Türkiye hukuk devleti mi, kanun devleti mi, polis devleti mi?

Sevgili okurlarım, klasik anlatımdır, devletler üç gruba ayrılır.

Hukuk devletleri…

Kanun devletleri…

Polis devletleri…

“Hukuk devleti”, nedir?

Hukuk devleti, basit anlatımıyla çalışmalarında “hukuk kurallarına” bağlı olan, vatandaşlarının “hukuki güvenliğini” sağlayan devlettir.

Hukuk devletlerinde insan haklarına saygı vardır.

Devletin bütün işlem ve eylemleri, bağımsız yargının denetimine açıktır.

Hukuk devletlerinde devleti yönetenler, “adaletli bir hukuk düzenini” kurup sürdürmekle yükümlüdür.

Yine hukuk devletlerinde, devlet gücü, vatandaşları keyfi uygulamalardan korumak amacıyla yasalar yardımıyla tanımlanır.

Devlet, bu sınırların dışına çıkarak güç kullanamaz.

Yargı, hukuka bağlıdır.

Yürütme, hukuka bağlıdır.

Yasama, hukuka bağlıdır.

Bu erklerin kullanılmasında hiçbir şekilde keyfi hareket edilemez.

Peki, “kanun devleti”, nedir?

“Hukuk devleti” ile “kanun devleti” genellikle “aynı şey” olarak düşünülür.

Oysa “aynı şey” değildir.

Asla birbirine karıştırılmaması gerekir.

Devleti elinde bulunduran siyasi güç, parlamentodaki çoğunluğuna güvenerek istediği kanunları çıkarır ve bu yolla pek çok “uygunsuz durumu” meşrulaştırabilir.

Kanunlara uygun mudur?

Uygundur…

Yasal mıdır?

Yasaldır…

Ama yapılan işlem kesinlikle “hukuki” değildir.

Siyasi gücün, “kötü amaçlı” kullanımıdır.

“Hukuk devleti” ve “kanun devleti” arasındane fark var?

Anlatmaya çalıştım, bir iki nokta üzerinde daha duralım.

Önce kısaca hukuk nedir, kanun nedir?

Hukuk, bireyler arasındaki ilişkileri düzenleyen kuralların bütünüdür.

Kanun ise, anayasa ile belirlenen hak ve menfaatlerin nasıl uygulanacağını ortaya koyan kurallardır.

Hukuk devletlerinde bireyin hakkı evrensel kurallar çerçevesinde belirlenir, birey daima hak sahibidir, hukuk her zaman uygulanır…

Kanun devletlerinde ise, bireyin hakkı erk sahiplerinin çıkardığı yasalar çerçevesinde belirlenir.

Erk sahibi, ne kadar verirse bireyin hakkı o kadardır.

Kanun devleti, “kanunlar çerçevesinde” hareket eden bir devlettir.

Bütün olumsuzlukların, hak hukuk gözetmeksizin kanunlar yoluyla meşru kılınabileceği bir sistemdir.

İktidardaki çoğunluğun sürekli borusu öter.

Özetle…

Kanun devleti, “yapılan kanunlar çerçevesinde” hareket eder.

Hukuk devleti ise, “hak ve hukuk çerçevesinde” hareket eder.

Gelelim “polis devleti”ne…

“Polis devleti”, gücünü polis ile kullanan bir devlettir.

Halka karşı “hiçbir hukuk kuralıyla” bağlı değildir.

Başka bir anlatımla “yönetimi hukuka bağlı olmayan devlet” demektir.

Halka karşı hiçbir hukuk kuralıyla bağlı değillerdir.

Yönetimin başındaki kişi, sadece vicdanıyla baş başadır.

Alınan karar ve uygulamaların, “hukuk”la da “kanun”la da ilgisi yoktur.

“Hukuk” ve “kanun” ne derse desin, polis aldığı talimat doğrultusunda hareket eder.

Anayasamız ne diyor?

Anayasamızın ikinci maddesinde; “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir” hükmü yer almaktadır.

Gördüğünüz gibi, ifade gayet net!

“Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti”…

Peki, anayasamız böyle diyor da, Türkiye Cumhuriyeti Devleti gerçekten bir “hukuk devleti” mi?

Yoksa “hukuk devleti” tanımı sadece kâğıt üzerinde mi?

En iyisi size Büyükada’da yaşanan son olayı hatırlatayım, Türkiye’nin “hukuk devleti” mi, “kanun devleti” mi, yoksa “polis devleti” mi olduğuna siz karar verin.

Özetle…

*Büyükada Şehir Hatları Vapur İskelesi’nin üst katı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski yönetimi tarafından yıllar önce TÜGVA’ya (Türkiye Gençlik Vakfı) kiralanmış.

*Kirası komik aylık 2.500 lira. Üstelik yer amacı dışında kullanılıyor. Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetimi durumu mahkemeye taşımış, mahkeme yerin tahliye edilmesini kararlaştırmış.

*Normal prosedür işletilmiş, yer TÜGVA tarafından tahliye edilmeyince, zabıta aracılığıyla tahliye edilmesi yoluna gidilmiş. Ama olay yerine gönderilen polisler, mahkeme kararının uygulanmasını yani tahliyeyi engellemiş.

Şimdi böylesine basit bir olaydaki “polis uygulamasına” bakın!

Polis, kanunları ve mahkeme kararlarını uygulamak için vardır.

Görevi budur.

Ama bu olayda da görüyoruz ki, polis “mahkeme kararını uygulatmamak” için görev yapıyor.

Çünkü altığı talimat böyle.

Eee, haydi söyleyin bakalım!

Türkiye “hukuk devleti” mi, “kanun devleti” mi, yoksa “polis devleti” mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Müslüman Türkiye - Türkiye dindar İslam Devletidir her ne kadar atam matam seninle yatam seninle kalkam densede onlar lafın tırt şekli

Yanıtla . 1Beğen . 6Beğenme 13 Ekim 21:41
01

Rambo - Hukuk devleti kanundevletifalan hepsi bitti. Rejimin adı başkanlık devleti. Yani kısaca başkan ne derse o. Aksi düşünülemez

Yanıtla . 2Beğen . 3Beğenme 13 Ekim 21:14


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?