Bu ne bilimsizliktir?

Yazının başlığı ülkemizin çok değerli karikatüristlerinden Umut Sarıkaya’nın kült olmuş bir karikatüründe yer alan ve artık sloganlaşmış bir replikten alıntıdır.

**

Kovid salgını son ortaya çıkan varyantla birlikte bu işin başından beri ulaşılmamış seviyede hasta sayılarına tüm dünyada ulaşıyor. Gelişmiş ekonomiler olabildiğince sıkı önlemler almaya yeniden başladılar. Ancak bizim gibi ülkelerde bir tur daha yoğun kapanmaları taşıyacak ekonomik şartlar olmadığı için çok sıkıntılı bir sürece doğru koşar adım gidiyoruz ama bir şekilde aşılama konusunda yol kat ettiğimiz için durumumuz bizim klasmandaki ülkelere göre iyi. Pandeminin ilk döneminde ülkenin en popüler ismi olan Sağlık Bakanı sürekli tedbir açıklamaları yapıyor ancak bu açıklamaları eskisi kadar dikkate alınmıyor.

İnsanoğlunun değişen şartlara adapte olma becerisi doğadaki tüm canlılar içerisinde en yüksek seviyede. Maske ve aşı karşıtı manyakları bir kenara koyarsak; artık insanlar maskeyle sosyal alanlara çıkmaya oldukça alıştılar. Bu alışkanlık eş zamanlı olarak bir kanıksamayı da beraberinde getiriyor ve genel tedbirlere dikkat etme noktasında rehavete de sebep oluyor.

Salgının ilk döneminde karşımızdaki virüsün ne olduğunu, nasıl bulaştığını ve nelere sebep olduğunu çok iyi bilmediğimiz süreçteki gereğinden yüksek seviyedeki gerginliğin sürmesini elbette beklememek lazım. Nihayetinde virüsün ne şekilde, ne tür ortamlarda bulaştığını ve hastalığın da nasıl seyrettiğini artık biliyoruz. Öte yandan aşılı insanlarda hastalığı ağır geçirme ve ölüm oranları da yok denecek seviyeye geldi.

Bazı yabancı uzmanlar ortaya çıkan son varyant olan Omicron’un aslında hastalığın kendi kendine pandemiyi bitirmeye sebep olacak yönde bir evrimi şeklinde değerlendirilebileceğini söylüyorlar. Oldukça hızlı yayılan ancak gerek ağır hastalık geçirtme gerekse de öldürücülük seviyelerinde, kendisinden önceki varyantlara göre oldukça düşük bir etkiye sahip olması; bir yerde virüsün insanları aşılarmışçasına genel bir bağışıklığa ittiğini görebileceğimizi dile getiriyorlar. Ancak bu elbette bir teori, verilere ve gözlemlere dayansa da evrim mekanizmasının gerçekliği karşısında çok daha hızlı yayılan ve çok daha öldürücü bir varyantla da karşılaşma ihtimalimiz var.

MACRON’UN DİRAYETİ

Gerek karakter gerek kapasite gerekse de genel politik tutumları gereğince pek matah bir insan olmamakla beraber Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un geçtiğimiz hafta salgının gidişatıyla ilgili yaptığı açıklamalarında “aşısızlara hayatı dar edeceğim” minvalindeki sözleri her ne kadar biraz despotça görünse de benim kanaatim devleti yönetenlerin göstermesi gereken bir dirayet olduğu yönünde. Bu tutum kendisine belki bir seçim mağlubiyetine sebep olacak ama doğru bildiğinden geri adım atmaması gerçekten takdire şayan.

Halk sağlığını ilgilendiren bir konuda ellerinde hiçbir bilimsel gerekçe olmayan ve hem sığ, hem popülist, hem de zırcahil görüşleriyle her şeyi bildiğini sanan komplocu delilere meydanı bırakmamak adına doğru bir tutum.

Aşılarla ilgili bin tane araştırmanın içinden bir tanesinin içindeki küçücük bir paragrafı alıp “aşılar zararlıdır” diye onun üzerine safsatalarla söylemler inşa eden bilim karşıtlarına dünyanın dar edilmesi gerekiyor. Dünya düzdür diyenlere, aşılarla bizi öldürecekler diyenlere ifade özgürlüğü tanınamaz. Bunlar Nazilere yapılan muameleyle yaklaşılması gereken sapık düşüncelerdir.

