Yunanlıların Türk adalarında ne işi var?

Sevgili okurlarım, ülkemizde ilginç şeyler oluyor.

Bir taraftan ıvır zıvır konularda “Milli beka!” naraları atıyor, bize ait olmayan topraklarda çıkan her soruna “maydanoz” oluyoruz; diğer taraftan Ege’de “bize ait olan adalar” Yunanlılar tarafından bir bir işgal ediliyor sesimizi çıkarmıyoruz.

İşin ilginci, bu konuda “iktidar” da sessiz, “muhalefet” de…

Bir ikisi hariç ulusal medya ve sivil toplum örgütleri de sus pus.

Toplumun diğer dinamikleri de tepkisiz.

Ayağımızın altından bir şeyler kayıp gidiyor, adeta “hap yutmuşçasına” olup biteni aval aval seyrediyoruz.

Defalarca sordum, işte bugün bir kez daha soruyorum; Yunanlıların Türk adalarında ne işi var?

20 adamız işgal altında

İşgal edilen adalarımızla ilgili ilk yazımı tam 7 yıl önce 31 Ocak 2015’te, son yazımı ise 3 Mart 2021’de yazmıştım.

İlk yazımda 16 adamız işgal edilmiş durumdaydı, son yazımda işgal edilen adalarımızın sayısı 20’yi bulmuştu.

Geçen yıl şunları yazmıştım: 

“Son işgal haberi, yeni geldi…

Her zaman olduğu gibi, Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım duyurdu.

Yunanistan, Ege’deki 20’nci adamızı da işgal etmiş ve Muğla sınırları içinde bulunan adamızda Yunan ve Bizans bayrakları dalgalandırmaya başlamış.

İşgal edilen son adamızın adı, Limoniye…

Ümit Yalım, Limoniye Adası’nın işgalini “Yunan belgelerine” dayandırarak duyurdu.

Yunanistan’ın zaten gizlisi saklısı yok.

Asker çıkarıp adamızı işgal ediyor, kaymakam ve belediye başkanı atayarak yönetim kuruyor, bayrağını dikiyor, sonra da bunu genelkurmay başkanlığının sosyal medya hesabından gururla dünyaya ilan ediyor.

Ümit Yalım, Yunanistan’ın Limoniye Adası’nı işgalini şöyle duyurdu:

“Limoniye Adası’nın değişik yerlerinde hem Yunan hem Bizans bayrağı dalgalanıyor. Yunanistan, Rodos Adası’ndan Muğla Limoniye Adası’na günlük tekne turları düzenleyerek turist taşıyor. Yunanistan buraya ‘Alimia Adası’ diyor. Türkiye, Kardak kayalıklarına dikilen Yunan bayraklarını üç gün içinde indirirken, Limoniye Adası’na dikilen Yunan ve Bizans bayrakları 5 aydır dalgalanıyor. Yunanistan, yerleşime ve turizme açtığı bizim Limoniye Adası’na iki de kilise inşa etti. Şu anda 20 Türk adası ve 2 Türk kayalığı Yunan işgali altında. Adalar denizi, Yunan gölüne dönüştü. Türkiye, Anadolu kıyılarına hapsedildi…”

İşgal edilen son adamızla ile ilgili bilgiler böyle.”

