Reklamı Kapat

Dünyanın çivisi çoktaaaan çıktı !..

1999’da sanki dünyanın çivisi çıktı…

17 Ağustos 1999 Gölcük depreminde, kayıtsız 50 bin insanı kaybettik…

22.yıl dönümünde, kızını, oğlunu arayan annelerin babaların sayısı binleri buluyor.

7.4 şiddetinde 50 bin insanını kaybeden Türkiye’ye karşılık, 8.2’lik depremde sadece 3 insanını kaybeden Kanada…

Aradaki fark ortada…

7.4 ile 8.2 arasında bilimsel olarak tam 100 kat fark var. Ölenler arasında ise on binlerce fark…

Neden hep trafik kazalarında, kadın, erkek tüm insanlık cinayetlerinde bu ülke hep birinci ?..

Antibiyotik kullanımında, hava kirliliğinde, çevre kirliliğinde, ekonomik gerilikte, gelir dağılımı adaletsizliğinde neden hep şampiyonuz ?..

Demokrasi neden bize uğramıyor ?..

Özgürlük treninden neden bir sonraki durakta indik ?..

Neden, neden, neden ?..

Bu nedenlerle büyüyen bizler, şimdilerde belki bu nedenleri hayat tecrübesiyle hamur yapıp, kafamızda ürünler yaratıyoruz ama, tam yanıtını bulurken, musallaya daha da çok yakınlaşmanın garip ürküntüsünü yaşıyoruz…

Yani vicdan ile cüzdan arasında sıkışan hâkimler gibiyiz…

HHH

Deprem sonrasında dünyanın çivisi çıktı dedik. Gerçekten de öyle…

Ak Güvercin gitti, AK Parti geldi, ama Türkiye hep kara…

Hamasi nutuklar geri döndü…

Amerika’da mortgage krizi patlak verdi…

Milyonlarca insan bir günde işsiz kaldı…

Borsalar alt üst oldu…

Bizim dolar, liraya karşı fırladı.

Sars krizi patlak verdi…

15 Temmuz 2016’da darbeler girişimine maruz kaldık…

Ülke bir anda sıkıyönetimler, KHK’lar ve işten atılmalarla sarsıldı…

Rakamlara takılıp, 1999’un numerolojisinden kurtulduk derken, 2020’nin koronasına tosladık…

Kendimize gelmiş değiliz…

Alfa…

Beta…

Delta…

Gamma…

Devamı gelecek gibi gözüküyor…

Aşı bol…

Para bol…

Başımıza daha ne gibi felaketlerin ‘Getir’ileceğini bilmiyoruz…

Gerçek olan şu ki, evlilikler azaldı, artık kadınlar çocuk da yaparım kariyer de demiyor, kariyere meyil ediyor, boşanmalar arttı, durum vahim…

Hedonizm…

‘Ben’cilik…

‘Bencillik’ tavan yaptı…

Artık günü-birlik yaşıyor dünyam insanı…

Gece yatağa başını koyana kadar ne kazandıysa kâr sayıyor…

Yarın sabahı düşünmüyor…

HHH

Yeni günle gelen milyarlarca yıldır ışıyan sabah tazeliğini, boğazını poğaçayla tıkayıp, poğaçayı çiğnemeden, çayla direkt mideye indiriyor. Çünkü fantastik filmleri izleyip, hayvanlaşan insanın midesi değil işkembesi dolacak, ona doğru hızla evriliyoruz…

Umutlarını, isteklerini, aşklarını inorganik yaşayan Barbar Conanvari yeni ırk, Hatıra Defterlerinin kapağındaki el ele tutuşan kızla erkeğin sahil görüntüsü fotoğrafını hatırlamıyor bile…

Spor mu ?..

O da ne ?..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?