Reklamı Kapat

Hafıza Odası

Bu hafta Diyarbakır’da ressam - heykeltraş Ahmet Güneştekin’nin eserlerinden oluşan “Hafıza Odası “ adlı sergi açıldı.

İki ay boyunca gezilebilecek sergininsponsoru Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası, sergileyen de meşhur Plevneli Galeridir.

Güneştekin bu serginin “kendi halkına olan borcu” olduğunu ifade ederken, Türkiye’nin “son yüzyıllık hafızasını” ele aldığınıbelirterek sergisinin konusu özetlemiş.

İlginç.

Zira yüzyıllık hafızanın tek taraflı olarak ele alındığı düşünüldüğünde, oldukça iddialı bir ifade.

Sergi odalarınınbaşlıkları dikkat çekici: “KAYIP ALFABE”, “YOKTUNUZ”, “ÇÜRÜME”,”5 NOLU KORİDOR”.

Bu başlıklarda sergilenen eserlerin ifade ettikleri çerçevesinde verilmek istenen mesaj, bazılarına göre “toplumsal barışa” hizmet şeklinde yorumlandı.

Bu da ilginç.

Zira tek taraflı hatırlamanın toplumsal barışa nasıl katkı sunabileceğini ben anlayamıyorum. 

Mesela, sadece Kürt kökenlilerin değil Türk kökenlilerin de işkence gördüğü bir dönem olan 12 Eylül’ü, “5 no’lu koridor” başlığı altında, 12 Eylül darbesinden sonra Diyarbakır 5 No’lu Cezaevinde yapılan işkencelere atıf yapılmak üzere sesli bir fraksiyon yayınlayarak “hatırlar”ken, hatıraya “Ne Mutlu Türküm Diyene” başlığı “ışığında” girilmesinin barışı teşvik eden yönünü ben göremiyorum.

Meşhur hendek ve barikat operasyonlarına atfen, PKK yanlılarına karşımücadele için giden güvenlik güçlerinin oraya gittiklerinde “biz geldik ama siz yoktunuz”şeklinde yazdıkları slogandan “esinlenerek”, bu sloganı “Yoktunuz” şeklinde uyarlayıp sergide kullanmak suretiyle, o döneme ait molozların sergilenmesinin altında ne gibi bir barış arayışı mevcut, ben bulamıyorum…

Özellikle o dönem yapılan mücadelede bordo berelilerin de uzun yıllardır verilmeyen şekilde kayıp yaşadıkları düşünüldüğünde…

Dolayısıyla sergi ile ilgili bilgi ve görsellerin ışığında bu çalışma, bana göre PKK ile yapılan mücadelede tek taraflı olarak Türkiye Cumhuriyeti’ni yargılayıp diğer tarafı romantizmle karışık bir biçimde mağdur gösterme gayretinin bir yansıması.

Hafızalar tek taraflı oluşmaz. Birçok tarafı içerisinde barındırır.

Uzun zamandır bir tarafa dayalı hafıza canlı tutulmaya çalışılırken diğer tarafın hatıralarının unutturulmaya çalışılması ya da hatırlayan veya hatırlatanların faşist damgası yemesi ise “barış arayışları”adına, oldukça ironik...

Kısacası: Uzunca bir süredir tarihle yüzleşmek, hafıza tazelemek, geçmişle hesaplaşmak gibi ifadelerle Türkiye Cumhuriyeti’nin yargılanmak istendiğini; yargılamanın altındaki temel amacın da kurucu değerlerinin dağıtılması olduğunu düşünenlerdenim.

Ancak, unutulmamalı ki bu devletin hangi tehditler altında kurulduğunu hatırlayanların, o tehditlerin bugün hangi şekillerde devam ettiğini, ettirildiğini görenlerin de hatıraları var.

Eğer barışa hizmet edilmek isteniyorsa, hafızalardaki hatıralar bütünüyle ortaya konulmalı ki onlardan nasıl bir ders çıkarılacağı ve nereye varacağımız/ varabileceğimiz sağlıklı bir zeminde tartışılabilsin. 

Barışın önünde bir engel olarak hafızanın yanıltıcı ve ayrıştırıcı etkisi de ancak böyle bertaraf edilebilirkanaatindeyim…

Saygılarımla…

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nihal Özgirgin - Mesaj Gönder

# Sanayi

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?