Adalete özlem!

“ADALET” her insanın en temel ihtiyacıdır.

Adalet ya da adaletsizlik, önce aile içinde yaşanır.

Çocukları arasında ayrım yapan, birini şımartıp diğerini itip kakan bir baba, her iki çocuğuna da en büyük kötülüğü yapar!

Biri, heyet boyu ayrıcalıklı ve kayrılan bir insan olmaya doğru adım atarken, diğeri her geçen gün içindeki öfkeyi büyütür.

İnsan, hayatın her alanında, okulda, mahallesinde, yaşadığı kentte ve ülkede adaleti arar.

Yaşadığımız, tanık olduğumuz, televizyon ve gazete haberlerinden öğrendiğimiz her olayda,  ADALETSİZLİK, bilinçli ve duyarlı insanlar üzerinde olumsuz etkiler yaratıyor.

Türkiye’nin de üye olduğu Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü OECD’nin yaptığı araştırma sonuçlarına göre; son 10 yılda adalete güvenin en hızlı düştüğü ülkelerden biriyiz!

Bunu bizim araştırma kuruluşlarımızın anketlerinde de görüyoruz!

Cezaevleri tıka basa dolu olan ve yeni cezaevleri inşa edilen bir ülkeyiz!

Kimi insanlar, “kendi adaletlerini kendileri sağlamaya” çalışıyor!

Bunun birçok nedeni olabilir ama nedenlerinden biri de ülkedeki yargı düzenine olan güvensizlik de yok mudur?

Birkaç somut örnek verelim;

·       13 Mayıs 2014’de Soma’da yaşanan ve  301 emekçinin yaşamını yitirdiği maden kazasının yargı süreci 7 yıl sürdü. Madenci aileleri de, duyarlı vatandaşlar da yargı sonucu verilen kararda ADALET olmadığına inanıyor! Tazminatların ödenmesi de ayrı bir sorun oldu.

·       8 Temmuz 2018’de yaşanan Çorlu Tren kazasında 24 insan öldü, 317 kişi yaralandı. Yargılama sürüyor ama bir yandan da ölen insanlarımızın yakınları yargılanıyor! Adalet sağlanacak mı yoksa, bir kez daha adalete olan inanç sarsılacak mı?

·       6 Ocak 2021’de Hendek’te havai fişek fabrikasında meydana gelen patlama sonucu 7 kişi öldü, 127 kişi yaralandı. Patlama sonrası kalan ürünlerin imhası sırasında da 3 askerimiz şehit oldu. Yargılama sürüyor. Ama yitirilen ve yaralanan insanların feryatları da sürüyor! Kaygı içindeler! Olayın sorumlularının hak ettikleri cezayı alacaklarına dair kaygıları var!

·       Karadeniz kentlerinde üst üste yaşanan sel felaketlerinde, dere kenarlarında çok katlı yapılara izin veren belediye başkanları, o binaları inşa eden ve projelerinin altına imza atan mimar ve mühendislerin hak ettikleri cezaları alacağına inanmıyor insanlar!

·       Sağlık Bakanlığı’nda yaşanan temizlik ihalesi skandalı ve gümrük fiyatının 46 katına satılan kanser ilaçları skandalının hesapları sorulacak mı?

·       Bizzat İçişleri Bakanı’nın televizyonda dile getirdiği “Mafya’dan 10 bin dolar maaş alan milletvekili” için neden bunca zamandır hiçbir işlem yapılmaz? Sedat Peker’in iddiaları üzerinde neden yargı süreci başlatılmadı?

·       Birçok kadın cinayeti davalarında, gazetelere yansıyan örnekleriyle görüyoruz ki, katiller ya birkaç yılda tahliye oluyor ya da “İYİ HAL İNDİRİMİ” alıyorlar!?

Daha birçok örnek verebilirim.

Ne yazık ki bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararları bile tartışılıyor! Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını uygulamıyor!

Bu ülkede Adalet Bakanlığı yükselme sınavında bile “sözlü sınav” yoluyla yüksek puanlılar mağdur ediliyor!

Anayasal bir hak olan “Sendikalı olma” hakkını kullanan işçiler, yasadışı işten atılıyorlar ama Adaletin güvencesine ulaşamıyorlar!

Adaletin topal olduğu bir ülkede toplumsal sorunlar bitip tükenmez!

Siyaset sahnesinin oyuncuları şunu unutmasınlar;

DEVLETİN DİNİ ADALETTİR!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

İdris - Amerika'nın iş birlikçilerinin 27 Mayıs da yaptığı darbeden sonra bu rejime musallat ettiği Anayasa mahkemesi için demişsiniz ki; "Ne yazık ki bu ülkede Anayasa Mahkemesi kararları bile tartışılıyor!". Siz Atatürkçülere göre Anayasa Mahkemesi karaları ve kutsadığınız ilkelerin demokratik bir rejimde doğma ve ayet hükmünde olduğu anlaşılıyor. İşin komik tarafı Atatürkün bu ülkeye demokratik Cumhuriyeti getirdiği ideanızı sürekli tekrar etmeniz. Anlaşılan halkı bu çok basit gerçeği idrak edemeyecek hasolar memolar görüyorsunuz, tam bir CHP li bakış açıısı. TBMMnin üstünde "hâkimiyet kayıtsız şartsız milletin" yazmıyor muydu?. Bunu söyledikten sonra bence bundan sonraki yazınızda TBMM de bu yazının kaldırılığı"hakmiyet kayıtsız şartsız Amerikancı 27 Mayıs Darbesinin ürünü Anaysa mahkemesindir" yazısını koymak yönünde olmadı. Siz Atatürkçüler tarafından, Atatürkünüzün kurduğu Demokratik Cumhuriyet olduğu iddia edilen bir rejimde son sözü halkın seçtiği başkan vekiller değilde bürokrasiden gelen Jürokratik yargı mensupları söylüyorsa, nerde sizin Atanızın getirdiğini iddia ettiğiniz demokrasi? Cumhuriyet.Bu konuda neden bir yazı kaleme almıyorsunuz. Biz sözde demokratik bu rejimde neden sandığı gidip vekil seçiyoruz. Son söz Anayasa mahkemesindeyiz, hiç kimse bu halkı aptal yerine koymasın biz vekil değil Anayasa mahkemesi üyelerini demokratik bir seçimde seçelim ve halkın temsilcileri buarda görev yapsın, Kemalist veya jürokrasit kişiler değil. Hala işiniz gücünüz antidemokratik bu rejimi, halkın yaptığı seçimi yok sayıp, halk tarafından seçilmeeyn kişlerin yok saydığı darbe ürünü uygulamaları Atatürkün bu ülkeye kazandırdığı Cumhuriyet diye yutturmaya kalkmak ya, pes doğrusu. tavsiyem siz Atatürkçüler biraz halkın arasına karışın konuşun, pazarda kahvede takılın , halkın zeka seviyesini görün. Ancak o zaman anlarsınız bu palavraların müşterisi olmadığını, kendi 3-5 yandaşınızdan başka kimseyi kandırmayacağını. Zeki bir halkı tanımadığınız için boşuna afyonlamaya

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 24 Eylül 15:23
02

Ahmet Yılmaz - Mustafa senden açıklama bekliyoruz niye yazmıyorsun

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 24 Eylül 11:36
01

Halil Küçükparlak - Tam da verdiğiniz örnekler nedeniyle vatandaşın adalete olan güveni hiç kalmadı hocam.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 23 Eylül 12:12


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?