Reklamı Kapat

Bitpazarından giyinmek ayıp mı?

Şimdi hep bir ağızdan “Evet, ayıp” dediğinizi duyar gibi oluyorum.

Bizde çok fakir insanlar bitpazarından giyinir.

Varlıklı insanların bitpazarından giyinmesi ise ayıp.

Mantalite bu.

Ancak bazı ülkelerde bitpazarından giyinmek, “alçakgönüllülük” ve “entelektüel seviye” olarak değerlendiriliyor.

Bu ülkelerden biri de Finlandiya.

Finlandiya, biliyorsunuz Kuzey Avrupa’da bulunan bir İskandinav ülkesi.

5.5 milyon nüfusu var.

Kişi başına yıllık milli gelir tutarı, 51 bin 650 dolar.

Ülkemizde kişi başı milli gelirin 8 bin 500 dolar olduğunu düşünürsek, Finlandiya’da yaşayan bir vatandaş Türkiye’de yaşayan bir vatandaştan 6 kat daha zengin.

Ama Finlandiya’da bitpazarını dolaşmak, bitpazarından alışveriş yapmak bir “kültür”.

Fakirlikle zenginlikle kesinlikle ilgisi yok.

Finlandiya’nın gerek eğitim gerekse de yaşam standartlarının yüksek olmasında, bitpazarları önemli etken.

Böyle kabul ediliyor.

Hiçbir Finlandiyalı, ne kadar zengin olursa olsun, kullanmadığı bir eşyayı ya da işine yaramayan bir objeyi atmaz veya evinin bir köşesinde saklamaz.
Finlandiyalı insanlar, "Bu ürüne benim bir ihtiyacım yok, ama elbette ihtiyacı olanlar vardır" düşüncesiyle hareket eder.

Bu hareketlerinde yadırganacak bir durum olduğunu asla düşünmezler.

Çünkü Finlandiya'da böyle bir kültür oluşmuştur.

Finlandiya'da önemli olan 2. el bir ürünün kaç liraya satıldığı değil, onun bir insanın işine yarayıp yaramadığıdır.

Bizdeki gibi “tüketim çılgınlığı” yoktur.

Giyim kuşamlarıyla hava atmayı akıllarının ucundan geçirmezler.

Bu anlayış doğal olarak “moda”yı da geçersiz kılmıştır.
Finlandiya'da insanlar için eşyalar kullanım amaçlarına göre kullanmalıdır.

Giysilerin temel görevi insanı soğuk havadan koruma ya da örtme ise sadece bu amaçla kullanılır.

Elbiselere farklı bir anlam ya da “prestij ikonu” olarak bakılmaz.

Bu anlayış Finlandiya'yı modanın egemen olduğu toplumlardan ayırıyor.

Finlandiya’daki bu alışveriş kültürünü pek çok kişiden dinlemiştim, bu yazıyı yazarken de interneti şöyle bir karıştırdım.

Okuduğum bütün yazılar, duyduklarımı doğruluyor.

Helsinki’de yaşayan bir Türkün anlattıkları

Melis Arı Gürhanlı, bitpazarı kültürünü bakın nasıl anlatıyor:

“İkinci el dükkânlarını ve bitpazarlarını gezmek bana hep keyif vermiştir. Gittiğim her yeni şehirde mutlaka bir günümü bitpazarlarına ayırırım. Raflarda unutulmuş, kullanılmayan ya da istenmeyen eşyalardan kurtulmak için iyi bir imkân sunmasının yanı sıra alıcılar için de  hesaplı bir alternatiftir ikinci elciler. Üstelik her eşyanın bir hikâyesi vardır ve satıcılardan bu hikayeleri dinlemek  ayrı bir zevktir.  Bu pazarlarda yok-yoktur.

Sahibine iki beden büyük gelmiş, hiç kullanılmamış son moda kıyafetlerden tutun sadece iki-üç kere kullanılmış bebek eşyalarına, mağazalarda fiyatları can yakan mutfak gereçlerinden kırk yıl düşünüp de aklınıza gelmeyecek en güzel doğumgünü hediyesine, koleksiyoncuların arayıp da bulamadıkları o eksik parçalardan tasarım harikalarına binbir çeşit ürüne rastlamak mümkündür.

