Reklamı Kapat

Türkiye, bu kafalarla mı çağı yakalayacak?

AKP iktidarı ve yandaş kuruluşlarının “gizli ajandası” olduğu kesin.

Kâğıt üzerinde “modern-çağdaş” görüntüsü veriyorlar, ama hedeflerine baktığınızda, içyüzlerini araştırdığınızda karşınıza “gerici bir yapılanma” çıkıyor.

Toplumu 20 yıldır aldatıyorlar ve aldatmaya devam ediyorlar.

Kurulduğu yılları hatırlayın, Türk milletini ne ile aldatıyorlardı?

“Avrupa Birliği” ile…

“Batı yanlısı ve Avrupa Birliği heveslisi” olarak gösteriyorlardı kendilerini.

Başka?

“Özgür Türkiye” ve “kalkınmış Türkiye” nutuklarıyla…

Üç beş yıl bu masallarla toplumu uyuttular, sonra “gizli ajandaları” bir bir sırıtmaya başladı.

Bu arada belirtelim, AKP’nin bu masallarına “okumuş-aydın-kültürlü-entelektüel” geçinen “yetmez, ama evet”çiler bile kandı.

Nihayet sonunda “gizli ajanda”, ortalığa saçıldı.

Neydi bu gizli ajanda?

Toplumu, cahilleştirmek…

Toplumu, yoksullaştırmak…

Toplumu, dinle uyutmak…

Ve Türk toplumunu söz tutan, verilenle yetinen, özetle “rahat yönetilen” bir “Ortadoğu toplumu” haline getirmek.

Bu nedenle, “bilimsel eğitimden” uzaklaşıp, “dini eğitime” ağırlık verdiler.

Bu nedenle, bilimsel eğitim veren okulların sayısını azaltıp, eğitim sisteminin temeline imam hatip okullarını oturttular.

Bu nedenle, devletin bütün kurumlarını “imam hatip çıkışlılarla” doldurdular.

Bu nedenle, toplumu tarımdan kopardılar.

Bu nedenle, toplumu “yönetenlere el açan” toplum haline getirdiler.

Bu nedenle, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı “fetvalarıyla” devreye soktular.

İşte sonuç ortada!

20 yılın sonunda öyle bir Türkiye yaratıldı ki:

*83 milyon nüfuslu ülkemizde “yardıma muhtaç kişi sayısı” 30 milyonu geçiyor. Toplumu, “yönetenlere muhtaç” hale getirdiler.

*Toplumu kutuplaştırdılar, bir kesim diğer kesime artık düşman gözüyle bakıyor.

*Yıllardır sürdürdükleri “borç ekonomisi”, yönetilemez duruma geldi. Mesleksizlik, işsizlik, üretimsizlik diz boyu.

*Gelir dağılımındaki adaletsizlik, tarihimizde görülmemiş kadar derinleşti. “Ortadirek” kayboldu, en tepede çok kazanan bir azınlık, altta sürünen bir çoğunluk var. İktidar, en alttaki bu kesimi 20 yıldır bloke etmiş durumda, “sandık gücü” olarak kullanıyor.

*Devletin kurumları ve kuralları ortadan kaldırıldı, kurumları tek bir kişi temsil ediyor, o tek kişinin söyledikleri de “kural” olarak uygulanıyor.

*Ülkemiz, artık resmen olmasa da fiilen “siyasal İslam” kurallarına göre yönetiliyor.

*Demokrasi, laiklik, hukuk; hepsi kâğıt üzerinde kaldı. Sadece anayasamızda öyle yazıyor.

İktidarın gizli ajandasına en son örnek

Son günlerde en çok hangi vakıf gündemde?

TÜGVA

Türkiye Gençlik Vakfı…

Bu vakıf, öyle bildiğimiz vakıflardan değil.

En zirvedeki vakıf.

Biliyorsunuz AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan, bu vakfın kurucusu ve yüksek istişare kurulu üyesi, kızı Esra Albayrak da yönetim kurulunda.

TÜGVA, 2014 yılında kuruldu, kurulduktan 3 yıl sonra da Bakanlar Kurulu’ndan “vergi muafiyeti” aldı.

81 il 570 ilçede temsilciliği, 306 bin üyesi, 38 yurdu ve diğer bazı ekonomik işletmeleri var.

Kısa zamanda böylesine devasa bir örgüt haline geldi.

TÜGVA’yasponsor olmayan kamu ve özel sektör kuruluşu hemen hemen yok gibi.

İktidara yaranmak, iktidardan rant koparmak isteyenler önce TÜGVA’nın kapısını çalıyor.

Yine işe girmek, işinde terfi etmek isteyenler ile girdiği ihalelerde avantaj sağlamak isteyenler de ön şart olarak TÜGVA’ya uğruyor.

