Gönül Erenler ile edebiyat üzerine…

“Üç Mektup”, “Bir Düş Yarım Gerçek”, “Deli Tozu”, “Oyuncak Ev”, “Gizemli Kale” ve“Ölü Kanatlar” kitaplarının yazarı Gönül Erenler ile yeni tanıştım ama tanımakta geç kaldığım bir yazar olduğunu düşünüyorum.

“Yazacağınız her ne ise dışarıdan gelen tüm seslere kulaklarınızı tıkayıp kendi iç sesinize odaklanın. Empati duygusunu besleyin. Yaşamınıza da yazacaklarınıza da katkı sunar. Şartlar zorladığında lütfen pes etmeyin. Karakterleriniz sizi seçtiyse bunun önemli bir nedeni olmalı. Çünkü yazar karakterini seçtiği gibi karakterde yazarını seçer. O içinizdeki potansiyeli bilir ve ona göre gelir. Ona sıkıca sarılın.”diyor Gönül Erenler, yazmak isteyenlere. Karakterin de yazarını seçme fikri benim çok hoşuma gitti. Her zaman için yazarı hedefine ulaştıracak, doğru, kaliteli ve içindeki potansiyeli bilip çıkartacak olan yeni karakterlerle karşılaşmasını diliyorum.

Gönül Hanım, bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

1969 Tunceli doğumluyum. Dokuz kardeşten oluşan, büyük bir ailenin sekizinci çocuğu olarak, küçük bir köyde dünyaya geldim. Yetmişli yıllarda alınan bir göç kararıyla evvela K.D.Z Ereğli ardından İzmit’e taşındık. Eğitim hayatım iyi gitmezken - çocukluğum dahil olmak üzere - kitaplarla haşırneşir büyüdüm. İçsel bir tutkuyla bağlı olduğum kitaplar, zaman ilerledikçe okumanın dışına çıkıp yazma serüvenine dönüştü.

Yayımlanmış altı kitabınız var, yazmak sizin için ne ifade ediyor?

Basılmış olan eserlerim dediğiniz gibi altı adettir. Ancak yayınlamaya hazır iki adet roman, bir adet çocuk kitabımdaha mevcut.

“Yazmak sizin için ne ifade ediyor?”Sorusunu nedense seviyorum. Bu soruya vereceğim yanıt öyle uzunki… Edebiyat benim için vazgeçilmez bir tutku, yaşam sebebi, aşk, ışık, amaç, güzellik, yaratım, geçmiş-gelecek şeklinde uzayıp gider. Ben, edebiyatın bir sanat dalı olduğuna inananlardanım. Bu anlamda yazarlar bilgi birikimleri ve kişilikleri doğrultusunda eserler ortaya çıkarırlar. Kimi yüzeyden beslenip basit dediğimiz kitaplar yazarken kimi derinlere dalarak nadide parçalarla geri dönerler. İyi bir ürün ortaya çıkarmak için bilgi, emek, sabır, zaman gerekir. Bunları bir araya getirip duyguyla harmanladığınızda eser ortaya çıkar. Yazarın asli görevi okuyucunun aklına ve kalbine dokunmaktır. Bunu başaran yazar görevini layıkıyla yerine getirmiş demektir. Yazmak benim için bunu teşkil etmektedir. Zira izlediğim yol budur.

Yazarlığın bence sonu yok, yazar yazdıkça hep daha iyiyi yazmak ister herhalde, peki sizin yazarlığınızla ya da kitaplarınızla ilgili kendinizi görmek istediğiniz bir yer var mı?

Her yazar ayrı bir yol izlediği gibi beklentileri de değişmektedir. Kimi statü edinmek ister, bazılarımız bu işi maddiyata döker. Bunların dışında kalan bir grup vardır ki onlar geçmiş ile gelecek arasında köprü inşa etmektedirler. Bizler nasıl ki geçmişle besleniyorsak geleceği de beslemeliyiz. Bunun içindir ki geleceğe yatırım yaparız. Eserler var olabilmek için yazara ihtiyaç duyduğu gibi yazarların önüne geçerler. Bu şu demek oluyor, bizler ölürüz eserlerimiz dünya denilen âlemde yaşamaya devam eder. Geleceği görecek olanlar bizler değil onlardır. Her yazarın okuyucusu yaşadığı zaman diliminde ortaya çıkmaz. Gelecekte okuyucuyla buluşan yazarlar ve onların eserleri vardır.

