“Aşkın demi” kitabı üzerine…

“hayat bazen hiç tanımadığınız birisinin acısına ortak eder sizi”“Yıllar çok şey alıyordu bizden. Ama içimizdeki acıları görmezden geliyor. Acılarımızı hiç almıyor. Öylece bırakıyordu içimizde. Acılar zamanla bile geçmiyordu. Zamanla saçlarımız beyazlıyor, ellerimiz ve yüzümüz kırışıyor, gözlerimiz ve ayaklarımızın feri gidiyor fakat acılar hiç yaşlanmıyor, azalmıyor ve ferleri gitmiyordu.”

Her kitap tanıtım yazımda olduğu gibi bu yazıma da kitaptan bir alıntıyla başlamak istedim.

Yazarın kendisini tanımıyorum ama romanın önsözünden anladığım kadarıyla duygusal, içten, duygularını okuyucuyla paylaşacak kadar samimi birisine benziyor.

Ayşe Altay “Yazmak, benim için bir sevda, bir tutku. Dilim susar benim. Dilimin söyleyemediğini kalemim söyler. Yazarken bazen ağlar gözlerim. Gözyaşlarım, yazdıklarımın içine karışır. İşte o zaman her yazdığım kelime hayat bulur. Can katar gözyaşlarım yazdıklarıma.” diyor kitabın önsözünde kendisiyle ilgili anlattıklarında.

Roman, gerçek yaşamdan esinlenerek yazılmış. Yani yaşanmışlık var. Sizlere anlatacağım kitap, yazarın ikinci kitabı. İlk kitabı şiir “Sensizlik Kokuyorum”,dolayısıyla şair ruhlu bir yazar var karşımızda. Kitabı okurken de bunu hissedebiliyoruz. Çünkü şiirler romanın içinde sık sık geçiyor.

Roman üç bölümden oluşuyor. Yazar, kitabın başında biraz insan ilişkilerine değiniyor. Ve bu bölümlerin dışında altı sayfa, yazı defteri gibi boş bırakılmış, böyle bir düşünce kitapla ilgili not almak isteyen, altını çizip kenarına not yazmak isteyen okuyucular için çok güzel bir uygulama bence.

Yazarın, roman için “gerçek yaşamdan esinlenerek yazılmıştır” demesi üzerine kitap bu sözü doğruluyor sanki. Roman günlük okur gibi başlıyor. Düz yazıyla yazılmış ve cümleler kısa olduğu için okuyucuyu yormadan sürükleyici bir şekilde okunuyor.

Romanda aşk kadar ölüm temasını da işlemiş yazar.

Kitapta Ayşe Altay’ı tanıma amacıyla, özgeçmişi olsaydı bence daha da güzel olabilirdi. Romanı yazar kendisi anlatıyor. Yazarın mesleği hemşirelik, sağlık konularının sık sık geçmesiyle bunu güzel bir şekilde anlayabiliyoruz.

Roman, Köy, Erzurum ve İstanbul’da geçiyor

Bir rastlantı sonucu yazarın, uçakta yanında oturan kadının hikayesiyle başlıyor. Ana karakterin annesinin köy yerinde evlenmek istemediği biri tarafından kaçırılması ve kaçarken yaşadıkları kaza sonucu, kaçıran kişinin ölmesi ve annesinin köye geri dönmesiyle…

Asıl hikaye bundan sonra başlıyor. Romanda üç nesil işlenmiş. Anne, kızı ve torunu… Aile,köyden Erzurum’a taşınıyor ve ana karakterin okumak için İstanbul’a gelmesiyle devam ediyor. Köyde yaşanan olayın ilginçliği gibi Erzurum ve İstanbul’da yaşanan olayların ilginçliği de devam ediyor.

Evet, romanın içeriği hakkında bu kadar bilgi yeterli sanırım. Gerisi sizin okuduklarınız olsun.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?