Finlandiya’da ikinci el eşya alım-satım kültürü çok oturmuş durumda. Her mahallenin sabit bir ikinci el dükkânı mutlaka vardır. Bu dükkânlardan mahalle sakinleri haftalık olmak üzere masa ya da raf kiralarlar. Elden çıkartmak istedikleri eşyaları temizleyip, arzu ettikleri şekilde fiyatlandırıp getirirler. Bir hafta boyunca eşyalar sergilenir, dükkân işletmecisi satılan ürünlerin takibini yapar. Haftanın sonunda ürün sahibine satılan mallar karşılığında ödemesini yapar, satılmayanları ise iade eder. Bu tarz mahalle dükkânları ilkbaharda kış kıyafetleri ve kayak malzemeleri için, kış sonunda ise yazlık eşyalar için ideal yerlerdir.

En sadık müşteriler arasında küçük çocuk sahibi olan aileler gelir zira bebek arabaları, oyuncaklar yok denilecek paralara satılır. Kendi evlerine yeni çıkan öğrenciler de ilk bu dükkânlara uğrarlar. Yemek masası, iskemle, kitaplık gibi mobilyaları da çok uygun fiyatlara bulmanız mümkündür çünkü.

Dükkânların yanı sıra bir de pazarlar var elbet. Asıl keyifli olanlar işte bu pazarlar bence. Sadece alıcılar için değil satıcılar için de. Pazar alanından bir masa tutup eşya satmak olağan bir hafta sonu aktivitesi birçok Finli için. Özellikle yaz aylarında, açık-hava pazarlarında   aile bireyleri ya da arkadaşlar ile bir yandan satış yapmak bir yandan güneşlenmek ve taze çilek yemek gerçekten keyifli. Bu pazarlar turistlerin de gezmekten zevk aldıkları yerler oldukları için Finlilerin yabancı dillerini pratik etmeleri için güzel bir fırsat aynı zamanda. Turistler neden gitsin böyle pazarlara diye sormayın şimdi.

Bu kadar çok Finliyi bir arada başka yerde görmeniz zaten zor, üstelik bölgesel ev eşyaları ve el sanatlarını görmek için ideal bir ortam. Finlandiya’nın Paşabahçe’si olarak adlandırabileceğimiz İittala cam markasının tasarım ürünlerine sahip olmak istiyorsanız da sizlere tavsiyem önce bu pazarları gezmeniz. Helsinki’nin belki en meşhur ikinci el pazarı şehir merkezinin batısında kurulan Hietalahti pazarı. Yolunuz düşerse öğlen yemeğini mutlaka pazarın arkasında yer alan halde yiyin!

Helsinki’de özellikle yaz aylarında sayısız ikinci el pazarı kurulur. Kış aylarında ise spor salonları ve hallerden faydalanılır. Sadece Helsinki’de değil Finlandiya’nın bütün şehirlerinde ikinci el pazarlarına rastlamanız mümkün. Üstelik birçoğu belli temalar üzerine kurulur. Örneğin, benim favori pazarlarımdan bir tanesi  Fiskars’ta kurulan bitpazarı. Antika eşyalara merak duyanlar için Finlandiya’nın güneyinde yer alan, koca bir sanat atölyesine döndürülmüş olan  bu şirin şehir görülmeye mutlaka değer. Bizim sıkça yaptığımız bir şey arabaya atlayıp bitpazarlarını gezmek; bitpazarı bahane gezmesi şahane.

Bu da bir doktorun anlattıkları

“Merhaba. Finlandiya’da yaşıyorum. Burada insanların yaşam standartları genel olarak oldukça iyi. Yoksul insanlara rastlamak çok zor. Alkol veya narkotik madde ya da kumar gibi bağımlılığı olmayan biri kimseye muhtaç olmaz. Gerekirse devletten barınma ve geçinme desteği alır.

Buna rağmen ne gıdalar ne de eşyalar mümkün olduğunca israf edilmez. Çok gerekli olmadıkça bir şey satın alınmaz. Bir şeye ihtiyaç kalmamışsa ya ihtiyaç duyabilecek birine verilir ya da ikinci el mağazalarında ya da internetten satılır.

Mesela çocukları olan bir aile ne kadar varlıklı da olsa ikinci elden kıyafet alır. Bir yıl sonra küçülenleri satar ve yeniden ikinci el kıyafet alır. Bazen bir şey almayacak olsa bile bitpazarında dolaşmaktan hoşlanır. Bu arada Fincede kirppu bit, tori ise pazar demek. Aynı bizdeki gibi bitpazarı dedikleri kirpputori’den giyinmek hiç gocunulacak bir şey değildir. Aksine sizin sınırsızca tüketim çılgınlığından imtina edecek entellektüel seviyede olduğunuzu ve alçakgönüllülüğünüzü ortaya koyar.

