Türkiye’de SU SORUNU 2050’den sonra yaşanacak!

Her daim suyun kıymetini bilmeliyiz. İlerdeki yıllarda su kıtlığı yaşanacak, belki de su savaşları meydana gelecek. TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Ali Uğurlu, Dünya Su Günü ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

Uğurlu, “2.3 milyar insanın güvenli içme suyuna erişim hakkının bulunmadığı bir ortamda yeniden kutlanmaktadır. Dünyanın su kaynakları açısından sorunlu bir bölgesinde olan ülkemizde de 2050 yıllarından sonra ciddi anlamda bir su sorunu yaşanacağı öngörülmektedir” diyor.

SU FAKİRLİĞİ YAŞAMAK

Dr. Ali Uğurlu’nun ilgi çeken tespitlerini birlikte okuyalım; Son yıllarda ülkemizde ve Dünya`da iklim değişikliğinin etkisiyle su ile ilgili sorunlar daha çok artmaktadır. Dünya ve özellikle ülkemizde ciddi su sorunları yaşanmaktadır. Bugün itibari ile ülkemiz su azlığı yaşayan bir ülke konumundan su fakirliği yaşamaya aday bir ülkedir.  Türkiye genelinde toplam yağış miktarlarında Doğu Karadeniz hariç 2050`den itibaren belirgin olmak üzere özellikle Akdeniz, Ege, İçanadolu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde yıllık yağış miktarlarında ciddi azalmalar beklenmektedir.

CİDDİ SU SIKINTISI

Tahminler 2030-2040`lardan itibaren bugün 1365 metreküp olan yıllık kişi başına düşen su potansiyelinin 700 metreküplere kadar gerileyebileceğine işaret etmektedir. Kişi başına su potansiyelinin 2 bin metreküpün altındaki ülkeler "su azlığı", bin metreküpün altındaki ülkeler ise "su fakirliği" çeken ülkeler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye bugün itibariyle bile su azlığı çeken ülkeler kategorisindedir. Bugün itibari yeterli yağış almasa İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa gibi büyük kentlerimiz ciddi bir su sıkıntısı ile karşı karşıyadır.

AKARSULAR KİRLENDİ

Büyük bir hızla su kaynaklarının kirlendiği ülkemizde Doğu Karadeniz, Fırat ve Akdeniz`deki havzalar hariç bütün akarsular ciddi anlamda kirlenmiştir. Gediz, Sakarya, Kızılırmak, Menderes, Ergene gibi nehirlerin suları arıtılamayacak kadar kirlidir. Yağış azlığından ötürü ülkemizin birçok önemli gölü kurumuş ya da kurumak üzeredir.

OLASI SU KITLIĞI

Tüketilebilir yerüstü ve yeraltı suyu potansiyelinin yılık ortalama 112 milyar m3 olduğu buna karşılık tüketilen su miktarının yaklaşık 75 milyar m3 olduğu dikkate alınırsa ülkemizi ileride ciddi bir su kıtlığının beklediği tahmin edilebilir. Yıllık binde 12 nüfus artışı, göçler ve nüfusun coğrafi dağılımı göz önüne alındığında en iyimser tahminle mevcut kaynakların en fazla 2055 yılına kadar yeterli olacağı anlaşılır.

 

Yaşadığımız pandemi sürecinde bir temizlik aracı olarak kullanılan suyun stratejik önemi daha da artmıştır. Covid 19` un bulaşarak yayılmasını önlemek için tüm bilim insanlarının öncelikle önerdiği şey el temizliğidir. Bunu milyarlarca insana sağlayabilecek olan  doğal kaynağın adı su ve sabundur. Suyun bu salgında can kaybının artışını engelleyen önemi herkes tarafından daha iyi anlaşılmıştır. Özellikle kentlerimizde bir önceki yıla göre tüketilen su miktarının artmasının nedeni budur. Bu durum, suyun yaşama hakkı gibi bir insan hakkı olduğu gerçeğini bir kez  daha bize hatırlatmıştır. Salgının atlatılmasından sonra su kaynaklarımız ve su yönetimine bakışımız da değişmelidir.

