğitimin kapıları da açılmış olur.

Rahat bir yatak, normal bir yemek imkanı olmayan öğrencilerin başarı kazanmaları çok güçtür.

O nedenle de imkanları kıt aile çocuklarının, yüksek öğrenim görmesi eziyet içinde geçer.

Bunu bizzat yaşayanlardan biri olarak söylüyorum.

Farklı bir kent, farklı bir düzen, başını sokacak bir yer bulmaktaki güçlük, aile sofrasından açlıkla tokluk arasına sıkışmış, sokağa yönelmiş bir yemek düzeni.

Bu şartlar altında eğitim yapmak, başarı kazanmak…

HER KOŞULDA

İnsanoğlu, her koşulda ayakta durmayı beceriyor.

Sıkıntılara katlanılıyor, yarı aç yatmaya alışıyor, sobasız, kalorifersiz evlerde nasıl yaşanacağını öğreniyor. Yeter ki hedefe kilitlenebilsin.

Eğitim için evinden ayrılan tüm çocuklarımızın, gençlerimizin bu sorunları hiçbir dönemde çözülemedi. Hep var oldu. Yüksek öğrenime artan istek, nüfusun artışı, iktidarın yanlış bir politikayla her ile bir üniversite açma hevesi, öğrencileri böylesi yaşamsal bir sorunla baş başa bıraktı.

Bu yanlışın tek bir nedeni var.

Üniversite açarken onun gerektirdiği yurt sorununa göz kapamak, üniversite ile yurt yapımını paralel götürmemek.

Bu nasıl bir gözü kapalılıktır, anlamak mümkün değil.

Küçücük bir ile üniversite açıyorsunuz, ülkenin her yerinden binlerce genç kaydediyorsunuz ve bunların barınacağı yerleri düşünmüyorsunuz…

Nasıl olsa, su akar elbet bir yolunu bulur, felsefesiyle yapılan bir iş.

YENİ BELEDİYECİLİK İŞ BAŞINDA

İstanbul, Ankara gibi belediye başkanlarının değişmesinden sonra ülkemizde belediyecilik anlayışı değişti.

Bu benim için ülkemizdeki yönetim modelinin çağdaşlaşması demektir. Muhalif belediyelerle başlayan bu değişimin yerelden genele bulaşacağına inanıyorum.

Bu değişimin ruhunu “İnsana odaklı yönetim anlayışı” oluşturuyor.

O bölgede yaşayan insanların, her türlü ihtiyacına duyarlı olmak diye de anlatılabilir.

İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere, belediye yönetimlerinin uyguladığı bu yeni yaklaşım, pandemi koşullarında daha belirgin ortaya çıktı.

Vatandaşı maddi, manevi olarak rahatlatmak üzere yapılan girişimlerin tümü, iktidarın engellemesine rağmen başarı kazandı.

Artık belediyeler sadece yol, su, kanalizasyon, ulaşım hizmetlerinde değil; insana ulaşmada da bir program çizdiler.

Zor durumdaki halkın zorunlu ihtiyaçlarına duyarlılık göstererek, imkanlarını zorlayarak yardım ettiler.

Çok iyi ve yararlı örnekler yaşadık, yaşıyoruz.

En son yurt sorununa da el attılar.

Tunceli Belediye Başkanı kentte yaşayanlara, açıkta kalan öğrencileri misafir etmeleri için çağrı yaptı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi 5 bin kişilik yurt projesine başladı.

Ankara Büyükşehir Belediyesi mülkiyetindeki tüm binaları öğrencilereaçıyor.

Ben de sabit fikir olmuştur: Türkiye’mizde belediyeler iyi çalışırsa, ülkede herşey yolunda gider. Bu bir pazıl gibidir.Parçalar bütünlenince tüm güzellik ortaya çıkar.

Eskişehir,bir belediye başkanı ve ekibinin bilgili, duyarlı çalışmasıyla Türkiye’nin örnek kentlerinden biri olmuştur. Niye öteki illerimiz birer Eskişehir olmasın?

Başarının şartlarından biri de genel yönetimlerin partizanlıkla muhalif belediyelere engel olmamasıdır.

Maalesef son seçimlerden sonra bunun kötü örneklerini yaşıyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?