Zorlamalı mı Zorlamamalı mı?

Gencecik bir yavrumuzun daha hayatından vazgeçmeyi tercih edişine yine yüreğimiz yanarak şahit olduk.

Hadise üzerine üniversitelerin yurt ihtiyacına cevap verme zorunluluğundan aile içi iletişim problemlerine, cemaat yurtlarının baskıcı tavrından gençlerin umutsuzluğuna kadar birçok yorum yapıldı, yazıldı.

Ben meselenin bu yönlerine girmeyeceğim.

Zira yeterince şeyin, hatta fazlasının söylendiğini düşünüyorum.

Sadece, gençlerin hayatlarından vazgeçecek kadar umutsuzluğa düşmelerinin ve bunda yetişkinler olarak payımızın, üzerinde her birimizi akl-ı selim ile düşünmeye davet ediyorum.

Ve bu mesele ile birlikte başka bir hususa dikkat çekmek istiyorum:

Dinde zorlama kime vardır?

Bir başka ifadeyle dinde Müslüman’a zorlama var mıdır?

Bu hususa dikkat çekmek istememin nedeni, dinde zorlama olmadığını belirten ayetin Müslüman olmayanlar için geçerli olduğunu, kimsenin Müslüman olmaya zorlanamayacağını ancak İslamiyet’i kabul ettikten sonra işlerin değiştiğini, Müslüman olarak yapması gerekenleri yapmadığı takdirde zorlanabileceğini düşünenlerin azımsanmayacak sayıda oluşudur.

Böyle düşünenlerin, dinden çıkanların öldürülmesi gerektiğine dair fıkıhtan, tarihten bazı örnekleri de delil getirdiğini görürsünüz.

Böyle düşünenlere göre insan dine girip girmemekte serbest ancak girdikten sonra çıkmakta serbest değildir.

Dine girip girmemekte serbest, ancak girdikten sonra ibadetlerini yerine getirmemekte serbest değildir.

Konunun, amelin imanın bir parçası kabul edilip edilemeyeceğine dair mezhepsel tartışmalar gibi farklı boyutları da mevcut.

Ancak bunların hiçbirine girmeyeceğim.

Sadece şu soruyu sorarak ilerleyeceğim:

Eğer dinde amellerin niyetlere göre değerlendirildiği tartışmasız bir hakikat ise, inanan bir kişi de olsa, ibadeti kendi rızası ve tercihi ile değil, dışarıdan gelen zorlama ile yaptığı takdirde o ibadet kim için yapılmıştır?

Allah’a yakın olma isteği ile değil, insanların zorlamasından korktuğu için ibadet eden kişinin yaptığı ibadetin samimiyetinden bahsedilebilir mi?

İbadet gibi Allah ile kul arasındaki özel ilişkiye bağlı olan ve tamamen Allah rızasına hasredilmesi gereken bir uygulamada samimiyet ortadan kalkarsa, böyle davranmaya mecbur bırakılan bir insanın salih bir insan olması beklenebilir mi?

Bunun adı “zorla” münafık yetiştirmek değil midir?

Öyledir.

Zira zorla kaldırıldığı için namazı abdestsiz kılıp, içinden “oh olsun, dediğini yine de yapmadım” diyerek kendisini namaza kaldırana ettiği gizli isyana sevinen bir çocuğun veya gencin olmaya zorlandığı şey dindar değil münafıktır.

Çünkü münafığın en önemli özelliklerinden biri “mış gibi” yapmasıdır.

“Mış gibi” yapmayı hayatına devam edebilmenin şartı olarak benimsemek zorunda kalmış bir bireyin sağlam bir şahsiyet oluşturmasından, sağlam bir şahsiyet oluşturamamış bir bireyin ise bırakın dindarlığı, çoğu zaman insanlığından bile bahsetmek mümkün değildir.

O nedenle unutulmamalıdır ki insanın seçim hakkını yok saymak, onun şahsiyetini yok saymak demektir. Şahsiyetini yok saydığınız bir insanın ise sağlıklı bir din algısı ve dindarlık bilinci oluşturmasını bekleyemezsiniz.

Ve yine bu nedenle kamu hakkını ihlal eden ihmaller veya yanlışlar dışında bireyin Allah’la şahsi ilişkisine dayanan hususlarda zorlama yapma hakkını kimse kendinde görmemelidir.

Tabii Allah’a değil, kula kul olacak bireyler yetişmesini istiyorsanız o başka…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Banu Gürer - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Ömer - Banu hnm siz dindeki zorlamayı LGS ye giren çocuğa zorla test çözdürmeye benzetmişsiniz.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 10:48
02

O.çakar. - Banu hocam çok teşekkür ediyorum.Makalelerinizi ilgiyle takip ediyorum.Çok önemli bir konuda görüş ve düşüncelerinizi yazmışsınız,tesbitlerinizin çok önemli olduğunu düşünüyorum.Tabiki bazıları rahatsız olabilir şahsi görüş ve düşüncelerinizden.Doğru söylemler her zaman rahatsızlık yaratır.

Yanıtla . 1Beğen . 2Beğenme 16 Ocak 17:20
01

Cenk Cemil - Banu hanım, Bence kişisel görüşünüzü yazacağınıza İslâm Müçtehdlerinin görüşlerini yazsaydınız daha doğru olurdu. Çünkü, İslâm'da kişisel görüş diye bir ey yoktur. Konular hakkında ayet vardır, ayet yoksa hadşs vardır, hadis de yoksa müçtehid ulemanın görüşleri (icma) ve kıyas vardır. Şahısların görüşleri ile dini bilgi oluşmaz-olmaz !

Yanıtla . 1Beğen . 3Beğenme 16 Ocak 15:55


Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?