Burada gösterişli arabalar ve gösteriş düşkünlüğü yadırganır. Belki de soğuk iklim yüzünden gösterişli giyinen birine pek rastlamazsınız. İnsanlar iklime uygun ve rahat şeyler giyerler. Mesela yazın naylon terlikle gezen insanlar görürsünüz. Çünkü naylon terlikle plaja da gidersiniz, alışverişe de, tiyatroya da. Kolayca yıkanır, kolayca kurur. Kimse sizi yadırgamaz, ayıplamaz. Bir öğretmen de derse terlikle gelebilir hatta terlikleri de çıkarıp hoşlanıyorsa yalınayak ders anlatabilir.

Ve artık terliklerini kullanmak istemiyorsa çöpe atmaz. 1 Euro’ya satabilir. O bir Euro’ya ihtiyacı olduğundan değil, terliğin ona ihtiyacı olan birini bulması için. Eğer bu terlik kullanılamayacak kadar eskimişse de geri dönüşüme atar ki doğayı kirletmek yerine yeniden bir ihtiyacı karşılayabilecek bir şeye dönüşebilsin.

Matematik dünyası dergisinde okuduğum bir şeyi de paylaşıp bitireceğim. Bir okur soru köşesine neden matematikçiler hep eskimiş gömlekler giyerler diye bir soru göndermişti. Dergi editörü de henüz bitmemiş bir gömleği neden atsınlar ki diye cevap vermişti.

Kimin ne diyeceğine takılmayıp üzerinde yaşadığımız gezegene saygı duyarak yaşayalım.

Ne kadar az satın alıyorsak o kadar olgunuz. Ne kadar az çöp atıyorsak o kadar olgunuz. Emek verilerek üretilmiş her şey değerlidir. 1 lira değer biçilse bile o bir lira değerlidir.”

Finlandiya, bize çok şey anlatıyor

Sevgili okurlarım, bugün size Finlandiya’daki “tüketim kültürü”nden söz etmek istedim.

Bir kişi başı milli geliri 51 bin 650 dolar olan Finlandiya’daki insanların tüketim alışkanlıklarını düşünün, bir de bizim büyük kentlerdeki tüketim çılgınlığını.

Finlandiya’da uygulanan eğitim sistemi “kaliteli insan” yetiştirmeyi hedefliyor.

Kaliteli insan, ekonomisini bilen, para kazanma ve para harcama kültürü olan insandır.

Finlandiya’daki tüketim alışkanlığı, “bitpazarı sistemi” üzerine kurulmuş.

Giyim kuşam ve kullanılan diğer eşyalar, “caka satmak” amacıyla değil, “ihtiyaç olduğu için” satın alınıyor ve kullanılıyor.

Sonuçta da Finlandiya bugün dünyanın en huzurlu, yaşam kalitesi en yüksek ülkelerinden biri.

Anlatmaya çalıştım…

İyi pazarlar!

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Cenk Cemil - Sayın yazar,

Bu kentte Bit Pazarı mı kaldı ve bu pazarın esnafını adam yerine koyan var mı acaba ? Şimdi Milli İrade Meydanı denilen yerde Çarşamba Günleri açılan bu pazarı önce Otogar'ın arkasındaki kuş uçmaz kervan geçmez bir yere sürdüler ! Ardından buradan da kaldırılan bu pazar senelerdir bu esnafa yer gösterilmediğinden kurulmaz oldu ! Bu insanları mağdur edip adeta ekmek teknelerine dinamit atıldı ! Hala, kimse çıkıp da bu admaları mağdur ettik, kendielrine bir yer gösterelim de ekmek paralarını çıkarsınalr demiyor-diyemiyor !

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 10 Ekim 12:36
02

osman - Bitpazarı Kocaeli'nde de kurulurdu.Oto Terminali arkasındaki bitpazarına her türlü 2. el eşya gelir,ihtiyacı olanlar alırdı. Bir kaç tablo,kitap almışımdır. Her nedense Tramvay son durak sebebiyle kaldırılan pazar bir daha kurulmadı.Halbuki bir ihtiyaçtır.

Yanıtla . 4Beğen . 1Beğenme 10 Ekim 09:14
01

Lazo - Tanzer Hocam tamam doğru söylüyorsun.Fakat bizim millet bit pazarından eşyaları toplar para ile satar.Örnek ikizli çeşmenin orada bulunan hayır çarşısından kokoşlar eşya alıyordu.Eşya getirse eyvallah.Biz böyle milletiz kusura bakma ben bu görüşüne katılamıyacağım.

Yanıtla . 2Beğen . 1Beğenme 10 Ekim 09:11


Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?