Bit Artık 2022

Sosyal medyanın en sevilen geyik muhabbetlerinden birisidir “bit artık” diyerek içinde bulunulan yıla söylenmek. 2022 yılına girdiğimiz ilk dakikalarda elektriğe, doğalgaza, benzine ve mazota öylesine büyük zamlar bir gece yarısı ansızın geldi ki herkes bir anda “bit artık 2022” ruh haline büründü. Yeni yıl sağlık, mutluluk, güzellik, bolluk bereket, huzur getireceğine daha ilk dakikadan çok büyük zamlar getirdi. Asgari ücret yükseldi diye sevinenler, asgari ücretin yüksek olmasının ekonominin en önemli meselesi olduğunu düşünen fosil zihinli aklı evveller şimdi halay çekebilirler. Keyifle izlemek isterim.

Aslında bu zamlar beklenmeyen şeyler değildi. Merkez Bankasının açıkladığı verilere göre piyasaya müdahale için satılan dövizlerin aslında bir yalancı bahar oluşturduğu, dövizin zirveyi gördüğü noktaların aslında çok olağandışı yükselişler değil de eşyanın tabiatı gereğince ulaştığı seviyeler olduğu ortaya çıktı. Yani ekonomik gidişattaki toparlanma geçici bir süreçti, zaten o yalancı bahar da gün be gün çiçeklerini soldurup ayazı vurdurmaya başlıyor. Yalancı bahar öncesi sert çalkantılı süreçte iktidarın dövizi frensiz bırakacağını açıklaması elbette o seviyelere normalde ulaşacağından çok daha hızlı ulaşmasını sağladı ancak o seviyeleri bu sene sonunda arayacağız gibi de görünüyor.

Zira döviz kuruna enflasyonun yansıması diye bir matematiksel gerçek var. Enflasyon da döviz kuruna yansıyor ve burada bir kısır döngü oluşuyor. Aradaki fark dövizin artışının enflasyona yansıması bizim gibi ithalata bağımlı memleketlerde çok hızlı oluyor. Enflasyonun döviz kuruna yansımasıysa bir senelik bir süreçte oluşuyor. Tüm ekonomik verilerden bağımsız sadece enflasyonun döviz kuruna yapacağı yansımayı(TÜİK rakamının değil elbette, halkın temel giderleri üzerinde oluşan enflasyonun)yani 2023 yılını karşılarken dövizin en düşük olabileceği seviyeleri basit iki matematik işlemiyle hesaplamamız mümkün.

Yatırım Tavsiyesi Değildir

Bu cümleyi hemen her ekonomi konuşan kişiden hukuki gerekçelerle duyuyorsunuz ancak elbette inandığınız güvendiğiniz bir insansa mutlaka söylediklerinin bir kısmını da kendisi “yatırım tavsiyesi değildir” dese de yatırım tavsiyesi olarak alıyorsunuz. Zira bizim ülkemizde küçük yatırımcı dediğimiz geniş kitlelerin ellerindeki paralar gerçekten bireysel bazda çok küçük rakamlar ve insanlar buradan bir de finansal danışmanlık için pay ayırmak istemiyor.

Bankaların yöneticisi belli olan kısa ve uzun vadeli fon araçları var ancak genel itibariyle memleketimizde her bir insan dünyaya borçlu olarak geldiği ve bu yatırıma dişinden tırnağından ayırdığı üç kuruş beş kuruşu hayata karşı bir güvence olarak gördüğü için bu tip araçlardan uzak duruyor. Bankacılık sistemimizin geçmişindeki kara lekeler de insanlarda bir güvensizlik oluşturuyor. Altın ve döviz bu sebeple hem erişimi kolay hem de eline alıp evinde bir yere gizleyebildiği için insanlara daha güvenli geliyor. Bu sosyolojik bir vakadır ve bununla mücadele etmek akıntıya kürek çekmektir.

Ekonomimizi kurtaracağı iddia edilen yeni dövize endeksli mevduat hesaplarının hitap ettiği kitle elindeki çok büyük serveti farklı araçlarda değerlendiren büyük oyunculardır. “Bu sene 20 milyon TL mevduat tutayım, 4 milyon Dolara dokunmayayım, borsada da şu seviyelerden çıkar o parayla da Euro alırım” gibi eğlenceli ve keyifli tercihleri olan insanlara yöneliktir.

Zira bu hesapların kurallarına baktığımız zaman elindeki dövizin TL karşılığının olası bir döviz sıçramasında tam anlamıyla korunmasını isteyen kişi elindeki parayı bankaya götürecek ve ona bir koca sene boyunca dokunamayacak. Bunu küçük yatırımcının tercih etmesi imkansızdır. Elindeki üç bin beş bin dolarını ya da otuz tane gram altınını gidip bir seneliğine bankaya bağlamak o insan için rasyonel bir tercih değildir. Gerektiğinde elli dolar bozamayacaksa, bir gramı bozamayacaksa; küçük yatırımcı için bu hesaplar ne yazık ki yok hükmündedir.

Bu çerçevede rasyonel bir irdelemeyle baktığımız zaman da son iki aydır yaşadıklarımızın tümünün aslında “zenginin malı züğürdün çenesini yorar” olduğunu anlıyoruz. Ha tabi bir de bu sistemde zenginin Allah korusun kurdan ötürü zararı olursa biz züğürtler biraz da cebimizden yoruluyoruz.

2023’e girdiğimiz gece yarısı elektriğe, doğalgaza, benzine, mazota, lpgye, vergilere, harçlara güzelce bir %200 zam daha yeriz, mevduatını TL’ye geçiren zengin süper kahramanlarımızı biz gariban sıradan züğürtler kurtarırız.Bu durumda kim süper kim kahraman orasını da artık 2022 boyunca düşünelim, belki bir netice buluruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?