Uzun ince değil, kısa kalın bir yol…

Aşık boşuna dememiş:

“Uzun ince bir yoldayım…”

Ancak bu yol hayli kısaldı ve kalınlaştı…

Hatta tamamı, yol geçen hanı oldu diyebiliriz…

Mustafa Reşit Akçay göreve gelir gelmez (geçen yıl) büyük heyecan yaşamıştım…

Hayallerim gerçek olacak demiştim…

Ama o melun hastalık, hocayı yordu…

Karşısına bir çok engel çıkarttı…

Kendisi istemese de, bu engeller onu şimdi yaya bırakıyor…

Yol yürütmüyor…

Yol kısaldı…

Genişledi…

Kontrol elden çıktı…

Sahaya bakıyorum, yatan yatana…

Hani “Yaaa, beni oyundan alsa da, kenarda otursam” havası hakim…

4 maçlık seri yapıp parasını almayanların haline benziyor sanki…

Ama paralar ödenmiş duyduğuma göre…

O halde sorun ne ?..

Bu adamların yarıdan fazlasını hoca getirmedi mi?..

Bu takım bir anda melekelerini mi kaybetti ?..

Bu çocuklar futbol oynamayı mı unuttu ?..

Değil…

Bence takımı sırtlayan 9 gollü Dino, kendini öyle üstün gördü ve öyle üstün gösterildi ki, takımın önüne geçti…

Efendi olamadı…

Olgun olamadı…

Ağırbaşlı olamadı…

“Benden sonra tufan” dedi…

Nitekim o sakatlandıktan sonra, takım puanı da unuttu…

Golleriyle, asistleriyle Benhur’u da coşturmuştu ama dedim ya, takımın 11 kişiden oluştuğunu o da, teknik heyet de, yönetim de unuttu…

Sonra Dino gidince, takım da puanı unuttu…

(1.sayfadaki haberimiz gibi)…

Devre arası transfer çalışmalarında yapılması gerekenler…

Lider bir savunma oyuncusu…

Mandjeck’e alternatif bir ön libero…

Benhur ile anlaşabilecek bir golcü…

Hatta iki golcü…

Golcüler de Dino gibi futbol olarak kaliteli, ama ondan daha karakterli olmalı…

Unutmayın, takım 11 kişiden oluşuyor ve dengeleri bozarsanız, böyle yaya kalırsınız…

Sahip çıkmak başka şey, mantıklı hareket etmek başka şeydir…

Mustafa Reşit Akçay, her zaman arkasında durduğum gibi, Türk futbolu için bir kazanç olmuştur…

Beyin olarak sağlam, ama fiziksel olarak hasta adamdır…

Engin Koyun, bana bile sert çıkma pahasına, hastayken hocaya sahip çıkmıştır…

Yine sahip çıkmaktadır…

Ama iki kez istifa eden bir adama artık ‘Kal’ demek, belki delikanlılıktır, ama mantıklılık değildir… Hem takıma hem de adama yazık etmektir…

İki iyi niyetli insanın bu duygusal görüntüsü, beni de üzmektedir ama, takımın durumu onların hepsinin üzerindedir…

Başkan Engin Koyun büyük bir inşaat firmasının sahibidir…

500 adam yönetmektedir…

Onlar içerisinde ‘Ben gidiyorum’ diyene; allame-i cihan olsa, ‘kal’ der mi ?..

