Eğer bir emekli dede ekmek için ağlıyorsa…

Aç bir çocuğun, bu nedenle ağladığını görünce içimiz sızlar… Perişan oluruz.

Ya, ekmek kuyruğunda, titreyen dudaklarıyla, derinleşmiş yüz çizgileri arasından yanaklarına dökülen göz yaşlarıyla, yaşlı bir vatandaşın ağladığını görürsen… Ne hissedersiniz?.. Hele onun bir meczup değil de sağlıklı emekli bir vatandaş olduğunu öğrenirseniz…

Yürek dayanmaz” denir ya, izlediğim manzara karşısında, kelimelerin bazen ne kadar yetersiz olduğunu anlıyorum.

VATANDAŞLIK ŞABLOMU

Bu adamcağız doğduğundan bu yana, büyük olasılıkla devletine karşı olan tüm sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmiştir. Yaşamın çetin yollarında daha iyiye, güzele ulaşabilmek için savaşmıştır. Belki 3, belki de 2 yıl, tüm zamanını, ona “devletin ve milletin için öl” dendiğinde, gözünü kırpmadan can vermeye hazır bir asker olmak için harcamıştır. Yüreğini ortaya koymuş, hayatının baharında zamandan ve kariyer gelişmesinden büyük fedakarlıkta bulunup, askerlik görevini yerine getirmiştir.

Bir işe girip üretmiş, aile kurmuş, ülkeye layık evlatlar yetiştirmek için yine her türlü sıkıntılara katlanarak ömrünü tüketmiştir.

83 milyonun çoğu ferdini bu “vatandaşlık şablonu” içine koyun. Hiç yanlış yapmış olmazsınız. Çünkü güzel, verimli, herkesin kıskandığı olanaklara sahip güzel ülkemin durumunu, hiç

olmazsa son 30 - ­40 yılını şöyle bir gözden geçirin. Ondan sonra “haksızlık” yapıyorsun deyin.

Siyasetin çıkar şemsiyesi altına sığınanların dışında, yaşanan olumsuz şartlardan mutluluk duyan var mı? Yoksul mutlu mu? Mümkün mü aç karnını doyurmaktan aciz insanın mutlu olması?

YOKSUL BİR YANA, YA…

Haydi yoksulu kaderin cilvesi ile boğuşmuş…

Ya orta direk?

Ne olmuş orta direğe?

Öyle bir sınıf kaldı mı?

Ya bileğinin gücü, aklının keskinliğiyle, hak ederek, çalışıp üreterek zengin olmuş, onlarca, yüzlerce, binlerce insana ekmek kapısı açıp, ülkesine zenginlik, güç sağlamaya çalışmış, namuslu, girişimci insanlar…

Onlar mutlu mu?

Değişik ekonomik koşullar altında varlığını devam ettirmek, bu kalenin her an yıkılabileceği kuşkusu altında yaşamak, çalıştırdığı insanların sorumluluğu altında ezilip duran bunca iş insanına yapılanlar bir işkence değil mi?

Değişik nedenlerle mutsuz olanlar da var.

Muktedirin kayırıcılığı ile, haksız yere, hak hukuk çiğneyerek kazananlar, çok mu mutlu sanıyorsunuz?

Onlar daha beter durumda. İleride hesap verme korkusunun hiç kaybolmayan gölgesinin takibinde olanların, başlarını yastığa koyduğu an, rahat bir uyku çektiklerine inanmıyorum.

Gözlerinin ışığı aydınlığında baktıklarında, haksız ve eşitsiz bir sitemin sağladığı kazançlarıyla, bankalardaki dolarlarının çoğaldığını görenlerin, huzursuz olmamaları mümkün değil. Çünkü sağlam temeli olmayan tüm yapılar, yıkılmaya mahkumdur.

Ucuz ekmek kuyruğunda yorgun, bitik, tükenmiş, vefakar ve fedakar yaşlı insanların gözlerinden akan yaşlar, siyasi tarihimizin silinmeyen kara lekeleri olarak kalacaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Adnan Filiz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

04

Yetti Gari - Babasının pintiliği yüzünden tarikat evinde bunalıma girdiği için canına kıyan çocuğu acımadılar ekmek kuyruğunda ağlayan emekli amcaya mı acıyacak bu yüreği donmuş yandaşlar. En büyük milliyetçi yandaş bile bugün çıkıp arap sevici, Türk düşmanı cemaat ve tarikatları savundu.

"Enes Kara intiharı kolektif saldırı haline getirilmiştir. Tarikat ve cemaatler devletle rekabete meyletmedikten, devleti ele geçirme hatasına düşmedikten sonra hayatın olağan akışı içinde var olmaya devam edecekler." dedi.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Ocak 00:34
03

Sirintepeli - Buyukakin kimseyi aç ve soğukta bırakmayacak mis ulan herkes aç bunların haberi yok şöyle lan en son ne zaman antrikot yada bonfile bilemedin pirzola yedin şöyle lan.

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 16:41
01

Bülent - Kalemine sağlık Adnan bey

Biz anlatamıyoruz siz yazın belki anlarlar

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 14 Ocak 11:43
02

Yetti Gari - @Bülent 01 nolu yoruma cevabı: Anlamazlar anlamazlar. Fakir neye fakir? Çalmayı bilmediği için fakir dedi, diyorsunuz, yap-işlet-devret modeli ile yapılan, dövizle normalden çok fazla sayıda uçak yolcusu, geçen araç kalan öğrenci, yatan hasta garantisi ile yandaş mütehaitlere yaptırılan projeler hazineyi boşaltıyor diyorsunuz yinede anlamak istemeyen ya sabit fikirli, taş kalpli ve bir şekilde akpden nemalanan ya da kafası olan biteni basmayan o kadar çok insan var ki.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 07:48


Anket Asgari ücret zammından memnun musunuz?