Yaşlı olmak!

            30 Nisan tarihinde başlayan yaz dönemim, 30 Ekim tarihinde tamamlandı. Yaklaşık 6 aylık bir dönem. Bu dönemde 10 – 15’er günlük 4 – 5 kez İzmit’e geldim.

            Son yıllarda, gençlikte pek yapma fırsatım olmayan tatillerin acısını çıkarıyorum da denilebilir.

            Bizim kuşağın genel anlayışı, gençliğinde bazı istemlerini erteleyerek çalışmak, kendine ve çocuklarına daha iyi bir yaşamın alt yapısını yapmak en önemli göreviydi. İnanıyorum ki bu kuşak anne – babalarının sosyal güvenliği, çocuklarının ise bir teminatıydı. Mutlaka farklı olanlar vardır. Ancak gözlemim o ki geneli böyleydi.

            Yıllar o kadar hızlı geçiyor ki, bir bakmışız dünya sağlık örgütünün de yaşlı sınırı olarak kabul ettiği 65 yaşını aşmış gitmişiz.

            Prof. Dr. Erkan İbiş, yaşlılığı fizyolojik, ruhsal ve sosyolojik bir yetersizliğin başladığı bir dönem olarak tanımlıyor.

            Şimdi ben kendime bakıyorum, kimseye muhtaç olmadan kendi kendime yetebiliyorum. Fiziksel bir sorunum yok. Çalışmak istek ve heyecanımı kaybetmedim. Bu yaz mesleki bir kitap yazdım. Heyetli dergilerde yayınlanan makalelerim var. Yayınlanmış dört mesleki sirkülerim var. Toplumun ve yaşamın tam içindeyim. İnanıyorum ki benim durumumda olan 65 yaşını geçmiş çok kişi vardır. Bu durumum yaşlılık tanımına pek uymuyor diye düşünüyorum.

            Ancak 50 yaşında olupta yaşlılık tanımına uyanlarında olduğunu görüyorum. Önemli bir sağlık sorunu olmamakla birlikte ruhsal açıdan sürekli olumsuz görüntü içindeler. Her konuda negatif olmak ve yaşama hep karamsar yaklaşmakta, bence önemli yaşlılık göstergesidir. Koşullar ne kadar olumsuz olsa da umut hep olmalıdır. Yaşamın inişli çıkışlı olduğunu peşinen kabul etmek gerekir. Bazen kötü zamanlar olması muhtemeldir. Bu tür engellerin bir cezalandırma olmayıp, güzel sürprizlerinde olumsuzlukların habercisi gibi görüp yaşamı karartmanın anlamı yok diye düşünüyorum.

            Sonuç olarak, önemli bir sağlık sorunu dışında yaşlılık, ruh ve beyindedir. O nedenle yaşama sürekli pozitif ve umutla bakmak, rakamları fazla önemsemeyip yaşamın içinden kopmamak gerektiğini düşünüyorum. Sağlık ve umutla kalın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fikret Gökmen - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

02

Mehmet Dolgun - Fikret bey bir çok kişininin hayatına dokunmuştur.Çok iyi ve dürüst bir insan.Uzun ve sağlıklı yıllarınız olsun.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Kasım 22:27
01

Murti - sayın yazar hep dünyalık yaptıklarınızı anlatmışsınız.Ya ahiret için amel defterine neler yazdınız?....

Yanıtla . 0Beğen . 5Beğenme 09 Kasım 16:15


Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?