Digor

Yurdumuzda görev nedeniyle ve gezmek için gitmediğim yer kalmadı diyebilirim. Ancak bunlar içinde hiç unutamadığım yer Kars’ın Digor ilçesidir.   

Geçenlerde bir eski Bakan, TV’de bir söyleşide “Bir tarihte gittiğim Digor’da Ziraat Bankasını görünce devletin  varlığını hissettim” dedi.. Gerisini siz düşünün.

Suyu kıt bir çeşmeden su almak için iki avucunuzu bitiştirip oluşturduğunuz şekli düşünün. Digor böyle bir çukurun içindedir. Adındaki  “Di” hecesi  “iki” anlamında olmalı. Çünkü Digor’dan Kars’a giden 40 km uzunlukta yol Pazarcık denilen yerde en yüksek yerine ulaşır ve oradan bakıldığında Digor’un yerleştiği çukur alana çok yakın, aynı yapıda bir başka çukur alan net olarak gözükürdü. Buna göre Digor kelimesi, “İki büyük çukur alan” anlamına gelmektedir.

Kars platosunun denizden ortalama yüksekliği 1768m iken Digor yerleşim alanı 1450 m yüksekliktedir ve sınırı oluşturan Arpaçay’a kadar daha da azalır. Bu nedenle iklim Arpaçay suyuna yaklaştıkça hissedilir şekilde yumuşar.

Digor 22 Ekim 1920 tarihine kadar Rus işgali altında kalmış bir yerdir ve 1953 yılında ilçe olmuştur.  Ben orada 1971 yılında, yani 50 sene önce bulundum. O zaman ancak 1500 kadar insanın yaşadığı, çarşısı boş bir toprak alan ile çevresindeki birkaç dükkandan ibaret olan ilçeydi. İçinde, Ruslardan kalma askeri binalar ve kaymakamlık binası ile ilkokuldan başka beton yapı yoktu.

Halkının ve köylerinin bütün geçimi hayvancılığa dayanıyordu. Ancak hayvanların kışı geçirdikleri barınaklar ve beslenmeleri o kadar kötüydü ki kış sonunda onların “bir deri bir kemik” şeklinde tanımlanan durumda, hayatta nasıl kaldığına hayret etmiştim.

Yedek Subay olarak komutanlığını yaptığım Hudut Karakolu, Digor’daki Bölük komutanlığına bağlı olduğundan, zaman zaman görevli olarak oraya gidip birkaç gün kalıyordum. Bölük komutanı olmadığında ilçede tek subay (asteğmen) ben oluyordum.

Merak ettiğim için 8 yıl önce, yani 42 sene sonrasında Digor’u görmeye gittim. Beni ağırlayan Bölük Komutanı bu unutmazlığıma çok şaşırdı ve beni kutladı.  Geçen bunca yıl içinde birkaç beton bina, ilçenin girişinde Digor çayı üzerinde Ruslardan kalma demir köprünün yerine betonarme köprü, nüfusunun bin kadar artması ve Kars ile bağlantı yolunun  kısalmasından başka değişim  olmamıştı.

Orada görevli olduğum günlerde ilçenin merkezini Kars’a bağlayan yoldan, yamaç yukarı yürürdüm. Stabilize bu yol tatlı virajlarla yükselirdi. Kış günleri belli bir noktaya geldiğimde aşağıda kalan ilçenin yeşil ile gri karışımı bir dumanla örtüldüğünü görürdüm. Çünkü ısınma ve yemek pişirmek için yakılan tezeklerden  oluşan bu duman ilçenin üzerini bir örtü gibi  kaplardı. Bu durumda bütün evler görülmez olurdu.

İnanmayacaksınız ama Digor 1971 yılında tiyatro seyretme imkanı buldu. Kaymakam sosyal ve sanatsal çalışmalarla halkın aydınlanması için çok çalışan bir kişiydi. Bunun için -herhalde önceden at tavlasıydı-eski bir yapı dar ve uzun bir salon haline getirilmiş, sıra halinde sandalyeler dizilmiş, uç kısma ufak ve seyircinin göz hizasına göre biraz yüksek platform halinde sahne yapılmış, içi oyunun konusuna uygun şekilde, mümkün olduğunca dekore edilmişti. Saati geldiğinde burası hıncahınç doldu. Ben de tesadüfen Digor’daydım ve orada bulundum.

Eser oynanmadan Kaymakam sahneye çıkıp bir konuşma yaptı ve özetle şunları söyledi:

“Digorlu arkadaşlarım.. Önce, bizim davetimizi kırmayan sanatçılarımıza ve ekibine teşekkür ediyorum. Size bir tiyatro eserini sahneleyecekler.  Bu tiyatro sizin bildiğiniz tiyatrolardan değil;  yani bu sahnede dansöz filan oynamayacak. Bir olayı canlandıracaklar. Sizden sessizce seyretmenizi istiyorum” dedi.

Oyunun bir yerinde, senaryo gereği kadının gelip oturduğu odada  saklanmış bir adam var. 

O anda arkadan bir seyircinin uyarı anlamında çok heyecanlı ve gür sesi yükseldi.

“Abla..Abla!.. Adam arkanda perdenin arkasında saklanmış”.

Sahnedeki oyuncular bir an duraksadı ve sonra toparlanıp devam ettiler.

Benim Digor’u unutmam mümkün mü!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Necdet Güler - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?