Reklamı Kapat

Siyasi güç, vakıflar ve belediye meclislerinin haddini bilmez kararları

Türkiye’nin getirildiği noktaya bakar mısınız?

Siyasi güç, devleti “kendi mülkü” sanıyor.

Ne diyor AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan?

“Ülkeyi yönetmeye talip olmaktan vazgeçmeleri kendileri için daha iyi olur.”

Yani ne demek istiyor Erdoğan?

İktidar benim, devlet benim, sakın hiç kimse benim olan şeylere göz dikmeye kalkışmasın!

Söylediği sözden çıkan anlam bu.

Adeta “iktidarı” ve “devleti” zimmetine geçirmiş, göz koyanın gözünü oyarım demeye getiriyor.

Böyle bir anlayış olabilir mi?

Demokrasilerde iktidarlar, “belirli bir dönem için” siyasi partilere emanet verilir.

Belediye başkanlığı, başbakanlık, cumhurbaşkanlığı; belirli bir dönem için “halk adına” kenti ve ülkeyi yönetme görevleridir.

Halk, zamanı gelir kenti ve devleti yönetme görevini bir başka siyasi partiye verebilir.

Ama sen daha seçim olmadan, halk son sözünü söylemeden, ortaya çıkıp muhalefete “gözdağı” veremezsin, “Ülkeyi yönetmeye talip olmaktan vazgeçmeniz kendiniz için daha iyi olur” diyemezsin.

Dersen, bunun adı “halkın iradesine ipotek koymak” ve “açık tehdit” olur.

Gelelim iktidarın vakıflarla ve tarikatlarla dansına

Allah muhabbetlerini artırsın, ne diyelim.

Bugüne kadar yaşadıklarından ders almadılar, aynı yolda yürümeye devam ediyorlar.

Bir tarikatı devre dışı bıraktılar, diğer tarikatla kol kola girdiler.

Devletin gücünü, malum tarikat ve bunlara ait vakıflarla paylaşmaya devam ediyorlar.

Osmanlı dönemi hatasını bunlar da tekrarlıyor.

Osmanlı ne yapmıştı?

İsyan eden “Nakşibendi-Yeniçeri Ocağı” grubunu tasfiye etmiş, yerine Nakşibendileri getirmişti.

Bunlar da FETÖ’yü gönderdiler, onlara verdikleri devlet güçlerini geri aldılar, bu güçleri diğer tarikatlar arasında paylaştırdılar.

Aynı hatayı tekrarlıyorlar.

Tarikatsız yapamıyorlar.

Şu anki siyasi gücün özünde, “tarikatlar koalisyonu” var.

Devletin kadroları paylaşılmış.

Tarikatların vitrininde isevakıflar var.

Ve bu vakıfların yüzlerce ekonomik işletmesi…

İktidar, yerel yönetimler ve bakanlıklar aracılığıyla bu vakıflara kaynak aktarıyor, bu paraları güçlerine güç katmak ve iktidar koltuğunda oturmaya devam etmek için harcattırıyorlar.

Bunun adı, devlet parasıyla “dolaylı yöntemle” siyaset yapmaktır.

Devletin kaynaklarını “siyasi çıkar” için kullanmaktır.

Gerçekten demokrasiyle yönetilen ülkelerde, bu fiil bir suçtur.

Ama bizde, ortalığı görüyorsunuz, özellikle AKP’li belediyeler “yandaş dernek ve vakıflara” para yağdırıyorlar.

Bu dernek ve vakıfları, “arka bahçeleri” olarak kullanıyorlar.

Bu nasıl bir adalet?

Belediyeler, belediyeleri yönetenlerin “babalarının çiftliği” değil.

Belediyenin parası, halkın “kendilerine emanet ettiği” para.

Harcayacaklarsa, dernek ve vakıflar aracılığıyla hizmet üreteceklerse, adaletli davranmalılar.

Kendi paralelinde olanları paraya boğuyorlar, farklı düşünenlere zırnık koklatmıyorlar.

Böyle bir hizmet anlayışı, böyle bir yönetim anlayışı olabilir mi?

Ve belediye meclislerinin hadlerini bilmez “tahsis” kararları

Gündemdeki konu…

İzmit’teki Pembe Köşk ve Ensar Vakfı…

Biliyorsunuz Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi, Aralık 2020’de, bu köşkü 20 yıllığına Ensar Vakfı’na tahsis etmişti.