AŞISIZLARIN SALGINI

İnaktif aşıların her ne kadar koruyuculuklarının yeni varyantlarla birlikte düşmesi durumu ortada olsa da nihayetinde bu aşıları olanların da hiç aşı olmayanlara göre salgına karşı korunma oranları elbette daha yüksek. Ancak şunu artık gördük ki mRNA teknolojisiyle geliştirilmiş aşılar gelecekte en birincil tercih olarak hemen her hastalıkta kullanılacak. Ortaya çıkan yeni varyantların hepsinde yeterli korumayı en fazla bir hatırlatma dozuyla sağlayabilen bu yeni tip aşılara karşı geliştirilen manyakça argümanların da hepsi tarihin çöp sepetine iki sene gibi bir sürede gitmiştir.

Şu anda Kovid sebebiyle ölenlerin tüm dünyada %95’ten fazlası aşısızlardan oluşuyor. Yoğun bakıma aşısızlar düşüyor, oradan kurtulamayanlar yine aşısızlar oluyor. Tüm bu veriler ortadayken kerameti kendinden menkul medya maymunlarının halen daha “salgını bitirmek için Bill Gates’i tutuklayalım” tarzında “Sıfır IQ” lafları edebiliyor olmaları örgütlü cehaletin insanlık için ne derece büyük bir tehlike olduğunu bizlere gösteriyor.

Bu propagandaların başladığı günlerde söylenenlere göre “2021 yılı sonbaharında mRNA aşısı olan herkes ölecekti”. Maşallah turp gibiyiz. Zaten Bill Gates de öylesine salak bir adamdı ki kendisinin sözünü dinlediği varsayılan ve mRNA aşısı olanları öldürecek ve kendisine kesinlikle karşı çıkan ve aşı olmayanların yaşadığı bir dünya ortaya çıkarıp onu yönetecekti öyle mi? Bill Gates ve onun gibi kişilerin “Bizi destekleyebilecek olan ve sözümüzü dinleyecek olanlar ölsün, sadece düşmanlarımız kalsın” diyebilecek kadar salak bir adam olmadığını biz biliyoruz ama gerçek salaklar bunu elbette düşünemiyorlar.

Dünyanın her yerinde peyda olan bu “büyük oyunu görme bağımlılarının” artık seslerinin kesilmesi ve ciddi anlamda bu fikirleri dolaşıma sokan ruh hastalarının ortadan kaldırılmaları gerekiyor. Bunun demokrasi ve insan haklarıyla bir alakası yoktur. Sosyal bilimlerin ortaya attığı kabuller ve kavramlar olan bu güzel hümanist görüşlerin bittiği bir yer olduğunu artık kabul etmeli ve buna göre yeniden bir insanlık sistemi oluşturmalıyız. Sosyal bilimlerin cici görüşleri ancak pozitif bilimler olan matematik, fizik, kimya, biyoloji, arkeoloji, jeoloji gibi temel bilimlerin ve doğa bilimlerinin başladığı yere kadar hüküm sürebilirler. Bu çizgiyi aştıkları anda kafaları ezilmelidir. Ortada matematiksel gerçekler varken karşısına geçip bu gerçeğe karşı propaganda yapanlar insanlığın düşmanlarıdır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Dogru - Sayın Yazar, soylediklerinizin hepsi dogru, ve batili ve Çin,Kore, Japonya vb gibi modern ulkelerde zaten tartisilmiyor. maalesef aci olan su ; muhendislik mezunlarının yarisi, sadece sosyal bilim mezunlarinin da %98 i , hakli olmaniz bir yana ne soylediginizi bile anlayacak seviyede degil. bu da ülkemizin trajedisi. bilimsel kanıta karşı ben böyle hissediyorum bana gore boyle diyebilen insanların eline dusmemeye calisalim..zor olsa da..

Yanıtla . 2Beğen . 0Beğenme 10 Ocak 12:24


Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?