İstanbul çocuğu

“Bu şehr-i Stanbul ki bi misl ü bahâdır
Bir sengine yek pâre acem mülkü fedadır…”
                                                                 Nedim

Ah İstanbul… Kaç şairin dizelerinden dinledik, kaç ressamın fırçasından izledik seni… Hayatımın en büyük aşkı, biricik sevgilim, memleketimsin. Büyük şair Yahya Kemal’in dediği gibi:
“Sana dün bir tepeden baktım aziz İstanbul!
Görmedim, gezmediğim, sevmediğim hiçbir yer.
Ömrüm oldukça, gömül tahtıma keyfince kurul!
Sade bir semtini sevmek bile bir ömre değer.
Nice revnaklı şehirler görülür dünyada,
Lakin efsunlu güzellikleri sensin yaratan.
Yaşamıştır derim, en hoş ve uzun rü’yada
Sende çok yıl yaşayan, sende ölen, sende yatan.”

Ya da Necip Fazıl’ın söylediği gibi:
“Ay ve güneş ezelden iki İstanbulludur.”

Bu kadar güzelsin edebi İstanbul’um.
Fausto Zonaro’nun fırçasıyla renklenen Kız Kulesi kadar zarif, Abdülmecid Efendi’nin resmettiği Sis tablosu kadar gizemlisin. Her sokağının başı başka bir macera, başka bir güzellik. Öyle ki, İstanbul çocuğu olmak büyük bir gurur benim için.

Adım atmaya başladığımdan beri geziyorum seni, ama hâlâ bitmedin. Bitemezsin ki… Sen sonsuz bir denizsin. Her sokaklarına adım atışımda kendimi yuvamda hissediyorum, sen koca bir evsin. Ey İstanbul, sen koca bir yurtsun bize. Sen olmadan biz olamayız, tamamlanamayız.

Ne zaman sensiz kalsam, çölde susuz kalmış bir gezgin gibi oluyorum. Ne zaman başka bir şehre gitsem hep sana benzemeye çalışıyor ey İstanbul. Ama beni kandıramazlar, ben İstanbul’un çocuğuyum, annemi iyi tanırım.

Annem, ailem, evim, güzel İstanbul’um… Senin her şeyin bambaşka. Bak, bir şiir daha duyar gibiyim. Gözlerim kapalı, seni ve şiirini dinliyorum.
“İstanbul’u dinliyorum, gözlerim kapalı;
Önce hafiften bir rüzgâr esiyor;
Yavaş yavaş sallanıyor
Yapraklar ağaçlarda
Uzaklarda, çok uzaklarda
Sucuların hiç durmayan çıngırakları…”

Geziyorum sokaklarında, yürüyorum. Etrafımda kediler, köpekler geziyor. Dost olmuş hepsi. Onlar bile bayılıyor sana yüce İstanbul, onlar bile sen olmadan yapamıyor. Sen olmasan martılar öksüz kalır, kumruların boyunları bükük kalır. Serçeler ağlar, sığırcıklar dans bile edemez. Senin göklerin bile bambaşka, evim İstanbul.

Kimmiş seni sevmeyen, senin hakkında kötü konuşan? Kimmiş annesine böylesine hakaret eden? Kimmiş güzeller güzeli diyara böyle söz söyleyen?

Ben İstanbul çocuğu; yurdum İstanbul, evim Boğaz’dır. Yatağım onun güzel dalgaları, yastığım balıklardır. Tüm gece yalıları izler dururum, bilirim, oralarda da İstanbul çocuklarının izleri mevcuttur.

Ey İstanbul, biz sana veda edemeyiz. Zira sana edilen vedalar, sevdiceğe edilenden daha ağır, daha acıdır. Sen bırakılamazsın, kimse gidemez senden.

Güzel İstanbul, kelimelere sığmayan İstanbul… Hayranınızım.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yağmur Uğuzluoğlu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

03

Gülöz Serin - İstanbul bu satırlarda bir başka güzel olmuş.Değerli şairlerimizden dizelerde İstanbul'u bir kez daha yaşarken kalemine sağlık genç kalem.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 26 Ocak 19:04
02

Darussafakali - Elleriniz dert gormesin, Istanbulu dinliyorum, gozlerim kapali. Bu kadar sevme hicbir Dunya

sehrinde yok. Gurbet bize ogretti, bu guzelligini ey Istanbul. Fatih Sultan Mehmet' in bizlere

en guzel hediyesi. Nerede olursak olalim, kalbimiz Istanbul ile atmakta.

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 25 Ocak 00:28


Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?