Reklamı Kapat

O

Bir insan ilk olarak gözlerimizden girer içimize. İlk defa o şekilde hissederiz bir insanı. Duyularımız ilk kez o zaman harekete geçer bu kişi için. Daha sonra kulaklarımızın içerisine bir yolculuk yapar onun sesi. Havayı aşarak kulaklarımız ile buluşur. Bu şekilde girer bir insan içimize. Daha sonra da büyük bir yolculuk başlar onun için.

Kulaklarımızın içinde dolaşır bu kişi bir süre. Sonra yavaşça içeri doğru ilerler. Kulak zarımızı geçer, bize o kadife gibi sesi ulaştırır. Kahkaha attığında farklı şekillerde dans eder içimizde, sessizleştiğinde farklı şekilde. Ama girmiştir artık vücudumuza.

Gözlerimize de bırakmıştır kendisini. Korneamızı aşarak ulaşır zihnimize. Gülüşü, gülerken kısılan gözleri, konuşurken renkten renge giren yanakları… O gittiğinde, yalnız kaldığımızda bile karşımızdaymış gibi hissederiz.

Zihnimizde dolanır uzunca bir süre. Ne yaparsak yapalım o hep oradadır. Ne zaman baksak, bize beyin kıvrımlarımızın arasından el sallar. Sevdiği bir yerdir bu kıvrımlar. Onların arasında yürür, zıplar, dans eder. O kendisini orada iyi hisseder, biz de onun orada olmasını hiç engelleyemezken bir yandan da engellemeyi istemeyiz. Öylece birlikte yaşayıp gideriz onunla. Sürekli zihnimizin içinde dolanması bazen bizi rahatsız eder, kızarız kendimize. Bu yüzden bu tip günlerden kaçıp bir yerlere saklanır. Bizim göremediğimiz bu yer, zihnimizin kuytu köşeleridir. Bir süre sonra ise tekrardan ortaya çıkar ve bizimle olan yaşamına kaldığı yerden devam eder.

İlginçtir ki, bir süre sonra onu sadece zihnimizin kıvrımları arasında hissetmeyiz. Sanki biraz daha farklı yerlere de gitmiştir. Damarlarımızdadır artık. Vücudumuzun küçük borularını bir tünel gibi kullanarak pek çok yere erişebilir bu kişi. Bazen aklımıza geri çıkar ve tüm benliğimizi sarsıp eğlenerek tünellerine geri döner. Tüylerimizi diken diken etmekten çok hoşlanır, zihnimize çıktığı her vakit bunu yapar. Biz de bundan hem rahatsız olur hem de zevk duyarız. Karışık bir zihnimiz vardır böyle günlerde. Zihnimizi karıştıran kişi ise çok bellidir. O.

Günler geçtikçe ciğerlerimizde de hissederiz onu. Artık o kişi nefes aldırır bize. Aldığımız her nefeste o da vardır. Ellerimizi o yönetir sanki, ayaklarımızı, kollarımızı o yönetir. Günler geçtikçe o daha da hâkim olmaya başlar vücudumuzda gezinirken.

Gitmediği tek bir yer kalmıştır artık. Kalptir bu yer. Oraya biraz korkarak girer bu kişi. Ama hızlı bir şekilde orayı kendi evine dönüştürür. Dört odasına da kendi eşyalarını yerleştirir ve o evde mutlu mesut yaşar. Biz de yalnızca tebessüm ederiz.

Bir insan ilk olarak gözlerimizden girer içimize. İlk defa o şekilde hissederiz bir insanı.

Bu kişiye ne olursa olsun, evi gibi bildiği kalbimizin bir odasının duvarında yarattığı bir iz kalır bize. Duvara astığı bir tablonun çivisi, mobilyalarını taşırken çarptığı duvardaki küçük çizik, sevdiği müzik gruplarının posterlerini yapıştırırken kullandığı bandın izleri…

O. O pek çok iz bırakır bize ve en güzel izler hep onun bıraktıklarıdır.

Bir insan ilk olarak gözlerimizden girer içimize. İlk defa o şekilde hissederiz bir insanı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce asgari ücrete ne kadar zam gelecek?