Kodamanlar ve kocamanlar

Peşinen yazayım, konumuz soyadları “Kodaman” veya “Kocaman” olanlar değil.

Konumuz; huy, tutum, davranış, kişilik, makam ve sosyal statü yönünden “kodamanlar” ve “kocamanlar”.

Kodaman, kimdir?

Kocaman, kimdir?

Biliyorum, halk dilinde hep “kodaman” kullanılır, “kocaman” pek geçmez.

Ama ben bugün ve bundan sonra gerektiğinde yazacağım yazılarda, kişileri birbirine karıştırmamanız için, “kodamanları” ve “kocamanları” ayırıyorum.

Kodamanlar, “para” sahibi…

Kocamanlar, “makam” sahibi…

İsim vermeden “kodaman” yazarak birini tarif ediyorsam, bilin ki o kişi, zengin ve varlıklıdır.

Yine isim vereden “kocaman” yazarak bir kişiyi anlatıyorsam, o da “makam” sahibidir.

“Kocaman bir kişi”dir. 

Bundan böyle bu köşede, zenginlerin lakabı “kodaman”, makam sahiplerinin lakabı ise “kocaman”!

Önce birkaç söz

Önce “kodamanlara” ve “kocamanlara” genel bir çerçeve çizelim.

Her kentin, hatta her ilçenin “kodamanı” vardır, “kocamanı” vardır.

Bakın çevrenize, onları görürsünüz.

Her an, her ortamda karşınıza çıkarlar.

Bu arada belirteyim, bizim işini düzgün yapan, dürüst, kişilikli “kodamanlarla” ve “kocamanlarla” bir alıp veremediğimiz yok.

Bizim derdimiz, işinde ve özel hayatında “toplumun değerlerine ters düşen” davranışlar sergileyen, alavere dalavere işler çeviren, devlet malına el uzatan “kodamanlar” ve “kocamanlar”la.

Yani her zaman olduğu gibi gazetecilik görevini yerine getiriyoruz ve getirmeye devam edeceğiz.

Kodamanlar ve kocamanlar, çeşit çeşit, cins cins…

Her köyün, her mahallenin, her ilçenin, her şehrin “kodamanı” da vardır “kocamanı” da.

Siyasetteki, “kodamanlar” ve “kocamanlar”…

Sanayi ve ticaretteki, “kodamanlar” ve “kocamanlar”…

Sağlık sistemindeki, “kodamanlar” ve “kocamanlar”…

Eğitim sistemindeki, “kodamanlar” ve “kocamanlar”…

Spor sektöründeki, “kodamanlar” ve “kocamanlar”…

Yerel yönetimlerdeki, “kodaman” ve “kocamanlar”…

Aklınıza gelen her sektörde, her çalışma ortamında mutlaka “kodaman” da vardır, “kocaman” da…

Tek tip “kodaman” ve tek tip “kocaman” göremezsiniz.

Her birinin huyu suyu, karakteri, ahlak anlayışı farklıdır.

Peki, bir kişi hem “kodaman”, hem “kocaman” olabilir mi?

Neden olmasın?

Çok beceriklidir, üstün meziyetleri vardır…

Kodamanlığını kullanıp, “kocaman bir makam” da kapabilir.

Veya tersi…

“Kocaman bir makamda” otururken, kocamanlığını kullanıp “kodaman” da olabilir.

Olamaz diye bir şey yok.

Çok gördük, onlarca… 

Kodamanlarla kocamanların işbirliği

Kocamanlar, yani makam sahipleri,  “gürül gürül akan devlet suyunun” başındadır.

Kodamanlar, yani sermaye sahipleri ise, genelde “devlet suyunun hep kendi havuzlarına akmasını” isterler.

İşte bu, çok önemli bir noktadır.

Çoklukla bu noktada “kodamanlarla kocamanların işbirliği” yaptığını görürüz.

Al gülüm, ver gülüm!

Eskiden bu “al gülüm, ver gülüm” oyunu, bu derece sıklıkla ve açık oynanmazdı.

Ne olsa bir “utanma” vardı.      

“Allah korkusu” vardı.

“Yargı korkusu” vardı.

“Toplum baskısı” vardı.

Şimdi hiç biri kalmadı.

Dün “ayıp” olan, dün “suç” olan her şey, bugün normalleşti.

“Utanma duygusu”, yok oldu.

“Allah korkusu”, yok oldu.

Yargıyı takan zaten yok!

Alıyorlar veriyorlar, alan da memnun veren de…

Toplum da artık bu “alavere dalavereleri” kanıksadı.

“Demek bu işler böyle oluyormuş” demeye başladı.

Türkiye geneline bakın, bütün önemli inşaat ihalelerini aynı beş müteahhit alıyor.

Dönün kentimize bakın, iktidarın adeta “kadrolu müteahhidi” var, bütün ihaleler onun.

Bu da ülke ve kent genelinde “kodamanlarla kocamanların işbirliğini” göstermiyor mu?

“Temiz toplum” için mücadele

Sevgili okurlarım, “Böyle gelmiş, böyle gider” diye düşünemeyiz.

Böyle gelmiş olsa bile, böyle gitmemeli.

Yapılan yanlışlar, sadece yanlış yapanları değil, toplumdaki herkesi ilgilendirir.

Daha doğrusu, ilgilendirmeli.

Eğer bugün sessiz kalırsak, “üç maymunları” oynar, görmez duymaz konuşmazsak, gün gelir o “yanlış” bizi de bulur.

Acı çekeriz…

O gün değil, o yanlış bizi bulduğunda değil, bugün o yanlış başkalarına yapıldığında sesimizi çıkarmalıyız.

Yanlışlardan kendimizi ancak böyle koruyabiliriz.

Sizlerden; gördüğünüz yanlışları, vicdanınızın sesini dinleyerek, varsa belgeleriyle ve ayrıntılarıyla bize yazmanızı rica ediyorum.

Yazımın başında da belirttim, bizim düzgün, dürüst, namuslu “kodamanlarla” ve “kocamanlarla” herhangi bir alıp veremediğimiz yok.

Bizim amacımız, “temiz toplum” yaratma çabasına katkı sunmak. 

Bu nedenle de hedefimiz, işini düzgün yapmayan, alavere dalavere çeviren “kodamanlar” ve “kocamanlar”.

Desteğinizi bekliyoruz.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

kibarcik - mumın olan da allah cc korkusu ve sevgısı allahınlutfu keremıyle asla yok olmaz vselam

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 17 Ocak 17:08


Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?