“Deniz Kabuğu” bence de yazılmalıydı…

Güzel bir anı kitabıyla daha tanıştım ve sizlerle paylaşmazsam olmazdı.

Kitabın yazarını İzmit için değeri çok önem kazanmış İzmit Lisesi’nden emekli felsefe öğretmeni olarak tanıyoruz. Çocukluğu Karadeniz Bölgesinde geçen yazarımız, liseyi babasının mesleğinden dolayı İzmit’e geldiği için, ileriki yıllarda öğretmenlik yapacağı İzmit Lisesinde okumuş.

Nilda Uluğ, aynı zamanda kişisel sergiler açmış bir ressam.

Kitabın yazarla ilgili özgeçmiş bölümünün sonunda “Bu kitap geç de olsa yazılmalıydı. Yazıldı da.” diyor.

Bence de yazılmalıydı. Anılar, kitaba dönüşsün ya da dönüşmesin mutlaka yazılmalı.

Ben anı kitapları için eskiden, “birisinin hayatı kimseyi ilgilendirmez” düşüncesindeydim ama şimdi insan tanıma, farklı bir yaşam görme açısından anı kitabı okumayı çok seviyorum. Yazarını tanısam da tanımasam da o yazarın hayatı diye değil, bana farklı ufuklar açtığı için okumayı seviyorum.

Nilda Uluğ da yazdığı anı kitabında bizlere, pek çok konuda ufkumuzu genişletecek değerler katıyor.

Yazarın felsefeci olması ayrı bir güzellik, çünkü kitap içinde felsefeyi barındırıyor. Kendisi sorguladığı gibi okurun sorgulamasını da sağlıyor.

1960 ve 1970’li yılları anlatan yazar eskiyle yeniyi karşılaştırarak aile ve arkadaşlık ilişkilerini anlatıyor kitapta. Biraz da okuyucuyu düşünmeye yönlendiriyor. Ayrıca sosyal içerikli konulara da değinmiş.

Kitap yirmi bölümden oluşuyor. Anı kitabı ama aralarda öyküler de var. Ve bazı bölümler özlü sözle başlıyor.

İçinde ki öyküler daha çok deniz temalı. Kitap adını da içinde geçen “Deniz Kabuğu” adlı öyküden almış.

Dediğim gibi kitabın içinde anılar öykülerle bütünleştirilmiş. Ve özellikle üçüncü öyküde İtalya’yı yaşayarak geziyor gibisiniz.

Kitabın içinde felsefe olduğu kadar mantık ve matematikte var. Her şeye mantık yoluyla, matematiksel bir çerçevede bakıyor yazar.

Çocuklar genelde oyuncak ya da şeker, çikolata gibi şeyler aldırmak için ağlarlar. Benim çocukluk anılarım içinde boya kalemi, resim defteri ve kitap aldırmak için ağladığım anlar önemli bir yer tutar. Karlı bir kış günü anneannemin elinden tutarak boya kalemi ve resim defteri almaya gidişimizi unutamam.” diyor kendi çocukluğunu anlatırken.

Kitaplar ve kitaplıklar benim için bir evin en değerli eşyalarıdır. Evde yaşayanların kültür düzeyini gösterir.” diyor yazar “küçük kitap kurdu” adlı bölümün girişinde. Ve devam ediyor “ kitap sevgisi ailede başlar. Kitap ve okuma aşkım başladığında henüz okula gitmiyordum. Başta babam olmak üzere hepimiz okumayı seven okumuş bir aileyiz.”

Deniz Kabuğu” sıkılmadan, elinizden bırakmadan okuyacağınız bir kitap. Sizlere daha fazla bilgi vermeyeceğim. Çünkü gerisi sizin okuduklarınız olsun.

Bu güzel kitabı okumanız dileğiyle.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gül Anasal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?