Reklamı Kapat

Halk sandığa bu defa hangi “duygu” ile gidecek?

Haydi ben de yazıya bir zamanlar sıkça kullanılan siyasi terminolojinin o kalıbıyla başlayayım:

Türkiye, “seçim sath-ı mailine” girdi.

“Seçim sath-ı mailine” demek, Türkçeye tam çevirirsek “seçime eğimli yüzey” demek.

Yani “seçim havası”…

Evet, Türkiye bir süredir seçim havasında.

Bunda ülkenin işlerinin iyi gitmemesinin önemi büyük.

Elle tutulur, ohh bu konuda çok başarılıyız diyebileceğimiz tek bir şey yok.

Bu nedenle yatıp kalkıp seçim konuşur olduk.

Bu ülkenin normal seçim tarihine kadar bu yükü taşıyamayacağı, artık kesinleşti.

İyi de, siyasi ve sosyal iklim o kadar değişken ki, sandığa nasıl bir duyguyla gidilecek, kestirmek zor.

Halk, sandığa genelde 3 duygu ile gider.

Umut, öfke, korku…

Geçmişteki seçimlere bakın, özünde bu üç duyguyu bulursunuz.

Örneğin yakın tarihte 23 Haziran 2019’da İstanbul’daki “yenileme seçiminde”, halk “öfke” ile sandığa gitmişti.

Neden?

Çünkü iktidar; 31 Mart’ta İmamoğlu’nun az farkla kazandığı seçimi iptal ettirmiş, halkı yeniden sandık başına gitmeye zorlamıştı.

Halk öfkeyle sandığa gitti ve iktidara hak ettiği cezayı verdi.

Peki, yakın tarihte “korku” ile sandığa gidilen seçim hangisiydi?

1 Kasım 2015 seçimleri…

Bununla bağlantılı olarak, 7 Haziran 2015 seçimleri de ülkemizde “umut” seçimleriydi.

Seçmen, sandığa “umut”la gitmişti.

Amacı, AKP’yi iktidardan indirmekti.

Tam olmasa bile AKP iktidarının son bulması için umut ışığı belirmişti.

AKP seçimden yine birinci parti olarak çıkmıştı, ama TBMM’de ilk defa azınlığa düşmüştü.

AKP’nin oyu yüzde 40.87, CHP’nin oyu yüzde 24.95, MHP’nin oyu yüzde 16.29, HDP’nin oyu ise yüzde 13.12 idi.

HDP’nin desteğiyle CHP ve MHP’nin hükümet kurma formülü sonuç vermedi ve “erken seçim” kararı alındı.

Erken seçim kararı alındı, ama bu defa amaç seçmeni “korku” duygusuyla sandık başına götürmekti.

7 Haziran-1 Kasım seçimleri arasında tam 146 gün geçti.

Bu 146 günde Türkiye bir “savaş ortamı” yaşadı.

Tam 862 insan hayatını kaybetti.

“Korku” duygusu ikliminde yapılan seçimlerde, AKP bu defa yüzde 49.49 oranında oy aldı.

Yaratılan korku iklimi, AKP’nin oyunu 146 günde yüzde 40’tan yüzde 49’a yükseltmişti.

Evet, önümüzde seçim var.

Bu kaçınılmaz.

Türkiye, bu yükü daha fazla taşıyamaz.

Şimdi kafalardaki soru, Türkiye bu seçime nasıl bir “duygu ortamı” içinde gidecek?

“Umut” mu?

“Öfke” mi?

“Korku” mu?

Siz ne dersiniz?

Almanya, Fransa, İngiltere ve Türkiye’nin hali

Erdoğan’ın geçen günkü sözleri hâlâ espri konusu:

"Amerika'nın, İngiltere'nin halini görüyorsunuz değil mi? Benzin yok benzin. Almanya'da kuyruklar, Fransa'da kuyruklar, yiyeceklerini bulamıyorlar, Türkiye'de böyle bir sorun yok!"
İnsanın böyle gerçek dışı konuşması için aklını yemiş olması gerekir.
Erdoğan’ın “aklını yemiş” bir hali var mı?
Bence, yok.
“Bilinçli” olarak böyle konuşuyor.
“Alıcısı olduğu için” böyle konuşuyor.
Cahil ve yoksul kesime, “kendilerini iyi hissettirmek için” böyle konuşuyor.
Yoksa o sözü sana bana söylemiyor.
O sözleri işiten gariban kesim, “Almanya ve Fransa’da demek yiyecek bulunmuyormuş, bizim durumumuz yine iyi” duygusuna kapılıyor.
Nereden bilsinler ki, Almanya bugün dünyanın dördüncü, İngiltere beşinci ve Fransa yedinci zengin ülkesi.
Almanya’nın 2020 yılı “Gayri Safi Yurtiçi Hasılası”, 4 trilyon 230 milyar dolar.
İngiltere’nin 3 trilyon 108 milyar dolar.

Fransa’nın 2 trilyon 940 milyar dolar.

Türkiye’nin ne kadar?

Sadece 796 milyar dolar…

Peki, bu ülkelerin nüfusları kaç?

Almanya ve Türkiye’nin nüfusları aynı, 83 milyon.

İngiltere’nin nüfusu 56 milyon, Fransa’nın ise 67 milyon.

Gerçekler böyle olmasına rağmen, neymiş, Almanya ve Fransa’da insanlar yiyecek bulamıyormuş.

Söylenecek bir söz var mı?

Yok.

Ama konuşan, konuşmaya devam edecek.

Kendisini dinleyen bir kesim olduğu sürece, konuşacak.

Başka çare yok!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# chp, AKP, MHP

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

06

sukuti - bu ülkenin müslüman halkı başörtü yasakçılarından çok çekti, elbet bir daha bunlar başa gelemsin diye o kızgınlık ile sandığa gidip başörtü düşmanlarına 20 sene olduğu gibi bir daha dersini verecek

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 19:49
05

Izmitliii - Her kez nefretle dile getirmiş mesele şu yapılmayan neler varsa şimdiye kadar onları nasıl yapacağını anlatmalı muhalefet kuru gürültü olmamalı kaybedecek 5 senesi daha yok ülkemizin dünya insanlığına büyük oyun oynuyor üst akıl denen insan düşmanları siyonistler bu oyun nasıl bozulacak yoksa onlara yakın mı olacaklar işsizlikten tutunda insanların ekonomik zorlukları nasıl aşılacak söz şu olmasın gelelim görürsünüz yok efendim farkınız ne olacak gelince gör edebiyatı yapılmasın ne değişecek nasıl değişecek

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 17:00
03

Erol Demi̇rbek Türk - reis bize , kindar ve dindar olun demişti bence halkımız o duygu ile sandığa gidebilir. Avrupadakiler ise 1 e 10 veren iktidara oy vermek için gideceklerdir .

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 15 Ekim 09:48
02

Istanbullu - Ben nefret ! hınç duygusuyla gideceğim. Dört gözle bekliyorum.

Yanıtla . 7Beğen . 3Beğenme 14 Ekim 22:28
01

Tekin 41 - OFKE KİN NEFRET VE İNTİKAM HİSSİYLE SANDİGA KOSARAK GİDECEGİM.AKSAMA İNŞAALLAH KURTULDUM ALLAHA SUKUR DUASİ EDECEGİM.

Yanıtla . 7Beğen . 3Beğenme 14 Ekim 21:15


Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?