Eray Atalı vicdanlara seslendi, tabii vicdanları varsa: “Sporcu eşimi bilerek sakatladılar”…

Haftaya hareketli başladık…

Sosyal medyada gezinirken (sörf yaparken), bizim buz hokeyi antrenörümüz (Eski rekortmen milli buz sporcumuz) Eray Atalı’nın isyanına tanık oldum. Önce paylaşımını okuyalım…

***

“Buz hokeyi takımı antrenörü Eray Atalı, hem sporcusu hem de eşi olan Elif Beyza’nın maç sırasında orantısız güç kullanılarak, bilerek sakatlandığını söyledi, isyan etti. Kentimizin önemli antrenörlerinden eski milli buz hokeyi sporcumuz Atalı, eşi ve sporcusu olan Elif Beyza’nın yaklaşık 8 ay sahalardan uzak kalmasına neden olan sakatlığı sonrasında ateş püskürdü. Atalı, vicdanlara seslendi. Açıklamasında “Sporcum ve değerli eşim Elif Beyza hanımın sakatlanarak ameliyat olması ve 6 ile 8 ay süreyle sahalardan uzak kalacağı pozisyonun şiddetinin yavaşlatılmış halini yayınlıyorum. Pak (buz hokeyi topu) dahi yokken, üzerine şiddetle yüklenerek, kasıtlı olarak sakatlamaya yönelik yapılan bu hareketten dolayı küçük bir oturma cezası dahi verilmemiştir. Antrenörü ya da idarecisi tarafından gönderilerek, kasıtlı bir şekilde sakatlamaya yönelik yapılan bu saldırıyı kınıyor, konuyu vicdanlara havale ediyorum. Tüm kadın sporcularımızı sporcu sağlığı için vücut şarjı (body-check) yapmamalarını hatırlatır, tüm sporcu kardeşlerimize sağlıklı bir sezon dilerim.”

***

Kadına şiddet derken, kadından kadına şiddeti de gördük sonunda…

Bu olayın mahkemeye taşınması taraftarıyım…

Görüntüler ortada…

Sizler de izleyebilirsiniz…

Eray Atalı’nın sayfasında mevcut…

Her şey açık ve seçik görülüyor…

Kadınların böylesine şiddete maruz kaldığı ülkemizde bu görüntü, psikopat katilleri daha da cesaretlendirir…

O kadın mutlaka cezalandırılmalı…

Kamuoyu önünde hesap vermeli…

Eray Atalı’yı destekliyorum…

Bunu yapan sporcunun vicdanına tükürüyorum…

Açın bakalım kesenin ağzını… Nasılsa, kapan kaçıyor…

Üzgünüm ama, 2008’deki 1.Lig macerasını yeniden yaşıyoruz…

Süper Lig’e çıkabilmek için çılgınca yapılan harcamalar sürüyor…

Hani “Ders alınsaydı, hiç tekerrür eder miydi tarih ?..”

 Misali…

Yine çılgınca paralar harcanıyor…

Yine tutarsız sözleşmeler var…

Yine elini kolunu sallaya sallaya isteyen geliyor, isteyen gidiyor…

Yolgeçen hanı olmuş kulüp…

Biri 6 milyon liradan söz ediyor, oysa 180 dakika oynayabilmiş…

Fatih Akyel olayı gibi…

Biri 3.5 milyon istiyor, maçı TV’den bile izlemiyor, sakatım diye ülkesinde geziyor…

130 bin avroya serbest kalabiliyor…

Hoca, boş mukaveleye imza atıyor, ama ‘Tamamen duygusal olarak’ istifa ediyor, istifası kabul edilmiyor, yönetimin göndermesini bekliyor…

Allah’ım bunlar nasıl ilişkiler ?..

Korkarım, Engin Koyun gidince, Tahir başkan da sırtını dönerse, 2010’a döneriz…

O zaman kulübün kilidini açacak bir Orhan Görsen de bulamayız…

“Tarih tekerrürden ibarettir” diyenler yine haklı çıktı…

Özhan Kurt ile muhabbet ettik…

Hakemler derneği başkanımız (Tam adı TFFHGD) avukat Özhan Kurt ile sohbet ettik. Dertleştik. Ben söyledim o dinledi… Sabırla… Mesleğinin verdiği basiretle… Hiç kızmadı bana… ağabeyini, eski bir hakem hocasını idare etti… Rahmetli babamı (İsmail Yağcıoğlu-ö.2003) hafta sonları hiç olmazsa maçlarda görebilmek için 5 yaşında girdiğim hakemlik camiasında çok şeyler yaşadım ve bir çok birimde görevler aldım…

Hakemlikten önce lokalde görevlilik (Hatta Acısu’daki binamızı yangıdan kurtarmıştım… Ölümü göze alarak… Hâlâ akciğerlerimde o dumandan izler var…)

Melih Alevcan, Nazım Utku, Basri Noyan, İsmail Yaltrak, İsmail Gültekin, Nesip Özoğul…

Bu isimleri tam 3’e katlarım…

Bunlar vefat edenler…

Dernekte patlayan silahlar, güzel anılar, yangınlar, düğünler dernekler, balolar…

Anlatacağım öyle anılarım var ki…

Belki bir gün hakem kardeşlerimle bir araya geliriz de bunları konuşuruz…

Genç yaşta yitirdiğim, Uğur Uludağ hocamın da benim de eski arkadaşım ve başarılı hakem ve gözlemcimiz rahmetli Tufan Noyin (Noyan) hocamı da buradan anıyorum…

Onun için bu camiadan gelen şeyler beni çok yaralar…

Özhan hocamı, başkanımı selamladım ve içimdeki sitemim de geçti gitti…

Çünkü 1985’te resmen kurulan derneğimiz hepimizden üstündür, başkanı da…

Liyakat budur…

GÜNÜN TARİHİ:

(1 Ocak 2000)

Fatih Terim’in, Kocaelispor telaşı !.

 Devre arası tatilini bitiren Galatasaray yarın Florya'da toplanıyor. İkinci yarı hazırlıklarına başlayacak olan sarı-kırmızılılarda sakatların bir bir iyileşmeye başlaması, Kocaelispor maçı öncesi teknik direktör Fatih Terim'in yüzünü güldürüyor. Özellikle Hagi ve Hasan Şaş'ın durumlarındaki gözle görülür iyileşme Terim'i mutlu ederken, K.Hakan'dan gelen son haberle de sevinç zirveye çıktı. "6-7 ay oynayamaz" denilen K.Hakan'ın Şubat ayında takımla çalışmalara başlayacağı açıklandı. Sakatlardan sadece Ahmet ve Emrah'ın durumlarında problem olduğu ancak Ahmet'in de ligin ilk maçındaki Kocaelispor karşılaşmasına yetişeceği belirtildi.

GÜNÜN FOTOĞRAFI:

-Uçtu uçtu, Emre Çolak Başakşehir’e uçtu…

KARİKATÜR

GÜNÜN SÖZÜ:

GÜNÜN FIKRASI:

Acı ama, gerçek…

Boks maçı hayli heyecanlı geçiyordu. İki boksör ringde kıyasıya dövüşüyorlardı. Ama birinin durumu pek kötüydü. Yumrukları havayı dövüyor, bir teki bile rakibine değmiyordu. Raund arasında menajerine sordu:
- Maçı almam için bir şansım var mı?
Menajeri bir yandan terini kurularken diğer taraftan:
- Elbette var, diye cevap verdi. Etrafındaki havayı dönmeye devam et. Böylelikle rakibini zatürreden öldürebilirsin.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Hakan Yağcıoğlu - Mesaj Gönder



Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?