Yazılan çizilen ve konuşulanlar böyle.

Geçenlerde bununla ilgili belgeler de ortalığa saçıldı.

TÜGVA’nın vakıf senedine baktığımızda, vakfın amaçlarında şu unsurlar dikkat çekiyor:

“Çağın gereklerini iyi okuyabilen, demokratik değerleri ve ilkeleri benimsemiş, özgüveni yüksek ve yenilikçi bir gençlik yetiştirmek” için maddi ve manevi katkılarda bulunmak.

Hedefler güzel, bu hedeflere bir itirazımız yok.

Ama dedim ya, kâğıt üzerindeki “hedefler” harika, ama icraatlar tam tersine.

Geçenlerde BirGün Gazetesi’nden Oktay Evsen, TÜGVA’nın “İcrada Genel Hassasiyetlerimiz” başlıklı belgesini yayınladı.

TÜGVA’nın genel hassasiyetleri atasında bakın neler var!

İfadeler aynen şöyle:

*Fotoğraflarda hanımlar ön planda olmamalı, hanımların paylaşıldığı fotoğraflar şahısların ön plana çıkarılmadan uzaktan çekilmiş fotoğraflar halinde ve buğulama yapılmadan paylaşılabilir.

*Mensuplarımızın bireysel olarak kadın-erkek poz vermesi gibi bir durum olmamalı.

*Geniş ofis tipi ayakkabı ile girilen mekânlarda yine hassasiyetlere dikkat ederek kadın-erkek aynı bina kullanılabilir fakat kadınların ve erkeklerin çalışma alanları, odaları ayrı şekilde dizayn edilmelidir. Binalar bu hassasiyetlerin gözetilemeyeceği yerler ise kadın ve erkekler ayrı binaları kullanmalı. Bina imkânları kısıtlı ise binaların farklı zaman dilimlerinde kullanılması gerekmektedir.

*Faaliyetler kadın-erkek karışık yapılmamalı. Koordinatörlükler ve komisyonları toplantılarını ihtiyaç halinde karışık yapabilirler.

Nasıl, TÜGVA, “çağın gereklerini iyi okuyabilen, demokratik değerleri ve ilkeleri benimsemiş, özgüveni yüksek, yenilikçi gençliği” bu hassasiyetlerle mi yetiştirecek?

Yine TÜGVA’nın yukarıdaki hassasiyetlerinin TALİBAN’ın hassasiyetlerinden bir farkı var mı?

TÜGVA, bildiğimiz normal bir vakıf değil.

TÜGVA, iktidar tarafından kurulmuş, iktidar tarafından desteklenen, özel- devlet sektörlerinin ve belediyelerin para akıttığı bir vakıf.

TÜGVA’nınsizin benim paramla yaratmak istediği Türkiye’yi görüyor musunuz?

Türkiye, bu kafalarla mı çağı yakalayacak?

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Ahmet - AKP iktidarının sonuna hızla yaklaşılıyor,bunu gören bugüne kadar menfati icabı olsun yada korkudan olsun cemhuriyetin temel değerlerine dil uzatılmasından tutun bunca hukuksuzluk,yolsuzlık, yıkım karşısında ses çıkarmayan devasa meslek odaları artık hacı yatmaz gibi dikelenmeye başladılar,yazıklar olsun zamanında sustunuz, korkunun ecele faydası yok,allahtan yüce milletimiz dik durdu,allahın hikmetimidir nedir arzu etmesekte pandemide eklenince ekonomik olarak damdazlak ortada kaldık, şimdi gemiyi terketmeler başladı,bütün bunlar milletin gözünün önünde oluyor,siyasiyi anlarız hata yapar bilerek yapar, millet oy verdi yaptım diyebilir,yandaş basın,dernek vakıfa ne oluyor,demekki yarın ülkemiz beka tehdidi altında olursa bu insanlar ihanete müsait olacaklar, işte burada hukuk önünde hesaplaşmayaıza ihtiyacımız olacak,neden orduya kumpası yalanda olsun iftira halinde yazdıılar çizdiler,neden yolsuzlukları methettiler,haksızlığa niçin destek oldular,sorulmalı,yoksa geleceğimizi teminat altında hissedmeyiz.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 19 Ekim 16:49
02

ahmet - sana ne kardeşim , anne babası göndermiş 4 yaşında çocuk sanane,

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 19 Ekim 11:51
01

Vah Ülkem - Yazınızın altına aynen imzamı atıyorum. Ayrıca , ''48 aylık bir bebeği ne amaçla kur'an kursuna çağırırlar? '' konu başlıklı bir yazı da kaleme almanızı rica ederim...

Yanıtla . 2Beğen . 2Beğenme 19 Ekim 10:54


Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?