Hoşgörü ve komşuluk…

İnsan, doğduğu aileyi ve ülkeyi seçemiyor.

Farklı etnik köken ve farklı inançlara sahip insanların bir arada ve barış içinde yaşayabilmesi “normal” her insanın beklentisi, inancı ve umudu olmalı.

1995 yılında,  Birleşmiş Milletler Bilim ve Kültür Örgütü-UNESCO, “Hoşgörü İlkeleri Belgesi’ni kabul etti. 1996 yılında ise Birleşmiş Milletler (BM) genel kurulunda bu ilkeler onaylandı.

17 Kasım da Dünya Komşular Günü” olarak belirlendi.

Amaç; dünya ölçeğinde insanlar ve ülkeler arasında “BARIŞ İÇİNDE BİRLİKTE YAŞAMA” idealine ulaşmaktı.

Aslında, “İNSANİ KÜLTÜR” ile yoğrulmuş “normal” insanlar arasında etnik köken ya da dinsel inançlar nedeniyle “DÜŞMANLIK” yoktur.

Osmanlı döneminde de Cumhuriyet döneminde de bu “gerçek insani kültür” yaşanmıştır.

Bir ülkede “siyasi iktidar” eğer bu insani değerlere sahipse, o ülkenin komşu ülkeleriyle barış içinde yaşaması mümkündür. Yaşamı büyük ölçüde savaş meydanlarında geçmiş Mustafa Kemal Atatürk, bu temel değerlere sahip, öngörüsü yüksek bir DEVLET ADAMI olarak, ülkemizin geleceği için “YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” ilkesini ortaya koymuştur.

Elbette, ülkeler arasında “farklı çıkarlar” söz konusudur. Ancak, barış içinde yaşamak, karşılıklı anlayış ve hoşgörü ile mümkündür.

Savaşlar ve terör eylemleri, yüksek İHTİRAS ve ÇIKAR hesabı yapan siyaset bezirganlarının seçimidir! Ancak, bunun ağır bedelini masum halklar çeker.

Komşuluk, yalnızca ülkeler arası olmuyor.

Aynı ülkede birlikte yaşayan insanlar, aileler arasında da komşuluk söz konusu.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımızda mahalle komşularımızı tek tek tanırdık. Annelerimiz annelerle, babalarımız babalarla, biz çocuklar da komşu çocuklarıyla sevgi, saygı ve PAYLAŞMA duyguları içinde mutlu yaşardık.

Aşımızı, dertlerimizi, acı ve güzel günlerimizi paylaşırdık.

 Bayramları bayram gibi yaşardık.

Komşu bahçesindeki meyveler bütün mahalle sakinleriyle paylaşılırdı.

Örneğin, bizim mahallenin bir ağabeyi vardı; OĞUZ KALELİOĞLU.

Komşu teyzelerden birinin bir ihtiyacı olsa, “Oğuuz” diye bağırır, Oğuz ağabey “Buyur teyzem” diye karşılık verir, ne istiyorsa koşardı.

O oğuz ağabey yıllar sonra “MAGOSA KAHRAMANI” olarak, onu tanıyan tüm İzmitlilerin onur kaynağı oldu. Biz hala onunla “ağabey-kardeş” olarak ilişkimizi sürdürüyoruz.

Ne yazık ki,  zaman içinde ülkemizde çok yönlü değişimler oldu. Bahçeli komşu evler çok katlı apartmanlar oldu. O güzelim yılların çocukları, gençleri olarak birbirimizden koptuk.

Şimdi, çok katlı apartmanlardaki kapı komşularımızı bile tanımıyor, içten selamlaşamıyoruz.

“KOMŞULUK” ilişkileri adeta yok oldu.

Aksine, komşular arasında çatışmalar çıktı.

Kimileri, “siyasal nedenlerle mahallesindeki en az 50 kişiyi yok edebileceğini, televizyon kanallarında açıklamaktan”  bile utanmadı!”

Artık, “kaygı ve korku” ile yaşar olduk!

Bizim çocukluğumuzda, komşularımızın dinini, mezhebini, hatta siyasi tercihini sorgulamazdık.

Farklı siyasi görüşlerde olsalar da hayatın her alanında “kardeşçe” yaşayan büyükbabalarımız, babalarımız vardı.

Şimdi, farklı inanç ve siyasal değerler yüzünden kimi ailelerde kardeşler bile birbirine düşman gözüyle bakıyorlar!

Bizi, bizden koparak, kirli siyaset dilleriyle hayatın her alanında “DÜŞMANLIK” üreten ve bundan beslenenlere lanet olsun!

Unutmayalım ki;

Bu dünyada konuğuz. Sınırlı ve ne zaman sona ereceğini bilmediğimiz bu dünya yaşamında bize yakışan, hoşgörü ve karşılıklı saygı ile birlikte yaşamak olmalı.

Hoşgörü ve komşuluk gününüz kutlu olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Şahin - ben çok merak ediyorum , istiklal mahkemelerinde demokratik tepkilerini ortaya

koydu diye binlerce insan asıldı, Derdimde 30 bine yakın Alevi katledildi.

Yatmıyormuş gibi bu Alevi çoluk çocuk kadın ihtiyar demeden sivil halkı Kimyasal

Bombalarla soykırım yapan Sabiha gökçenin adı hava limanına verildi. "“YURTTA

BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ” buna rağmen nasıl olur ? bu mu yurtta barış? ben

anlamamdım. Lozan'da Osmanlı bakiyesin vatan topraklarının 3/4 savaşı kaybeden

düşmana teselli armağanını mükâfat olarak verildi, 1926 dada Musul ve Kerkük

illerimiz verildi. CİHANDA BARIŞ ilkesi konusunda problem yok.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Kasım 23:59


Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?