Ahlak ve medeniyet krizi

Diyanet İşleri Başkanlığımız tarafından milletimize sunulan hizmetleri değerlendirmek üzere düzenlenen 40. İl Müftüleri İstişare Toplantısı 04-08 Aralık 2021 tarihleri arasında Ankara’da düzenlenmiş, toplantıda alınan kararlar Diyanet İşleri Başkanı tarafından kamuoyuna duyurulmuştu. Bu yazımda açıklanan kararların bir bölümünü sizlere arz edip kısa bir değerlendirme sunmak istiyorum.

“ Dünyamızı kuşatan sosyal, siyasal, ekonomik, çevresel sorunların arka planında “anlam ve değerler” ekseninde bir “ahlak ve medeniyet” krizi olduğu göz ardı edilemez bir gerçekliktir. Maalesef modern dönemin hayat tasavvurunda insanın manevî yönü ve varlığın aşkın boyutu ihmal edilmiştir. Bunun sonucunda ahlaki değerler zemininde meydana gelen savrulmalarla birlikte erdemlerin muhafazası daha da zorlaşmıştır. Bugün insanlık, bir yanda israf, bencillik ve tüketim çılgınlığı; diğer yanda açlık, yoksulluk ve sefalet ile tasvir edilebilecek ciddi sosyal problemlerin kıskacında sıkışmış durumdadır. Terör, göç, şiddet, salgın hastalık ve tüm dünyayı kuşatan adaletsizlikler, insanların kahir ekseriyetini çaresizlik ve umutsuzluk girdabında zor ve karamsar bir hayata mahkûm etmektedir. Bu durum sosyal ilişkiler bakımından küresel ölçekte ve psikolojik boyutta ciddi kırılmalara zemin hazırlamakta, maddi ve manevi bunalımlara neden olmaktadır.

Dünyanın içinden geçtiği zor süreçte insanlığın aydınlık geleceğine yön verecek en büyük imkân, İslam’ın güven, adalet, merhamet, liyakat, mesuliyet gibi hayat veren ilkeleridir. Bu meyanda Müslüman ülke ve toplulukların iç meselelerini ve aralarındaki sorunları acilen çözerek güçlü bir iş birliğiyle hayatın her alanına dair küresel ölçekte projeler geliştirmeleri, ortak çalışmalarla insanlığa umut olacak faaliyetlerde bulunmaları ve ayrım gözetmeden tüm insanlık için hizmet üretmeleri, ihmal edilemez ve ötelenemez bir sorumluluktur. Söz konusu idealin hayat bulması için asırlarca yeryüzünde huzurun teminatı olmuş medeniyet değerlerimizin ihya edilerek günümüz gerçekliğiyle okunması ve insanlığa yeniden teklif edilmesi daha da önemli hâle gelmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı’nın tüm mensupları bu bilinçle vazifelerini en iyi şekilde ifa etmenin gayreti içinde olacaktır.

Bugün ülkemizin, İslam coğrafyasının ve tüm insanlığın karşı karşıya kaldığı sorunlar, asla umutsuzluğa düşmeden ve azmi elden bırakmadan sağlam bir inanç ve doğru bilgiden beslenen güçlü bir gayretle mücadele etmeyi gerektirmektedir. Bilinmelidir ki; atalet ve boş vermişlik, karamsarlığı artıracak; toplumsal değişimin yasalarına kayıtsızlık ve bilgisizlik de sorunların üstesinden gelmeyi zorlaştıracaktır. Bu noktada en büyük sorumluluğumuz feraset ve dirayetle hareket etmek, İslam’ın ilim ve hikmet, adalet ve merhamet, barış ve muhabbet ikliminde gönül birliği yaparak insanlığın felahı için çalışmaya devam etmektir. Her zorlukla beraber bir kolaylığın olduğuna iman edenler için en yüce ideal, hayra çağıran ve ma’rufu emreden bir ümmet olmanın bilinciyle refah, huzur ve güvenin egemen olduğu bir hayatın inşası yolunda çalışmaktır.

