Hayat… 

Hayat nedir! Ya da hayat neyi ifade eder! 

Hayat insan için bir uçurum ya da bir yokuştur…

Düz yolu yoktur…

Ya da vadisi… 

Çünkü öyle bir çizgidir ki hayat ne altına, nede üstüne yazı yazabiliriz. 

Hayatta birçok olumlu ya da olumsuz anlar ve olaylar yaşarız. Bazen isyan eder, bazen de şükreder ve deriz ki ‘Allah  beterinden korumuş...’ 

Hayat; bir bebeğin tebessümünden, bir yaşlının bastonuna bağlılığından, bir çiçeğin can suyundan ve evladının mezarı başındaki bir annenin gözyaşından anlaşılır… Bazen masumca, bazen mahsunca, bazen sıkıntılı, bazen de tebessümle yürüyen uzun ve ince bir yoldur…  

Hayat; kimileri için  varlık içinde, kimileri için de  yokluk  içinde zahmetli ve yorgun, huzurlu ya da huzursuz geçen bir ömürdür. 

**

Hayatla olan bağlılığımız, bedenin cana, canın nefese, eğrinin doğruya, kulun duaya ve sevginin yüreğe dokunuşu kadar değerli ve önemli bir hazinedir. 

Geceleri yıldızların ışıltısı gibi parlayan nedensiz bir hayat. Yakamozların parıltısı gibi anlık heveslerin esiri bir hayat. Gizemlerin dünya nimeti sayıldığı anlamsız bir hayat. Yasak bölgede tehlike sinyalleri ile ürperen yalnızlığa mahkûm bir hayat... 

İşte böyle bir şey hayat! Ve insan! 

Kimi zaman arzuların, isteklerin ve heveslerin kölesi, kimi zaman şeytanın yoldaşı, kimi zaman da gerçek huzurun   mutlusu  olmuştur insan… 

**

İnsan diyorum… Çünkü insandır hayatın vesilelerinden, varoluş nedenlerinden biri… Hayat düz ve güzel bir yol olarak ilk nefes ile insanlığa bir nimet hediyesidir. Bir nefes dünyanın en değerli hazinelerinden çok daha değerli bir ihsandır. Ama bizler insanız ya!” Her şeye hakkımız var! “Deyip harcıyoruz bu hayat yolunun bileti olan nefesimizi… Nasıl olsa bugün geçti, yarında Allah kerim deyip hayat yoluna vuruyoruz balyozu. Yokuşlarını düze, iniş çıkışlarını da kadere mal edip ak kaşık misali yaşıyoruz hayatı… 

Her sarsıntının ardından yüreklerin   ağır sarsıntılar yaşadığı, kader denen yolun anlamsız yolcusu olduğunu düşünen ve ellerini göğe açarak, yüreğinde yaşattıklarıyla  yola çıkıp ifade aracı dili ile söze ve gözünden akan birkaç damla gözyaşı ile harmanlayıp dualara  sığınan insan… Rahatı gördüğü an mayın tarlasını tercih eden bir insan. Duanın nasibi ile hayatın cazibesini bağdaştıramayan bir insan ve o insanın sitemkâr yoldaşı hayat… 

Bizler zorlukların yaşanması ile rahatı, acıların yıkımları ile mutlulukları ve uçurumların varlığı ile vadilerin değerini en iyi şekilde anlamaya çalışıyoruz. Ve bu yolda mesai harcıyoruz… Hatalarımızdan ders çıkarıp,  dualar  edip gül bahçesinde yaşamaya aday oluyoruz… 

**

Şimdi burada  durup bir düşünelim.  Kimler hayatımıza anlam katıyor ya da anlamını yok ediyor. Kimler yaşama hakkımıza  güzellikler, kimler  ne surette olumsuzluklar katıyor?... 

Dilerim  Tanrım hepimizi,  yolda kalmışa yol gösterebilen, bunalıma girmişe huzur  verebilen, yolunu kaybetmişe  rehber olabilen  ve en değerlisi; insan olabilmeyi nasip etsin… 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?