Köşk, önceki gün Bilal Erdoğan’ın katılımıyla hizmete açıldı.

Törendeki gariplikler üzerinde duracak değilim, benzer görüntüler artık her gün Türkiye’nin her kentinde sergileniyor.

Bilal Erdoğan’a devlet protokolü uygulamalar…

Karşılarken ve uğurlarken “el pençe” durmalar…

Asıl üzerinde durmak istediğim, belediye meclisinin kararı.

Daha doğrusu belediye meclisinin “haddini bilmez” kararı…

Belediye meclisleri, kaç yıllığına seçiliyor?

5 yıl…

Pembe Köşk’ün Ensar Vakfı’na tahsis kararı da 5 yılla sınırlı olmalıydı.

“20 yıl vermek” ne demek?

Sen nasıl senden sonraki 15 yıla daha ipotek koyarsın?

Senden sonra gelenler belki Pembe Köşk ile ilgili farklı bir tasarrufta bulunacaklar.

Böyle şey olur mu?

Ben böylesine tarihi bir yapının kısa süreliğine de olsa bir vakfın kullanımına verilmesine karşıyım.

Ama kafaya koydun madem vereceksin, kendi dönem sonuna kadar vermeliydin.

Sandığa odaklı siyaset, ülkemizi mahvetti

Sevgili okurlarım, benzer olaylara AKP öncesi dönemlerde de rastlardık.

Ancak AKP, hani derler ya, bu işin kitabını yazıyor.

Yazık!

Memleketin halini görüyorsunuz, AKP hâlâ “iktidara kazık çakma” peşinde.

Koltuktan kalkmamak için toplumun bütün kesimlerini bloke etmeye çalışıyor.

Ortada “devlet” kalmayınca neyi yönetecekler, anlamış değilim.

Türkiye, 75 yıldır çok partili hayatı yaşıyor.

Sandığa odaklı siyaset, ülkemizi yedi bitirdi.

İktidarın bitmeyen kini, hıncı, intikamı…

Bunun sonu nereye varacak?

Kendilerini de bitiriyorlar, ülkemizi de…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

İzmitli - Nevzat müze olan Yeşil Köşke kilitli bir yatak odası yaptırmıştı. Bu dönemde de yine akp belediyesi ismi çocuklara tecavüz ile anılan bir tarikata köşkün peşkeş edilmesi ile anılıyor. Hep bir uçkur ve rant var işin içinde. AKP'nin sonu uçkuru ve tarikat sevdası olacak.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ekim 22:40
02

Korkuyorum - Kötü yönetim hatalı kararlar olabilir mi? Evet. Basın bunu eleştirip halka iletebilir mi? Elbette ve teşekkürler. Diğer taraftan daha iyisini biz yapacağız. Partimizin üyeleri tarafından Encümen Uyeleri ismi ile belirlenecek. Aday adayı herkes encümen olabilir diyen kaliteli hizmeti ve önce halka hizmet etmeyi sonra partiye diyen encümen üyelerine sahip muhalefet partimiz var mı? HAYİR. O zaman değisen iktidar olsa da sonuçlar değişmez. Ne zaman ki her parti encümen üyelerinin aday adaylarını kendi üyeleri isim ile belirler. İşte o zaman önce halka hizmet edeceğim diyen encumenlerimiz fark yaratırlar. Bastır parayı başına reklam ver. İki akşam dört sabah kahvaltısı. 10 fotoğraf ve partiye bağış. Tebrikler Encümen Üyesi oldunuz. Peki şimdi ne yapacaksın? Gidecek çok yolumuz var kanaatindeyim.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ekim 12:31
01

koz - değirmendere de yağmur gideri yapılmadan asfalt atıldı topçular mahallesinde. İhale kapsamında mazgal yapılması yağmur gideri döşenmesi yok mu idi? Var ise yapılmaya bu iş için müteahite para ödemesi yapıldı mı? İhale kapsamında yağmur giderleri yukarıdan inen su ile yapımı yok ise niye yoktu? Her yağmur yağdığında Turgut Özal ilkokulu önünde parke taşlar kalkıyor bu taşları yapmak daha masraflı

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 15 Ekim 22:49


Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?