Reklamı Kapat

Peygamberimizin hayatından vefa örnekleri

Sözünde durmak, verdiği sözlere ve yaptığı antlaşmalara bağlı kalmak, özü ve sözü doğru olmak anlamlarına gelen ahde vefa ya da kısaca vefa, İslam ahlâkının en önemli ilkelerinden biridir. Vefa aynı zamanda sevgide, dostlukta ve bağlılıkta devamlı olmak demektir. İnsan için en büyük vefakârlık kendisini yaratan yüce Allah’ı unutmayıp O’na verdiği söze sadık kalmak, en büyük nankörlük ise yaratanına verdiği sözü tutmamaktır.

Vefa duygusu, sorumluluk hissini büyütüp besleyen bir erdemdir. Vefa duygusuna sahip olmak, sizi iyiliklere (dostluklara), iyilikleri size taşır. İslam dini; koymuş olduğu ahlak ilkeleriyle Müslümanların vefakâr ve her konuda kendisine güvenilebilen insanlar olmasınısağlamayı hedefler. Hz. Peygamber, Müslümanı şöyle tanımlar: “ Müslüman, Müslümanların elinden ve dilinden güvende olduklarıkimsedir.”

Sözünde durur bir insan olmak peygamberlerin ortak karakteridir.

Vefa duygusuna sahip olanlar sözünde durur, yalan konuşmaz, emanete riayet eder. Böylece birey ve toplum arasında güven duygusu artar. Bu da toplumun huzur ve barışına katkı sağlar. Vefasızlığın asıl sebebi sözünün senet veya namus değerinde olduğunu bilenler ile Allah'a verdiği söze sadık kalan Müslümanların toplum içerisindeki oranlarının düşük olmasıdır.

Vefa timsali Hz. Muhammed.

Hiç şüphesiz ahde vefanın en güzel örneklerini Hz. Peygamber (s.a.v.)’in yaşayışında görmekteyiz.Peygamber Efendimiz eşi Hz. Hatice'yi çok severdi. Vefatından sonrada bu sevgi devam etti. Efendimiz ne zaman bir koyun kesse etinden Hz. Hatice'nin kadın arkadaşlarına da gönderirdi.

Bir gün Peygamberimiz Hz. Âişe ile beraberken yanlarına Cessâme el-Huzelî isimli bir hanım gelir. Kendisi bu ihtiyar kadına iltifat edip hâlini hatırını sorup kendisine iltifatlarda bulunur.  Yaşlı hanım gittikten sonra Allah Rasûlü’nün (s.a.v) ona gösterdiği ilgi ve alâkası dikkatinden kaçmamış olan Hz. Âişe bu kadının kim olduğunu sorduğunda şu cevabı alır: “Hatice’nin arkadaşı olup onun sağlığında bize gelip giderdi. Kuşkusuz ahde güzel bir şekilde vefa göstermek imandandır.”

Peygamberimizin mescidini süpürüp temizleyen bir kadın vardı. Peygamberimiz (s.a.v) bir süre onu göremeyince kadının durumunu sordu. Vefat ettiğini söylediler.

-Bana haber vermeliydiniz. Onun kabrini bana gösteriniz, buyurdu. Sonra kabre gidip cenaze namazı kıldı.

Hz. Muhammed kendisine bir hafta süt emziren dadısı ÜmmüEymen’i ömrü boyunca unutmamış, sütannesi Halime’ye devamlı hürmet etmiş, sütkardeşi Şeyma’yı Huneyn savaşından sonra esirler arasında görünce dayanamamış, onu kabilesine hediyelerle göndermiştir. Bu hadiseden sonra Şeyma’nın Müslüman olduğu nakledilir. Çocukluğunu yanında geçirdiği Ebu Talib’in hanımı Fatıma’ya, “ikinci annem” diyerek hürmet etmiştir. Peygamberimiz (s.a.v.), ahde uygun hareket etmeyi imandan saymış, ahde aykırı davranmayı ise nifak alametleri arasında göstermiştir. Peygamberimiz “seyyidü’l-istiğfar” duasında “Allah’ım! Gücüm yettiği kadar ahdine ve vaadine sadakat gösteriyorum.” diyerek, ahde vefaya riayet etmenin önemini ve bu hususta samimi olmayı bizlere öğütlemiştir. Hz. Muhammed baba dostlarına bile hep vefakâr olmuş ve  “ İyiliklerin en güzeli, evladın, baba dostlarını ziyaret etmesidir” buyurmuştur.

Unutulmamalıdır ki, verilen sözlerin tutulması, ahde vefa, antlaşmalara riayet, birey olarak kurtuluş vesilesi, toplum olarak da huzur ve barış unsurudur. Tutulmayan söz, yerine getirilmeyen vaat, şartlarına riayet edilmeyen anlaşma ise, toplumsal çöküşü hızlandırır, ahirette de bize büyük veballer yükler. Söz, Müslümanın onurudur. Söze sadakat, dünyada onur ve güven, ahirette ise Yüce Allah’ın iltifat ve rızasını kazanmaktır.

Vefa’yı unutan çağımız insanının Hz. Muhammed’in (s.a.v. ) vefakârlığından alması gereken çok dersler vardır.Günümüzde maalesef ahlaki değerlerin çoğu ciddi bir şekilde yara almış, adeta hayatın dışına itilmiştir. Ahlaki değer erozyonunun yaşandığı ve değerlerin yozlaştırıldığı zamanımızda vefa duygusu da bu durumdan nasibini almıştır. Zira vefasızlık günümüz dünyasında adeta kol gezmektedir. Vefasızlık en başta Yüce Yaratıcı’ya karşı kulluk görevlerinin ihmal edilmesinde kendisini göstermektedir. Cenab-ı Hakka karşı vefasızlık yaygınlaşınca, yalnızlığa terk edilen anne-babalara, eşlere, çocuklara her geçen gün üzülerek şahit olunmaktadır.

Bugün Yüce Rabbimizle aramızdaki ahdimizi hatırlamaya, tüm insanlık ve kâinatla olan vefa sözleşmemizi yenilemeye ihtiyaç vardır. Müminler olarak bizler, vefayı en üst seviyede yasayan ve temsil eden, vefa insanı ve muallimi Hz. Peygamber’in rehberliğinde en vefalı insanlar olmakla sorumluyuz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Sağlık - Mesaj Gönder

# Kadın

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Lazo - Allah sana bir eş tavsiye ediyor.Sen 12 eş ile evleniyorsun.Yüce Allah bile aralarında eşitliği sağlayamazsın diyor ve onun için tek eşliliği tavsiye ediyor.Sahi evlendiklerinde Hz Ayşe ve Hz.Muhammed hangi yaştalardı?

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 27 Ekim 08:23


Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?