Reklamı Kapat

Devlet valisi mi, parti valisi mi?

Artık konunun tartışılacak tarafı filan kalmadı, ama biz yine gündeme getirelim dedik.

Geçen hafta Elazığ’da yaşanan olayı duymuşsunuzdur.

AKP Elazığ İl Başkanı Şerafettin Yıldırım ile ters düşen Elazığ Valisi Erkaya Yırık’ın görevden alınma olayını…

Vali ile AKP il başkanı neden ters düşmüşler?

Efendim Elazığ Valiliği deprem konusunda bir toplantı düzenlemiş ve bu toplantıya milletvekilleri, kurum müdürleri ile birlikte AKP İl Başkanı Şerafettin Yıldırım da davet edilmiş.

Muhalefet parti il başkanları, doğal olarak duruma tepki göstermiş.

“Neden AKP il başkanı çağırıldı da biz çağırılmadık” diye…

Vali Yırık, tepkiler üzerine toplantıyı özel kalem müdürünün organize ettiğini ve spontane geliştiğini açıklamış.

Bu açıklama, vali ile AKP il başkanı arasında gerginliğe neden olmuş.

AKP İl Başkanı Şerafettin Yıldırım, gecikmeden basına şu demeci vermiş:

“Vali Bey’in bizim toplantıya katılmamızdan haberinin olmama ihtimali yoktur. Valiler neyi temsil ettiklerini en iyi bilen devlet adamlarıdır. Bir devlet adamının böyle bir açıklama yapması ihtimal ve akıl dışıdır. Tartışmanın düzeyi siyasetimizin niteliğini de belirleyecektir.”

Sonra ne olmuş?

Sonra durum Ankara’ya rapor edilmiş.

Ve hemen gereken yapılmış, genel bir valiler kararnamesi beklenmeden Vali Erkaya Yırık merkeze çekilmiş, yerine İçişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Ömer Toraman atanmış.

Böyle bir olay ilk defa mı yaşanıyor?

Yooo, bugüne kadar benzer pek çok olay yaşandı.

Sadece bu iktidar döneminde değil, daha önceki dönemlerde de…

Ancak son 20 yılda böylesine keyfi görevden almalarla çok sık karşılaşır olduk.

Eskiden de vardı, ama eskiden valilerin bu yöntemle görevden alınması çok sırıtırdı.

Ve görevden alınan o vali Danıştay’a başvurup “eski görevine iadesini” ister, yargı tarafından haklı bulunursa, iade edilirdi.

Açın gazete sayfalarını, valilerin göreve iade edildiğini duyuran pek çok haberle karşılaşırsınız.

Anlatmak istediğim şu; eskiden valiler iktidardaki partinin “emir eri” değildi.

“Devletin valisi” idi.

Yasa ve yönetmeliklere harfiyen uyarlardı.

Seçim olur iktidar değişir, onlar devleti temsil etmeye devam ederlerdi.

Devlet, temel bir kurumdu.

Anayasal sınırlar içinde görev yapan bir kurum…

Ne pahasına olursa olsun, anayasal sınırlar korunurdu.

Anayasa Mahkemesi de bunun için vardı.

Devleti yöneten iktidardaki partinin anayasal sınırları zorlamasına, anayasal sınırların dışına çıkmasına izin vermezdi.

“Devlet olmak” demenin, “anayasal sınırları korumak” olduğu bilinirdi.

İhtilal dönemlerini yaşayanlar bilir, ihtilali yapanların ilk aldığı karar “anayasayı rafa kaldırmak” olurdu.

Neden?

Adı üstünde ihtilal yapmışlar, “kafalarına göre” yani “kuralsız” hareket edecekler.

Bugün güya anayasa yerinde ve anayasa mahkemesi görevde, ama amiyane tabiriyle “takan” yok.

Bu yönüyle baktığımızda, bugünlerin ihtilal döneminden ne farkı var?

Valiler, artık “parti valisi”…

Geldiğimiz noktada, “kurumsal devlet” artık yok.