Sosyal bir varlık olan insanın yaşadığımız yüzyılda yalnızlığa mahkûm bir hayata sürüklendiği dikkat çekmektedir. İnsanı toplumdan soyutlayan bireyselleşme üzerine kurulu hayat tasavvuru, bencillik, duyarsızlık, yalnızlık, güvensizlik ve yabancılaşma gibi sorunları beraberinde getirmektedir. Sosyal sorumlulukları, insani ilişkileri, aile, komşuluk ve akrabalık bağlarını zayıflatan bu durum, bireyden topluma, bugünden gelecek nesillere herkesi olumsuz etkilemektedir. Bu sebeple müminleri bir tarağın dişleri gibi eşit, bir binanın tuğlaları gibi kenetlenmiş, bir bedenin azaları gibi birbirine duyarlı olmaya davet eden bir inancın mensupları olarak insanî ve ictimaî değerleri yeniden yaşama ve yaşatma hususunda daha çok gayret göstermek gerekmektedir.

Bugün “şiddet” maalesef hayatın her alanına sirayet eden küresel bir sorun haline gelmiştir. İnsan onuruyla asla bağdaşmayan şiddet, bir davranış ve zihniyet bozukluğudur. Sebebi ve kaynağı ne olursa olsun, kimden gelirse gelsin, kime karşı yapılırsa yapılsın şiddeti meşru gören anlayış, inanış, töre ve geleneğin karşısında durarak şiddetin her çeşidiyle kararlılıkla mücadele etmek, en temel dinî ve insani görevdir. Diyanet İşleri Başkanlığımız, toplumsal bağlarımızı çürüten şiddete karşı kapsamlı bir bilinç oluşturmak gayesiyle bütün imkânlarıyla mücadelesini sürdürmekte, sorumluluk sahibi herkesi bu konuda daha duyarlı olmaya davet etmektedir.

Yüce dinimiz İslam’ın getirdiği bütün değerler; insanlığı, cehaletin, ifsadın ve her türlü kötülüğün girdabından, ilmin, iyiliğin, hikmetin ve hakikatin aydınlığına çıkarmaya matuftur. Dinî hükümlerin nihai amacı, inancından aldığı güçle birbirine kenetlenmiş her açıdan sağlıklı bireyler ve onların oluşturduğu mutlu bir toplum inşa etmektir. Bu gayeyle dinimiz, iyilik, isar, yardımlaşma, dayanışma, paylaşma gibi erdemlerin toplumun tüm fertlerini kuşatacak bir anlayışla ikame edilmesini; birlikte yaşama ahlakına ve hukukuna özen gösterilmesini istemektedir. Dolayısıyla bencilce davranarak kişisel menfaat sağlamaya yönelik yaklaşımlarda bulunmak, elinde ürün olduğu halde daha çok kazanma hırsıyla piyasaya sürmemek yani ihtikâra tevessül etmek, İslam’ın üstün ahlak ilkeleriyle bağdaşmayan ve yasakladığı bir davranıştır. İnsaniyet açısından da kabul edilemez bir durumdur.”

Müftülerimizin tespit ve çözüm önerileri sade, güncel ve yerinde kararlar. Dile getirilen problemler dünden bugüne oluşmuş anlık sorunlar değildir elbette. Bu sorunlar yanlış siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel ve pedagojik tercihler sonucu ve yılların birikimi ile oluşmuştur. Çözümü sadece Diyanet mensuplarından beklemek haksızlık ve hayalcilik olur. Zaten Müftülerimiz bırakınız bu sorunların hepsini biz çözeceğiz demiyorlar. Onlar bir durum tespiti yapıp çözüm önerilerini sunuyorlar. İvedilikle halletmemiz gereken bu problemlerin çözümü için Devletimiz tüm kurum ve kuruluşları, vatandaşlarımız bütün güçleri ile ellerini taşın altına koymalıdırlar. Çünkü bu olumsuz tabloyu hep birlikte oluşturduk, değişimini de hep birlikte sağlamalıyız.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Fahri Sağlık - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?