Sizce bir romanda tarih, felsefe, psikoloji, estetik olması gerekir mi?
 
Edebiyat kendi içerisinde pek çok bölüme ayrılır. Baştaroman, şiir, öykü olmak üzere edebiyat alanında verilen eserlerde diğer sanat dallarında olduğu gibiestetik denilen kavram olmalıdır. Estetik,hayatımızın tüm alanlarında kendine yer edinmiştir. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, doğanın kendisine bakmak yeterlidir. İnsan ve diğer canlıların hayatlarını incelediğimizde yine karşımıza çıkar. İnsan beyninde, duyularda, davranışlarda yine estetiğe rastlarsınız. Yazarın beslendiği ana konular bunlardır. Beşeriyetle yetinmeyip boyutlar arası gezebilen yazar, toplayıcı ve de taşıyıcıdır. Son olarak da aktarıcı rolünü üstlenir. İyi bir yazar tüm alanlarda eserler verebilendir. Bu onun donanımlı olduğunu gösterir.

Gönül Hanım, örnek aldığınız, etkilendiğiniz bir edebiyatçı var mı?

Bu soruyla sıkça karşılaştığımı belirtmeden edemeyeceğim. Örnek aldığım bir yazar yok, gölgesine sığınıp eserlerinden feyz aldığım herhangi bir yazar da yok. Ancak beğendiğim, eserlerini okurken büyük keyif aldığım, aynı zamanda takdir ettiğim yazarlar, onların eserleri var elbette.  Yazarlığa başlamadan evvel okuyup da kenara koyduğum ve özellikle de genç arkadaşlarımıza önerdiğim alan Dünya Klasikleridir. Önceliği Türk Edebiyatına vermeliler ardından Rus, Fransız ve İngiliz Edebiyatına oturan temel eserler okunmalı. “Popülariteyi toplumun eğitim seviyesi, işin kalitesini ise tarih belirler.” Günümüzde popüler olmuş pek çok yazarın gelecekte esemesi okunmayacak, bugün eserleri rağbet görülmeyen pek çok yazar ise gelecekte anılacak. Bunu öngören yazar, beklentiye girmeksizin eserlerini üretmeye devam eder. Onun için zaman kavramı yaşadığı süreçle sınırlı değildir çünkü.

Bu aralar çok seri kitap okudum, onların etkisinde kalarak soruyorum,  peki siz seri kitap yapmayı düşünüyor musunuz?
 
“Gizemli Kale” adında yazmış olduğum çocuk kitabı üçleme olacak. Birincisi ilkokul seviyesindedir. İkincisi ortaokul, üçüncüsü lise seviyesi olarak düşünüldü. Üç kitap birbirinin devamı niteliğinde... Onun dışında birbirini takip eden eserlerim yok maalesef. Açıkçası öyle olmasını da istemem. Farklı konularla okuyucunun karşısına çıkmak beni daha çok cezbediyor. Ben klasik çalışan bir yazarım, ne var ki farklı türlerde yazmak da isterim. Fantastik, mitoloji gibi mesela…
 
Şu an başka bir eser üzerinde çalışıyor musunuz ve türünü öğrenebilir miyiz?
 
Uzun zamandır yazmayı arzu ettiğim tarihi bir roman üzerinde çalışmaktayım. Konusu 13. yy. dageçecek olan bu roman,o döneme ışık tutar umarım. Bütün çabalarım bu yönde.
 
Eserleriniz kurgu mu yoksa yaşanmışlık var mı ve konuları nasıl belirliyorsunuz?

Eserlerimin arasında öykü kitabı olan “Deli Tozu” 6 adet öyküden oluşmaktadır. Anadolu da geçen öyküler kurgudur. Türü dram olan “Üç Mektup” adlı roman, gerçek bir yaşamdan aktarımdır. “Bir Düş Yarım Gerçek” yine kurguyla işlenen bir romandır. “Ölü Kanatlar” adlı romanımagelince İranlı bir müzisyenin hayatını anlatır. Bu romandaki karakterler ve olaylar dizisi gerçektir. (Bilgiler kişinin kendisi tarafından paylaşıldı.)

Yalnız şunu belirtmek isterim. Kurgu diyoruz ya kime göre kurgu? Kurgu dediğimiz olaylar aramızda yaşayan birilerinin gerçek hayatı olabilir.