7 yıl önce yazdıklarım

“Ümit Yalım, Emekli Kurmay Albay ve İnşaat Mühendisi.
Son görevi, Milli Savunma Bakanlığı Genel Sekreteri…
Önceki akşam kendisini Aydınlar Ocağı toplantısında dinledim. Daha önce bu konuda parça parça gazete haberleri okumuştum, birinci ağızdan bütününü dinlemek bir başka oldu.
2004-2009 arası, AKP iktidarının ilk yılları…
Yalım’ın “vatan toprağı” dediği yerler, Ege Denizi’ndeki 16 ada ve 1 kayalık.
Yunanistan, buraları önce işgal, sonra da ilhak etmiş.
Şimdi bu adalarda Yunan Bayrağı dalgalanıyor.
16 Türk adası ile 1 kayalığın isimleri şöyle:
Muğla sınırları içinde kalan adalar: Sakarcalar, Keçi, Kalolimnoz, Ardacık, Koçbaba.
Aydın sınırları içinde kalan adalar: Bulamaç, Nergizcik, Eşek, Hurşit, Fornoz.
İzmir sınırları içinde kalan ada ve kayalık: Koyun Adası, Venedik Kayalıkları.
Türkiye karasularında bulunan adalar: Gavdos, Gaidhouronisi, Koufonisi, Dhia, Dionisades.
Bu adaları, “kıytırık kara parçaları” olarak kabul etmeyin!
Her biri Büyükada kadar, Kaş’ın önündeki Meis kadar…
Sözü, Ümit Yalım’a bırakmadan önce şunu belirteyim. Yunanistan tarafından işgal edilmeden önce bu Türk adaları “sit alanı” kapsamındaymış.
Bu nedenle bırakın bu adalara yerleşmeyi, adalara günübirlik seyahat etmek bile yasakmış.
Yunanistan buraları bir güzel işgal etmiş, askerini yerleştirmiş, bayrağını dikmiş, arzu eden Yunanlıları da bu adalara yerleştirerek yaşam başlatmış.
Yunanistan Genel Kurmay Başkanlığı, bu adaların nasıl işgal edildiğini, Yunan askerlerinin adalara nasıl yerleştirildiğini internet sitesinde övüne övüne anlatıyor…
Anlayacağınız, işin gizlisi saklısı yok!
Şimdi resmiyette Türk toprağı görünen bu adalara ancak pasaportla girilebiliyor.
Hani son yılların dillerden düşmeyen “eşbaşkanlık” safsatası var ya, şimdi Ege’de resmen olmasa da fiilen “eşbaşkanlık” uygulanıyor.
Yani?
Yani, Muğla’da Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin belediye başkanı ve valisi görev yapıyor, Muğla sınırları içinde bulunan işgal altındaki Türk adalarında ise Yunanistan Devleti’nin belediye başkanı ve valisi var.
İşte Ümit Yalım’ın söyledikleri!
*”16 ada ve 1 kayalığın Lozan’da verildiği iddia ediliyor… Bunlar, ihanetin üstünü örtmek için ortaya atılan iddialar. Bu adalar, Kanuni Sultan Süleyman ve IV Mehmet döneminde fethedilen, Atatürk ve İnönü’nün Lozan’da vermediği adalardır. Ayrıca bu adalar da dahil olmak üzere 800 civarında ada, adacık ve kayalık, 1936 yılında dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya tarafından Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin envanterine kaydedilmiştir. Hepsinin kaydı vardır.”
*”Bu adalar, 2004 yılında işgal edildi, beş yıl sonra 2009 yılında da ilhak edildi. Siyasi iktidar, işgalin önlenmesi için Silahlı Kuvvetler’e direktif vermedi. Diyeceksiniz ki, Yunanistan’a nota verdi mi? 2004 yılından bugüne aradan 11 yıl geçti, AKP Hükümeti bu adaların işgali, ilhakı, boşaltılması için Yunanistan’a tek bir nota dahi vermedi.”
*”İktidar, vatan topraklarını Avrupa Birliği’nden müzakere tarihi almak için verdi ve 17 Aralık 2004 tarihinde AB’den müzakere tarihi alındı. Bilinen sebep bu!”
*”Türkiye Cumhuriyeti batıdan bölündü ve cumhuriyet tarihinde ilk defa toprak kaybetti. Türkiye’nin batısında iki devletli düzen kuruldu. İzmir, Aydın ve Muğla illerimiz; birisi Türk diğeri Yunanlı olmak üzere ikişer vali ve ikişer belediye başkanı tarafından yönetilmektedir. Vatan topraklarında Yunan bayrakları dalgalanmakta ve Yunan askerleri elini kolunu sallayarak dolaşmaktadır.”
*”Yunanistan, adaların kendisine ait olduğunu iddia ediyor. Ancak ellerinde tek bir somut belge yok. Halbuki bu adaların bize ait olduğunu gösteren başta Lozan Barış Antlaşması’na ekli harita, İngiliz ve Amerikan haritaları olmak üzere çok sayıda uluslararası harita var.”
*”Adalara büyüklük küçüklük açısından bakmak, yanlış bir bakış açısıdır. Çünkü deniz ve hava hukukuna göre, adaların etrafında 6 millik karasuları ile hava sahası vardır. Ayrıca karasularına ilave olarak bitişik bölge, kıta sahanlığı ve münhasır ekonomik bölge de vardır. Örneğin, hali hazırda Yunanistan’ın egemenliğinde gözüken Taşoz Adası’nın hemen yakınında petrol ve doğalgaz çıkarılmaktadır.”
*”Bu adaları hukuken geri almamız mümkün değil. Çünkü aradan 10 yıl geçti. Yunanistan’ın bu toprakları kendiliğinden geri vermesi de uzak bir ihtimal. Ancak savaşarak geri alınabilir. Burada temel soru, savaşmadan verdiğimiz vatan parçasını savaşarak geri almak durumunda kalacak olmamızdır. Siyasi iktidar, kendisinden sonra gelecek hükümete çok ağır bir yük bırakmış durumundadır.”
*”Bu konudan muhalefetin haberi var mı? Evet, var… Sayın Kemal Kıçdaroğlu’nun da, Sayın Devlet Bahçeli’nin de haberleri var. Ama nedense konunun üzerine gitmiyorlar. Türkiye’nin eli kolu bağlanmış durumda.
                                               ******     
Sevgili okurlarım, halimizi görüyorsunuz…

