Reklamı Kapat

Bu ülkede üniversite öğrencisi olmak…

Son günlerde, üniversite öğrencilerimizin barınma sorunu tartışılıyor.

Öğrenciler, barınma sorunlarını etkili bir şekilde kamuoyuna duyurabilmek için parklarda eylem yapıyor.

Siyasi iktidar bu eylemlere katılanları “anarşist, solcu” olmak ve bazılarının öğrenci bile olmadıkları iddiası ile suçluyor.

Televizyon ve gazete röportajlarında öğrenciler, yaşadıkları sorunları dile getirmeye çalışıyorlar.

Kredi Yurtlar Kurumu (KYK)’nın bir milyon yatak kapasiteli lüks otel konforunda yurtları olduğunu iddia ediliyor!

Ama resmi verilerle, KYK yurtlarının toplam yatak kapasitesinin 719 bin 567 olduğu açıklanıyor!

Öte yandan, özel sektör de “devlet arazisinde, 15 yıla kadar  “İŞLETME ve ÖDEME garantili” yurtlar yapıyor!

“Tüm Yurt ve Barınma Hizmetleri İşverenler Sendikası (TÜYİS) Başkanı diyor ki;

 “Barınma sorunu var. Yap-İşlet-Devret yöntemiyle yapılan yurtlara yaz-kış, boş kalsa da yatak bedeli ödeniyor. Yurt ücretleri de çok yüksek. Yurt talebi geçen yıllara göre 10 kat arttı. Yüz binlerce genç barınma sorunu nedeniyle kayıt donduruyor. 150 bin yatak kaçak ve ruhsatsız yurtlarda. 50 bin yatak da tarikat ve cemaatlerin elinde!”

Öğrenci yalnızca barınma sorunu yaşamıyor;

 Öğrencilerin büyük çoğunluğu “sağlıklı ve dengeli bir BESLENME” olanağı da bulamıyor.

Bu temel ihtiyaçları karşılanamayan öğrenciler, doğal olarak “Kültürel etkinliklere katılma” ve hatta başta KİTAP olmak üzere, “yeterli eğitim araç ve gereçlerine ulaşma” olanaklarından da yoksunlar.

Üniversitelerimizdeki “eğitim ve öğretim düzeyi” de 21. Yüzyılın öğrencilerini mutlu etmiyor, gelişmelerini engelliyor!

İnsafla bir düşünelim;

İşçi, memur, asgari ücretli, küçük esnaf, zanaatkar, tarımsal üretici gibi alt ve orta gelir gruplarındaki ailelerin çocukları için üniversite öğrenimi kolay mı?

1970-1974 yılları arasında Ankara’da üniversite öğrencisiydim. Okulumun yanında bir yurdu vardı. Sekiz kişi bir büyük odayı paylaşıyorduk. Kafeteryada, uygun koşullarda yemek yiyebiliyor, okul dışı zamanlarda Devler Tiyatrosu etkinliklerini, konserleri izleyebiliyor, sinemaya gidebiliyorduk.

Daha sonra, dört arkadaş bir eve çıktık. Yemeğimizi kendimiz yapıyor, paylaşıyorduk.

Zor yıllardı.

Kimi zaman, bir çorba, yarım ekmek ve kuru soğanla akşam yemeği yerdik.

Yeterli ısıtma olanağı bulamadığımız için soğuk kış gecelerinde “sistit” olduk!

Ancak, o yıllardan bu güne üniversite öğrencileri için yaşam sorunları katlanarak büyüdü.

“Her il ve ilçede üniversite açtık” demek kolay!

Kimi üniversitelerin kontenjanlarının yarısı boş!

Artacak öğrenci sayısı dikkate alınıp TOKİ eliyle öğrenci yurtları yapılamaz mıydı?

Bu ülkenin üniversite öğrenimine ve öğrencilerine sahip çıkmayan siyasetin bedelini, ülke olarak, BEYİN GÖÇÜ ile ödüyoruz! 

Yazık günah değil mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Yapısal problem - Sayın yazar problem çok fazla üniversite olması kabiliyeti olmayan zihni acik olmayan kişilere universite için okul.. bina yurt boşa para harcanıyor.. diploma verince problemler artıyor mesela yaptıkları yollar yıkılıyor israf ediyorlar..problem cozemiyorlar.. devlette bu kişilere fazla ücret vermek gerekiyor.. önce bu politika engellenmeli ucuz kolay diploma taşra universitesi lisans tamamlama dikey gecis..acik ogretim lisans gibi yanlış uygulamalar bir an önce kaldırılmalı..

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 05 Ekim 14:39


Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?