Yazarken kendinizi karakterinizin yerine koyabiliyor musunuz?

Yazar, ara kabloya benzer. Alıcıdan alır, başka bir noktaya verir. Daha açıklayıcı olabilmek için yine bir örnek üzerinden gideceğim. Karakterimizin on yaşında bir erkek çocuğu olduğunu varsayalım. Yazar on yaşındaki bir erkek çocuğun seviyesine inip iç dünyasını duyumsamalıdır.Karakterimiz genç bir adam olduğunda yazar da onunla büyüyüp o yaşa gelebilmeli.Yaşlandığında ise yazarda yaşlanmalı. Onunla gülüp onunla ağlamalı. Karakterin duygularına yetişemeyip onu yakalayamayan bir yazar, iyi bir iş çıkarmış olmaz. Yazdığım vakitlerde, karakterimle beraber acı çekip ağladığım çok yerler var. Eğer kahramanımacı çekiyorsa ben de çekmeliyim, gülüyorsa ben de gülmeliyim. Okuyucuyu küçümsememek gerek. İnanın onlar her şeyi hissediyorlar.

Bir edebi eseri oluşturan kuralları iyi bilmek, iyi uygulayabilmek, yeni yöntemler geliştirmek, bir eseri üretmeye yeterli midir sizce?

Yetenek doğuştan gelen bir özelliktir. Beceri ise sonradan edinilebilir. Bir insan emek vererek, uğraşarak bir eser ortaya çıkarabilir. Ancak yeteneği yoksa çıkaracağı eserde eksiklikler olur. Örneğin duygular gibi. Yetenekli bir yazar salt yeteneğiyle yazabilir mi? Evet yazabilir. Güzel bir eserde ortaya çıkarabilir. Fakat yeteneği bilgiyle sentezlediğinizde işte o zaman tadına doyulmaz bir eser ortaya çıkar. Bahsettiğiniz şekilde öğrenilen teknikler duygu yüklü anlatımlar için yeterli değildir.

Size son bir sorum olacak, yazmak isteyen kişilere söylemek istediğiniz bir şey var mı?

“İyi yazan bir kalem bir oduna düş gördürtebilir.”

Kalemi tutmaya karar veren kişiler için önerilerde bulunmayı çok isterim. Öncelikle, bolca okusunlar. Okunmadan iyi bir yazar olunmaz. İyi olmayı düşünmüyorsanızne için yazacağınızı lütfen düşünün. Bu sorunun yanıtını mutlaka bulmalısınız. Sırf deneyim kazanmak için yazacaksanız(başkalarına zarar vermeyecek şekilde)dilediğinizgibi takılabilirsiniz. Ama yazar olacağım diyenleriniz varsa evvela sabırlı olmanızı öneririm. Yazacağınız her ne ise dışarıdan gelen tüm seslere kulaklarınızı tıkayıp kendi iç sesinize odaklanın. Empati duygusunu besleyin. Yaşamınıza da yazacaklarınıza da katkı sunar. Şartlar zorladığında lütfen pes etmeyin. Karakterleriniz sizi seçtiyse bunun önemli bir nedeni olmalı. Çünkü yazar karakterini seçtiği gibi karakterde yazarını seçer. O içinizdeki potansiyeli bilir ve ona göre gelir. Ona sıkıca sarılın, iyice duyumsayın. En önemlisi okurken lütfen edebi eserler veren yazarları tercih edin. Fakat onlardan etkilenmeyin. Siz orijinalsiniz, kendinizi keşfedin ve renginizi bulup ortaya çıkarın. Şayet bunu başaramayıp birilerinin gölgesini izlerseniz kendi değerinizi yok eder,basit bir taklitçi olursunuz.  Yazmak biraz da denize açılmaya benzer. Önce küçük adımlarla başlayıp kondisyon kazanın, ardından gidebildiğiniz yere kadar gidin. Kitap bitip de elinize aldığınızda size yaşatacağı duygu muazzam. Tüm yazarların ve yazar adaylarının bu duyguyu yaşamasını canı gönülden dilerim.
 
Gönül Hanım, değerli vaktinizi bize ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum.

Sizinle sohbet etmek, sorularınıza yanıt vermek benim için büyük bir keyifti. Değerli vaktiniz için ben teşekkür ederim.  Nice sohbetlerde buluşmak dileğiyle,kitaplarla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket İzmit Yürüyüş Yolu yıl sonunda bitecek mi?