Reklamı Kapat

Hak bilinci ve hasta hakları..

İnsan, dünyaya kendi iradesiyle gelmiyor.

İnsan, “sağlıklı ve dengeli bir beslenme” ve onu hayata hazırlayacak bir “ eğitim süreci” yaşayamıyorsa, “HAK BİLİNCİ” güdük kalıyor!

Oysa, her insanın temel İNSAN HAKLARI var.

Kimileri bu haklarını biliyor, kimileri de cehaletin tutsaklığında insanca bir yaşamdan yoksun kalıyor.

Dünyada ve ülkemizde de “HASTA HAKLARI” diye bir hak var.

Ne yazık ki, yurttaşlarımızın büyük bir kesimi bu temel haklarının bilincinde değil!

Çünkü, o büyük çoğunluk “sağlıklı ve dengeli beslenme” ve “eğitim” olanaklarından yoksun!

Üstelik, siyasal egemenlerin “din ve etnik köken” üzerine oluşturdukları kirli siyasetin kurbanı oluyorlar!

“Cehaletin feraseti” üzerine siyasi planlar yapanlar, yoksulluğu kullanarak, “SADAKA TOPLUMU” oluşturarak siyasal ikballerini sürdürüyorlar!

Sağlıklı ve dengeli beslenemeyen, “BAĞIŞIKLIK” gücü sağlayamayan insanların sağlıkları da kolay bozuluyor.

Öte yandan, dünyanın “uygarlık düzeyini” yakalayabilmiş her ülkesinde olduğu gibi, bizim ülkemizde de “Hasta Hakları” diye bir kavram var.

82 milyona ulaşan ülke nüfusumuzun ne kadarı bu haklarının bilincinde?

Hastanelerimizdeki lebalep hastaları, hasta yakınlarının sağlık görevlilerine yönelik şiddetini, sağlıkta “KORUYUCU SAĞLIK” ve KAMUSAL SAĞLIK ilkelerinden hızla uzaklaşırken,

 “TİCARİ SAĞLIK” yaygınlaşırken,

yoksulluk ve eğitimsizliğin yaygın olduğu kitlelerden bu bilinci beklemek mümkün mü?

Bu ülkenin her yurttaşının Anayasal olarak;

·       Koruyucu sağlık hizmeti alabilme ve yararlanma hakkı var.

·       Sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı var.

·       Sağlıklı ve dengeli beslenme hakkı var.

·       Sağlığını geliştirebilme hakkı var.

Bir de, sağlık kurumları ve sağlık çalışanlarıyla ilişkilerinde bir İNSAN ve hasta olarak sahip oldukları  “HASTA HAKLARI” var;

·       Sağlık hizmetlerinden yararlanma,

·       Eşit hizmet alma,

·       Güvenlik,

·       Hizmet alacağı kurum ve personeli seçme,

·       Hiçbir dış etki altında kalmadan özgürce klinik ve etik kararlar verebilen hekim tarafından bakılma,

·       Hastalığı hakkında yeterli bilgiyi alma, önerilen tedaviyi kabul ya da reddetme hakkı,

·       Hekimden tıbbi sağlık ve özel hayatına in bilgilerin gizliliğini isteme,

gibi hakları var.

Ülkemiz, Anayasal olarak bir SOSYAL DEVLET.

Sosyal devlette her vatandaş “sağlıklı yaşama ve sağlığını koruma” hakkına sahiptir.

Oysa, günümüz Türkiye’sinde “Paran kadar sağlık” düzeni egemen!

Kamu hastaneleri yaşam merkezlerinde hızla kapatılırken, müteahhitleri zengin eden ve kent merkezlerinden uzakta Şehir Hastanelerine ulaşmak bile toplumun büyük kesimi için maddi bir yük!

Sosyal devlet, “sosyal bir hak” olan sigortalılar ve emeklilerin İLAÇ bedellerini ödemekten hızla uzaklaşıyor!

Vatandaş, sağlığını koruyabilme kaygısı ile, varını yoğunu harcıyor, özel hastanelere koşuyor!

Ötesini siz düşünün ve kendi vicdanınızda sorgulayın;

Bu ülke gerçekten bir “Sosyal Devlet” mi? Bu ülkede gerçek anlamıyla HASTA HAKLARI geçerli mi?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?