Sekiz karışık kuş

Küçükken markete, bakkala gitmekten çok hoşlanırdım. Rengarenk reyonları görmek, onların arasında dolaşmak ruhumu eğlendirirdi. Hele de benim istediğim birkaç çikolata ve bisküvi alınıyorsa, market alışverişi çok daha zevkli bir hâle gelirdi. Kasada beklemeyi hiç sevmezdim ama tüm işlem bittikten sonra kredi kartının şifresinin girilme vakti geldiğinde o şifreyi girmek için resmen savaş verirdim. Her seferinde de unuturdum şifreyi. Böyle unuttuğum zamanlarda annem hemen kulağıma eğilir, kimsenin duymayacağı bir şekilde fısıldayarak bana şifreyi söylerdi.

Her hafta gidilirdi markete. İllaki alınması gereken, evde bitmiş olan bir şey olurdu. Bu gelenek yıllarca sürdü gitti. Hâlâ da devam ediyor.

Yıllar geçtikçe markete gitme geleneği hiç değişmedi. Ama benim için alınan bazı şeyler değişikliğe uğradı. Yapılan market alışverişi benim için ilk yıllarda oyuncak ve çikolatadan ibaret oldu. Daha sonrasında akşam yemeğinde yemek istediğim şeyler de eklendi listeye. Biraz daha büyüdüğüm zamansa bu söylediklerimden çok farklı şeyler almaya başladım. Gazete ve dergiler.

Gazete ve dergilerin bulunduğu bölüm yıllar geçtikçe hep daha bir parlak göründü gözüme. Onların önünde durup içlerinden birini seçmek ve eve götürüp okumak benim için büyük bir heyecandı. İlk seferlerimde yalnızca bir dergi ya da gazete alıp bu güzel bölümden ayrıldım. Zaman geçtikçe bu sayı ikiye, sonra üçe, sonra da dörde yükseldi. Benim için onlara doymak pek mümkün değildi. Bundandır ki şimdilerde evimin hiçbir yerine sığdıramadığım bir dergi ve gazete koleksiyonum var.

Bunca dergiyi, gazeteyi okuyordum. Her seferinde onlarla kucaklaşıyor, onları sevinçle karşılıyordum. Onların evi olan kalbim, her zaman onlar için çarpıyordu. Tabii bu çarpıntının altında yatan farklı sebepler de vardı. Kalbimin onlar için atmasının tek sebebi içlerindeki güzel bilgiler, makaleler, kelimeler değildi. Kan akışımı hızlandıran şey “Acaba bir gün bir gazete alıp içerisinde kendi ismimi görebilecek miyim?” sorusuydu.

Muhtemelen sekiz ya da dokuz yaşlarındayken biraz çirkin olan el yazımla anneanneme adayarak yazdığım bir şiir ile başladı yazı hayatım. Bu şiirden sonra gönlüm yazarlık için çarptı. O şiirdi benim için pek çok kapıyı açan gizli anahtar. Şöyle sıralamıştım kelimeleri:

“Aldı götürdü hayallerimi dört özel kuş
Verdi biri bir özel hayal
Ne mutlu oldum bilinmez
Aldı götürdü kalemlerimi dört şeytan kuş
Birisi acımaz bana dört şeytan kuşun
Haklılar ki
Haksızlar ki
Nasıl durdurayım bu sekiz kuşu
Dördü iyi dördü kötü
Sekiz karışık kuş.”

Bu şiirden sonra bazı zamanlar değişti hayallerim. Uzun yıllar farklı farklı yerlerde aldığım eğitimlere bakarak dansçı olmak istedim. Konservatuar sınavına girdim, sınavı kazandım ve buradaki dört yıllık eğitimimi tamamladım. Bunlar olurken bir yandan da veteriner mi olmalıyım diye düşünmeye başladım. 

Bir süre boyunca kafamdaki kuşlar biraz fazla hızlı uçtular ve beni bir oraya bir buraya sürüklediler. Ama “bir özel kuş” gerçek olan hayalimi geri getirdi. Bana yıllardan beri gönlümde yatan mesleği, gazeteciliği yapmam için bir fırsat verdi. Kalemlerimi alıp götüren dört şeytan kuşun aksine, iyi kuş bana hayalimi 15 Kasım 2020 tarihinde getirdi. Bu tarihte bir internet gazetesi olan 7X24 Kocaeli’de ilk yazım yayınlandı ve gazetecilik serüvenim bu şekilde başladı. Daha sonrasında ise şu an yazarlık yaptığım Kocaeli Gazetesi’nin sütunları ev oldu bana.

Bu kuşların yanında bu meslekte emin adımlarla ilerlerken bir kişi daha yardım etti bana. Sevgili dedem Gazeteci Adnan Filiz, bu yolda her zaman yanımda olan ve bana yol gösteren o güzel insan…

Evimi buldum, yıllardan beri istediğim mesleği yapmaya başladım ve gazetecilikteki birinci yılımı-15 Kasım 2021 tarihinde yani bu hafta pazartesi günü-bitirdim. Ne kadar mutlu olduğumu anlatmam, kelimelere dökmem çok zor. Bana bu mutluluğu yaşatan Kocaeli Gazetesi’ne ve siz sevgili okuruma çok teşekkür ederim. Bu sütunlar bana ev, okurlarım ise bir aile oldu.

Daha yazacak, anlatacak çok şeyim var.

Sekiz yaşlarındaki Yağmur iyi ki o sekiz karışık kuşu hiç durdurmamış da beni bu günlere kadar getirmişler. Bu mutluluğumu dördü iyi dördü kötü olan “sekiz karışık kuş”a borçluyum.

Not: Sekiz karışık kuş şiirimin orijinal hâlini aşağıdaki fotoğrafta görebilirsiniz.

Bir sonraki hafta görüşmek üzere…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?