Reklamı Kapat

Noter kim?

Niye çalışanlar belli bir yaştan sonra emekli ediliyor?

Çünkü etten kemikten yapılanlar, doğası gereği hem beyin hem de adale gücünden zayıflıyor, doğru karar verme olanağı azalıyor.

Bu yüzden de iş gücünden düşüyor.

Var olduğu dişliler arasında uyumsuzluk başlıyor ve aksamalara neden oluyor.

Devletteki çarkların verimli dönmesi için tüm devlet işlerinde 65 yaşından sonra emeklilik kapısı açılıyor.

65 yaş üzeri, basit bir resmi alım satım işi için, hastaneden günlük “akıl sağlığı yerindedir” raporu almak zorunda.

Dikkat edin “günlük” diyorum. Çünkü bu süre dışında bir önce alınan raporun kabul edilme şansı yok.

O günlerde kitap yazmış olun, konferanslar verin ya da akla dayalı başarılı işler yapın. Ama o “aklı yerindedir” raporunu göstermediğiniz takdirde, sizi yakından tanıyan bir noter bile olsa, beş kuruşluk malınızı satamazsınız.

Tüccarsınız, fabrika sahibisiniz, bakkal, berber, şekerci, kahveci, kunduracı, yani özel iş yapan insanlarsanız, isterseniz çalışırken tezgâh başında ölün. Kimse sizi zorla emekli edemez. Resmen emekli olsanız bile, isteğinizle öteki dünyaya göçene kadar serbestçe çalışabilirsiniz.

Ama devlet memuru iseniz, emekli olmak ya da çalışmayı sürdürmek, sizin iradenize bağlı değildir. Gününüz gelince, emekliliğe zorunlu adımını atmakla yükümlüsünüz.

Çünkü siz “devlet işi” yapıyorsunuz…

Artık kaslarınızın, beyninizin tam kapasite ile çalışma olanağı yoktur. Yanlışlara açıksınız, dönen çarkın hızını engelleyecek yıpranma kapınızı çalmıştır.

Devlet işinde yanlış yapmaya, hız kesmeye hakkınız yoktur.

Sizin biyolojik gücünüz torunları sevmeye, sorumluluk taşımayan işler yapmaya yeterlidir.

Devlet işinden diploma aldınız mı, kendi yaşamınızda çalışmanız, çalışmamanız, özel sorumluluk içinde kaldığı için serbestsiniz…

Çalışırkenki yaşam düzeyini devam ettirecek bir emekli maaşına talimliyseniz, adaleniz, beyniniz ne durumda olursa olsun, yeni ekmek kapıları aramak da bu ülke gerçeklerinden biridir.

Bir siyasi liderin kürsüde sağa sola bakarak (belli ki promter denilen bir alete bakıyor) elini kolunu tehdit eder gibi sallayarak konuşmasını dinlerken bunları düşündüm. Belli ki aletten okuduğu metni kendisi yazmamıştı.

Büyük ihtimalle kendinden oldukça genç bir kalem bunları hazırlayıp, önüne koymuştu. Söyledikleri kendi düşünceleri değildi diyemem. Çünkü, siyasi olayları mensup olduğu partinin yetkili kişileriyle oluşturmuş, metnin yazarına fikir vermişti muhakkak. Ama o düşünceleri bir metne bağlı olmadan, biraz daha özgürce söylemek için daha rahat davranamıyor, kelimeleri kaçırmamaya çalışıyordu. (Promter arızalandığı zaman, düzelinceye kadar durup bekleyen liderleri de gördük.)

Peki söylediği şeyler, anlattıkları incir çekirdeğini dolduruyor muydu? Bana sorarsanız “hayır” derim.

Hamasi nutkun en sivri, acıtıcı yerlerinde salondan yükselen alkış da belli ki daha vurgulu konuşması için onu yönlendiriyordu.

Aynı görüşe katılıp katılmamak bir dünya görüşü konusu. Ama bir siyasi parti liderinin konuşmasında ciddi ve akla yakın düşünceler, anlatım biçimi ve tekniği aranması gereken özelliklerdir.

Takip etmekte zorluk çektiğimiz hızla değişen dünyada, yeni düşüncelere, yeni eylemlere büyük ihtiyaç var. Tekrarlanan eskimiş fikirlerle, hamasetle bu hıza yetişmek bir yana, estirdiği rüzgarla bile silinip, süpürülürüz. Aslında bu evreye çoktan girdik.  Büyüyen sıkıntılarımızın nedenleri ortada.

Bu gemi bu kaptanlarla yürümüyor.

Akıl, mantık, bilgi, eylem gücü, planlama, dünyayı izleme, kaynakları iyi kullanma, açık ve dürüst olma… Var olmak, yarışta nal toplamamak için gerekenlerin bazıları.

Siyaseti bir meslek olarak ölünceye kadar sürdürme isteği ve bunun tutku haline getirilmesi zararlı bir ihtirastır.

Kasların yıprandığı, beyin gücünün azaldığı dönemlerin fark edilmemesi de, vücuttaki bu temel eksikliklerindoğurduğu sonuçtur.

Noter, belli yaşlardan sonra nasıl basit bir alım satım işi için uzman doktordan “yeterlik belgesi” arıyorsa, Devlet işi yapan siyasilerin de bundan istisna olmaması gerekir.

Unutulan bir şey var; “bunu soracak noter nerde” diye aramayınız…

Noter sizsiniz…

Adresi de seçim sandığı…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?