SU VARLIKLARINI KORUMAK

Suya erişim bir insanlık hakkıdır. Planlama olmadan suyun yönetilmesi mümkün değildir. Su olmadan hayatın devamlılığını sağlamak olanaksızdır. Tarım, endüstri, enerji ve kentleşme ile ilgili faaliyetleri su olmadan yürütmek mümkün değildir. Dolayısıyla su varlıklarını korumak, aşırı kullanılmasını ve kirlenmesini önlemek insan soyunun en önemli görevlerinden biridir. Yeraltı ve yerüstü sularının kimyasal kalitesinin periyodik ve kapsamlı çalışmalarla kontrol edilmesi gereklidir. Kentsel, tarımsal ve endüstriyel faaliyetler sonucunda açığa çıkan ve gerekli önlemler alınmayınca sulara bulaşarak kirliliğe neden olan çok sayıda kimyasal  vardır. Kurşun, arsenik, cıva gibi ağır metaller, sayısı epeyce kabarık olan pestisitler, sudaki klorla birleşen uçucu organik bileşikler, farmakolojik esaslı kimyasal maddeler, aromatik hidrokarbonlar ve organik klorlu kirleticiler gibi toksik etkili kimyasal maddeler en önemli kirleticiler olarak karşımıza çıkmaktadır.

AMBALAJLI SU TÜKETİMİ

Su yönetiminin büyük kentlerimiz başta olmak üzere başarısızlığa uğraması, temiz su kaynaklarının hızla azalması ve kirlenmesi ambalajlı su sektörünü yaratarak yıllık cirosu 8 milyar olan bir pazarın doğmasına neden olmuştur. Ülkemiz sektörel bazda Dünya`nın 7. büyük ambalajlı su tüketen ülkesi haline gelmiştir. Yaklaşık on yıl önce musluklardan akan suların içildiği bir ülkeden bugün yoğun olarak ambalajlı su tüketilen bir ülkeye dönüşüm söz konusudur.

BİR İNSANLIK GÖREVİDİR.

İnsan için hayati bir önem taşıyan, bir gereksinim ve hak olduğu kabul edilen suyun insanlara temiz, uygun ve bedelsiz olarak temin edilmesi ve onlara ulaştırılması sosyal ve yönetsel bir sorumluluktan öte aynı zamanda bir insanlık görevidir. Bu görevin yerine getirilmesinde ortaya çıkan ve giderek bir meta ticaretine indirgenen kabul edilemez bu durum yurttaşlarımızı sahip olmaları gereken bu gerçeklikten başka bir duruma asla sürüklememelidir.

**

TMMOB Kimya Mühendisleri Odası Başkanı Dr. Ali Uğurlu’nun Dünya Su Günü ile ilgili açıklamasını yukarıda sizinle paylaştım.

Açıklamaya göre Türkiye, 2050’lı yıllardan sonra su sorunuyla karşı karşıya kalacak… Yetkililer şimdiden önlemlerini alırsa iyi olur. Zira, su hayattır… Susuz bir hayat düşünülemez…

Xxxxxxxxxxxxxxxx

HAVASI EN KİRLİ ülkeler belli oldu

Ajans Press’in, QAir verilerinden elde ettiği bilgilere göre, 2021 yılı küresel hava kalitesi raporu oranları belli oldu. Böylelikle en kötü hava kalitesinin Bangladeş’te olduğu ortaya çıkarken, ikinci sıraya Afrika ülkesi Çad, üçüncü sıraya ise Pakistan’ın yerleştiği kaydedildi. 117 ülke ve 6 bin 475 şehrin yer aldığı raporda Türkiye 46. sıraya yerleşti. Yapılan ölçümler neticesinde en iyi sonucu veren şehrimiz Çankırı olurken, havada bulunan zararlı partikül oranı 9.3 µg/m³ olarak tespit edildi. İstanbul, Ankara, İzmir için bu seviye 17’lerdeyken Türkiye’nin hava kalitesinin en kötü olduğu şehir Iğdır olarak saptandı. Iğdır’da havadaki zararlı partikül oranı 66.2 µg/m³ oldu. En iyi hava kalitesine sahip ülkeler ise; Yeni Kaledonya, Virgin Adaları, Porto Riko, Cape Verde ve Saba olarak sırlandı. Türkiye, 117 ülke içinde havası en kirli 46.ülke durumunda… Yani Türkiye’de hava kirliliği tehlikeli boyutta…

Xxxxxxxx

Nakde indirim karta zam istiyorlar

Akaryakıt fiyatları aldı başını gitti… Benzin ve mazot 20 lira seviyesinde, LPG 10 lira seviyesinde… Durum böyle olunca akaryakıt bayileri, nakit paraya yüzde 1.6 indirim, kartla alışverişe ise yüzde 1.6 zam uygulanmasını istediler. EPDK, fiyatları artıracağı için talebi geri çevirdi. Aslında bu konu tartışmaya açık bir konu.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mesut Akbulut - Mesaj Gönder

# Zam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce hangi takım küme düşecek?