AKP iktidarı “kurumsal devlet”i ortadan kaldırdı, devletin bütün kurumlarını partileştirdi.

Kaymakam, artık “devletin kaymakamı” değil, “partinin kaymakamı”.

Vali, artık “devletin valisi” değil, “partinin valisi”.

Hatta ilçelerde genellikle kaymakamdan çok AKP ilçe başkanının, illerde ise validen çok AKP il başkanının sözü geçiyor.

Acı, ama gerçek böyle.  

Devlet artık kurallarla değil, parti genel başkanının anlık talimatlarıyla yönetiliyor.

“Bakanlar” yok, artık tek kişinin talimatlarını yerine getiren “sekreterler” var.

“Güçler ayrılığı” mı, o da ne, “yasama” da “yürütme” de “yargı” da tek kişi.

Söylemek istediğim şu

Devlet, “kurumlar ve kurallarla” yönetilir.

Kurumların ortadan kaldırıldığı, kuralların yok sayıldığı bir devlete “devlet” denmez.

Kurumların olmadığı ve kuralların işlemediği bir devlet; mafyalaşır, çeteleşir, kirlenir, kaosa sürüklenir.

Türkiye ne yazık ki böyle bir dönemi yaşıyor.

Ne kadar acıdır ki göz göre göre uçuruma doğru gidiyoruz.

Geldiğimiz noktada hepimize görev düşüyor…

Çok fazla yara bere almadan ortak çabayla bu zor günleri aşmalıyız.

O parti bu parti olayını bırakalım!

Önemli olan zaten o parti bu parti değil.

Devlet elimizden gidiyor, önce devletimizi kurtarmamız şart!

Bir “vali değişikliği” özelinde, sizlere “devletimizin bekası” ile ilgili kaygılarımı iletmeye çalıştım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# AKP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Aci Gerçekler - İyi de yaptın ! Eline diline kalemine sağlık .Maalesef yaşadığımız okuduğumuz çok acı gerçekler .Bu işin saklısı gizlisi kalmadı. "ANAYASA MAHKEESİ KARARLARINI TANIMIYORUM,SAYGIDA DUYMUYORUM" Her şeyi özetliyor. İmam yellenirse , Cemaat ne yapmaz ANAYASA NEDEN VAR ????????

Yanıtla . 5Beğen . 1Beğenme 09 Ekim 09:48
02

A.kahyalı - Bir zamanlar devlet valileri CHP nin il başkanlarımıydı acaba

Yanıtla . 3Beğen . 8Beğenme 09 Ekim 06:43
06

Tuzsuz - @A.kahyalı 02 nolu yoruma cevabı: Kahyalı, CHP ne zaman iktidar oldu da valiler emrindeydi? 50 sene önceki Kıbrıs harekatı sırasındaki koalisyon hükumeti saymazsak, tabi.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 09 Ekim 17:55
01

Rizaa - Partili başkan modeli böyle.akp ne derse o olur aksini düşünen koltuğunu kaybeder bu yoruma kızanlar olabilir.ama gerçeğin kendisi böyle.partili başkan partili belediyeler partili bürokratlar partili müdürler partili valiler yani yönetim atamalarının hepsini akp ve başkan yaptığı sürece akp ile ters düşmeleri mümkün olamaz.ve hepsi akp ye hizmet etmek zorundadırlar.iste bu yüzden partili sistem devlet yönetimine geçtiği zaman tarafsız olamiyor MB başkanı başkan beğenmiyor değiştir yani begenmedigi kim varsa değiştiriyor.bu yanlış bu işin bir kanunu nizamı olmalı.yani ben yaptım oldu ile bu işler herkesi mutlu etmiyor.akp söz geciremedigi başkanın lafını dinletemedigi tek yer karşıt iktidar belediyeler onun dışında istediği gibi hareket edebiliyor seçim olmadan güven kazanmadan akp ye destek vermek şu ortamda mümkün değil.

Yanıtla . 8Beğen . 2Beğenme 09 Ekim 00:51


Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?