Bir hastane macerası!..

Geçenlerde, bir nedenle bir Devlet Hastanesi’ne düştü yolum.

Randevu alarak gitmiştim.

Öğleden sonra 13.30 için randevu belirlenmişti.

Hastane koridorları derman arayan hastalarla doluydu.

Hastaydı insanlar, dertliydi.

Muayene olacağım doktorun odasının önü hayli kalabalıktı.

Kapı üstündeki ekrana baktım, kırmızı harflerle ilk sırada yer aldığımı gördüm. Adımın ilk iki harfi ile soyadımın ilk iki harfi yazılmış ve karşısına “65 yaş üstü” notu düşülmüştü.

Ekranın altında “Hamile, engelli ve 65 yaş üstünün öncelikli olarak muayeneye alınacakları belirtiliyordu.

Ben yaş avantajıyla değil, “randevu” alarak başvurmuştum.

Ancak, yaklaşık 45 dakika kapıda bekledikten sonra doktorumla karşılaşabildim!

Vatandaş dertli, kaygılı ve aceleciydi!

Kimileri, Noter işlemi için gerekli olan “Hukuki Ehliyet Raporu” için gelmişti!

Yalnızca benim muayene olacağım doktorun değil, hemen bütün doktorların muayene odalarının önü insan kaynıyordu.

Sonunda, geç de olsa ismim yazıldı, odaya girdim, kısa süreli bir soru-yanıt sonrası, tam teşhis için gerekli “ön tetkiklerin” yapılması için yazılan fişi alıp kan vermeye gittim.

Kan verdikten sonra; “şimdi gidebilirsiniz, MR çekimi için size randevu gün ve saatiniz cep telefonunuzdan bildirilecek” dediler ve hastaneden ayrıldım.

Eve dönerken yol boyunca düşündüm;

Hastanelerimiz neden bu kadar kalabalık?

Neden insanlarımızın sağlık sorunları bu kadar çok?

Doktorlarımız kısa süreli muayenelerle nasıl oluyor da dertlere çözüm bulabiliyorlar? Ya da çözüm buluyorlar mı?

Bir uzundan öteki ucuna neredeyse araçla gidilecek, büyük ve çok katlı modern “Şehir Hastaneleri” bu soruna çözüm getirmiyor mu?

Daha nice soru gelip geçti aklımdan.

Sonra, devlet hastanelerinde görev yapan, hemen her gün evine yorgun argın dönen bir doktor arkadaşımla sohbet ettim.

Özetle aldığım bilgiler şunlar;

Bu ülkede insanlarımız büyük ölçüde “sağlıklı ve dengeli beslenemiyorlar!” Bu ülkede “KARIN DOYURMAK” bile en büyük sorun!

KORUYUCU HEKİMLİK yani, hastalanmadan gerekli önlemleri almak, vatandaşı uyarmak, pek mümkün olmuyor. Örneğin; dişleri çürümekten kurtaramıyoruz!

İşsizlik ve düşük gelir sarmalındaki insanlarımız, özel hastanelere gidip teşhis ve tedavi olamıyorlar!

Şehir dışlarında MÜTEAHHİTLER tarafından yapılan “hasta ve teşhis garantili” Şehir Hastaneleri’ne normal bir vatandaşın ulaşımı bile büyük sorun!

İlaç bulmak bir başka sorun!

İşte, Anayasasında “Sosyal Devlet” olduğu yazan bir ülkede, bu ülkenin vatandaşlarına HİZMET ETMEK için işbaşına gelen ama işbaşına geldikten bir süre sonra “EFENDİ” olan, hatta vatandaşı bir “SÜRÜ” kendilerini de “ÇOBAN” olarak gören zihniyetin bu ülkeye getirdiği “SAĞLIKSIZ DÜZEN bu!

Bana ve bu sözlerime inanmıyorsanız; demek ki sizin yolunuz bir Devlet Hastanesi’ne hiç düşmemiş!

Hani, “Önce sağlık” deriz ya, bana kalırsa “ÖNCE İNSANLIK sonra da bir ülkeyi “İnsan haklarına saygı” ile yönetebilmek için “EHLİYET” ve “İNSANİ VİCDAN” gerekiyor!

Şuna inanıyorum;

Sağlık sorunları büyük olan bir ülkenin, “tedaviye muhtaç üyeleri” önce o ülkenin yöneticileridir!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mustafa Küpçü - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Ali Yahya Kahya - Mustafa Menderesi ipe gönderen tek parti faşizminin artıkları bugününün chp sidir sen de onlardan birisin

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 16 Ocak 14:35
02

Memleket - Dengeli beslenmekle çok yemek yemek arasında fark var.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 23:15
01

Hasan - Bende hekimim ama sizin arkadaşınıza katılmıyorum. Gerçekten çok siyaset kokan cevap vermiş. Türkiye'de hastanelerin kalabalık olmasının nedeni hastaneye gelen kişilerin hasta olması değil, hasta hissetmesi. Yani hastalık hastası. Benim polikliniğimde günde 60 hasta baktığım gün, branşımla ilgili ancak gerçek hasta olan kişi sayısı 3 tür.. Devlet imkanları çok genişlettiği için aynı kişi birgün de aynı branştan 3 hekime farklı branştan 5 hekime görülüyor. Bu dünyanın başka ülkesinde yok. Mesele bu... Ayrıca Dr arkadaşınıza söyleyin tıpta hastalıklar genelde çok yemekle alakalı olur... Az yiyen sağlıklı kalır...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 15 Ocak 15:29


Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?