İşte Kocaelispor’un başkanlığı da böyle bir zihniyet gerektirir…

Bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan ‘Ben ülkeyi şirket gibi yöneteceğim’ derken, anlatmak istediği buydu zaten…

Devlet de duygusallıkla yönetilmez…

Devletin duyguları değil, çıkarları vardır…

Şirketlerin de öyle…

Kocaelispor’un da öyle…

Çıkacağımız yer Süper Lig’dir…

Başarılı olursanız, bir sonraki sene belki de Paris St.Germain, Bayern München, Barcelona, Real Madrid ile fikstür gereği buluşabilirsiniz…

Bunları da hesaplamak zorundasınız…

Sefa Sirmen bu takıma Maradona’yı getirmek istedi, transfer teklifinde bulundu, ev bile tuttu…

Saffet Sancaklı, Taner Gülleri, Sinan rekorlar kırarak gol kralı olurken, hiç burunları büyümedi…

Kıçı kırık bir Dino’nun bu yaptıklarını ve yaptıranları, ömrü billah unutmayacağım…

Hepsi bir kenarda yazılı…

Kraldan çok kralcı olanları bu kent unutmaz…

Dino gider ama siz burada kalacaksınız…

Sahi:

Dino, biz Menemen maçını oynarken neredeydi acaba ?..

Bırakın stadı, TV’den bile izlemedi…

Bu adam Messi olsa vız gelir tırıs gider…

Maça bak maça: Gebze-Gölcükspor

Neredeeeeeen nereye ?..

80’li yılların ikinci yarısı…

3.Lig heyecanı yeni yaşanmaya başlamış…

Bizim takımlarımız hazır…

Gölcükspor…

Kağıtspor…

Gebzespor…

Darıca G.B…

Rahmetli Şakir Şükrü Erdöl ve Yunus Kahraman ile ben Gebze ve Darıca mıntıkasına bakıyoruz…

Çömeziz…

Gebze’ye gitmek kolay…

Mobil’de inersin, yukarıya doğru yürürsün…

Yazı Stadı…

Şimdiki Alaettin Kurt Stadı’na…

Bizim Tütünçiftlikli Asım Uğur hocadır…

Kaptan Orhan, Adem, kaleci Laz Osman, rahmetli kaptan taksici Tamer…

Rahmetli Bülent Atasayan, Alaettin Kurt, Salim Durulmuş yöneticidir…

Seni ağırlarlar krallar gibi…

Sonra Darıca’ya gidersin…

Oraya gitmek meşakkatlidir…

Minibüs seni Darıca sapağında indirir…

Köprünün altına inersin, Darıca minibüsünü beklersin…

Darıca mezarlığında inersin, oradan da stada yürürsün…

Toprak Darıca Stadı’na varırsın…

Başkan ve Belediye Başkanı Zeki Bozkurt’tur…

Güvenç Kurtar, Bilbay, Erdoğan, Tarkan Kamil, Veli, Nihat Köksal ile havalıdır Darıca…

Bir yıl sonra Gölcükspor’u da eklerler görev listene…

Kaleci Mehmet, Pejo Recep, kaptan Yusuf Uzuner, Fevzi, İlker Yağcıoğlu, Metin Peken, Engin Korukır futbol oynamaktadır…

Nazif Kobak, titrek Erdem, Süha Erbirsin hoca, Remzi Demirer genel kaptandır…

Zekeriya Savaş belediye ve kulüp başkanıdır…

Her ilçemizde ANAP rüzgarı esmektedir…

Ardından futbolu bıraktığım yer olan Kağıtspor…

Müessese takımı…

Yaşar Kıyar, Totem Yaşar, kaleci Birol, İskender, İsmail Yılmaz, Aydın Günaydın, Osman Yavuz, kınalı, birçok isim oradadır…

Adamların masörleri bile popülerdir (Permatik Mustafa Vatansever)…

Bunlar efsanedir…

Onlarla Anadolu’nun dört bir yanına gitmişimdir…

Gebzespor ile Gölcükspor derbi oynadılar pazar günü…

Eski Yazı Stadı, şimdiki Gebze Alaettin Kurt Stadı’nda…

Bunlar o zamanki 2.Lig (Şimdiki 1.Lig’de) oynamış takımlar…

Kader onları amatörde buluşturuyor…

Deplasmanlı, bölgesel ama sonuçta amatör…

Neredeeeeeeeen nereye derler ya…

O hesap…

Ben onlarla gurur duyuyorum, ama onları bu hale getirenlerle utanıyorum…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?