Memleket, ada ada elden gidiyor, iktidar, inanılmaz bir sessizlik içinde.

Ümit Yalım’ın söylemesine göre, durumdan Kemal Kılıçdaroğlu ve Devlet Bahçeli’nin de haberi var, onlar da seslerini çıkarmıyorlar. Sanırım ülkemiz, “kutsal ittifak”a teslim edildi.

Kavgaları, görüntüde…

Özde, zihniyetleri aynı!

Bakalım bu işin sonu nereye varacak?”

20 adamızın işgali, “milli güvenlik sorunu” değil mi?

Evet, son yazımda ve ilk yazımda bunları yazmıştım.
Halen 20 Türk adası Yunanistan’ın işgali aldında.
Son 7 yılda Ardıçcık, Marathi, Küçük Çuha ve Limoniye’yi de işgal ettiler.
Hani iktidar sıkışınca “Milli güvenlik sorunu… Milli Güvenlik sorunu” der durur ya, 20 Türk adasının Yunanlılar tarafından işgali, “milli güvenlik sorunu” değil mi?

Bundan daha net bir “milli güvenlik sorunu” olabilir mi?

Neden iktidarın sesi çıkmıyor?

Neden muhalefet işin üstüne gitmiyor?

Üstümüze ölü toprağı mı serildi?

Yoksa “gaflet ve ihanet hastalığına” yakalandık da, farkında mı değiliz?

Gerçekleri bilmek, hakkımız.

Bu durum defalarca yazılıp çizilmesine rağmen, şimdiye kadar bir hükümet yetkilisi çıkıp da tek kelime açıklama yapmadı.

Neden acaba?

Yunanistan’la aramızda gizli bir anlaşma var da, Türk milletinden mi saklanıyor?

İşte daha yeni SÖZCÜ’de haber oldu, Bodrum’a sadece 3 mil uzaklıktaki Keçi Adası’na Yunanlılar silah yığıp namlularını da ülkemize doğru çevirmişler.

Bütün bu olup bitenler “tahrik” olarak değerlendirilemez.

Biz “Tahrik” deyip duralım, onlar yönetim birimlerini kurdular ve altyapılarını tamamlayıp adaları turizme açtılar bile.

Eskiden “Kıbrıs” a bir laf söylense, tüylerimiz diken diken olur sokağa dökülür tepki verirdik, şimdi Yunan 20 adamızı işgal etti, kimseden tık yok.

Milli duygularımızı, milli heyecanımızı bu kadar mı kaybettik?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Yerli Ve Milli - Karıştırma oraları biz yerli ve milli uzay araçlarıyla Ay'a gidiyoruz çağ atladık .Bu dünya ile işimiz kalmadı.

Yanıtla . 5Beğen . 0Beğenme 20 Ocak 10:25


Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?