Bilen söylesin!

Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan insanlar. Örneğin bir kişiye deniz mi? dağ mı? diye sorulduğunda, soruyu kim sormuşsa ona göre cevap verir. Yani kısaca soruyu soran, denizi seviyorum derse o da denizi sevdiğini söyler.  

Burada bir arıza var demektir. Kişiliği olması gereken değerlere ulaşamayan kişiler sıvılar gibidir. Konulduğu veya bulunduğu kabın şeklini alır.  Aman bir tatsızlık çıkmasın ya da çıkarlarına dokunmasın diye gerçek halleriyle bir türlü yüzleşemezler. Kendilerinin gerçeğini ortaya koyamazlar…

Düşünürün birisi “Bütün insanlar orijinal olarak doğarlar, birçoğu kopya olarak ölür” demiş. 

Kimlerdir bu kopya olan tipler? 

Özgüven eksikliği taşıyan, kendini ifade etmekte zorlanan, sorunlu ve gelişimi sürecini tamamlayamamış olmanın sonunda; ruhsal olgunluğa erişememiş kişilerdir.

Bu kişiler, kendilerindeki eksikliklerini gidermek için bir çaba göstermeye de gerek duymazlar. Sınırları belli belirsiz çizgilerle çizilmiş bir çember içinde dönüp dolaşırlar.  

Beyinlerini kullanmazlar.  Düşünceyi kopyalar ve düşünme zahmetine katlanmadan bir düşüncenin arkasına takılır giderler. Düşünmedikleri için topluma verebilecekleri zararın da farkında olmazlar.

Bu kişilerin eylemlerinin yarattığı sıkıntıların bir bölümüne ana hatlarıyla şöyle bir bakacak olursak;

Görünürde mallarımız arttı.  Gerçeğine baktığımızda azaldığı için keyfimiz azaldı.

Daha büyük evlerde yaşamaya başladık, ama ailelerimiz küçüldü. 

Konfor isteğimiz arttı. Ne var ki zamanımız ve imkanlarımız, isteğimizi karşılamayacak şekilde daraldı.

Bir bina iki sıra düşüncesi ile okullarımız çoğaldı. Diplomalı elemanımız bol. Yeterlilik sorunuyla birlikte diplomanın karşılığı çalışma imkanımızda sıkıntı büyük. 

Kim sorarsa çok uzmanımız var ama sorunlar eksilmedi. Herkes kendini uzman sanıyor ya da  uzman oluğunu iddia  ediyor. Buna rağmen uzmanlık yeterliliğimiz azaldı.

Her derdin ilacı çıktı, ilaçlar arttı. Hastalıklar azalması gerekirken çoğaldı. Hatta kitlesel hastalıklarla baş edilemez oldu.

Gülmek, eğlenmek isteğimiz arttı. Yüzümüzü güldürecek moral değerlerimiz düştü, yeterince gülemiyoruz. 

Trafikte çok hızlıyız, trafik kurallarını ihlal çoğaldı. Neredeyse uyanıklık kabul edilir hale geldi. Sabır ve hoş görü azaldı. Saman alevi gibi parlıyoruz.

Akşamdan yatmaz, sabahtan kalkmaz olduk, güne yorgun başlıyoruz.

 

Kitap, gazete, dergi okumak neredeyse unutuldu. Bol bol televizyon seyrederek her türlü bilgi ve birikime ulaşılacağı zannediliyor.

Maddi varlığımız artmış olsa da onları koruyacak,  manevi değerlerimizi,  karşılıklı sevgiyi saygıyı yitirdik.

Konuşmaya sıra geldiğinde çenemiz açılıyor,  çok konuşuyor ama az dinliyoruz. 

Doğrular iş görmez hale geldi. Onun için bol yalan söylüyoruz. Neredeyse aranan sanat dalı olacak…

Para kazanmanın yollarını ısrarla kovalıyoruz. Kazandığımızı ailemiz ve toplumumuz için verimli hale getirmeyi beceremiyoruz. 

İnsanlık uzaya çıkalı çok oldu ama bizler hala ruhun derinliklerine ulaşamıyoruz.

Doğayı ihmal ettik, bununla birlikte kirlenen ruhları da temizleyemiyoruz. 

Gerçeklerin önünde engel, gözümüze inen perdeyi sıyırıp  ön yargılarımızdan kurtulamıyoruz.

Her konuda kendimize göre bir çözüm dile getiriyor ama paylaşamıyoruz. O nedenle de gelişemiyoruz.

Acele etmeyi öğrendik. Hepimizin çok acelesi var. Sabırlı olmayı öğrenemedik. 

Bir bölümümüzün gelirleri  arttı. Davranışlarımızı doğrudan etkiledi. Karakterimiz zayıfladı.

İletişim imkanlarına bağlı olarak tanıdıklarımız çoğaldı. Bu kalabalığa rağmen dostlar eksildi. 

Hayat mücadelesinde çabalarımız arttı, karşılığında olmasını beklediğimiz mutluluğu bulamadık,  mutluluklar azaldı.

 Dünyada barış isteğimizi her fırsatta dillendiriyoruz. Silahlanmaya karşı mücadele vermiyor, kendimiz de silahlanıyoruz.

Güzel evlerin, maddi imkanların, toplumun temeli aile birliği için yeterli olmadığının farkında değiliz. Boşanmaların ne denli yüksek sayılara ulaştığından ders almıyoruz.

Şimdi düşünelim, bu hale nasıl geldik, getirildik?  Nasıl kurtuluruz?...

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Raif Kandemir - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Bu yaz tatilinizi nerede yapacaksınız?