İnsanlara bakın

Bir aydır sürmekte olan Rusya’nın Ukrayna istilası dünyanın sıcak gündemi olarak hala birinci sırada yerini koruyor. İnsanlar ölüyor, kentler yıkılıyor ve bir devletin tüm altyapısı ortadan kaldırılmak üzere başlatılmış olan bu savaş kısa süre içerisinde bitecek gibi de durmuyor. Belki bir ateşkes yapılarak diplomatik görüşmelerde yol alınabilir ancak uzun yıllar sürecek olan bir kaotik süreç başladı.

İngiltere’nin başını çektiği Rusya karşıtı cephe şu ana kadar pek bir boşluk bırakmadan birlikte hareket edebilir durumda. AB ve ABD’nin uygulamaya geçirdiği yaptırımlar savaşın gidişatını şu aşamada pek etkilemiyor gibi görünse de perdenin arkasında Rusya’nın ciddi anlamda köşeye sıkıştığını görmek mümkün. Ekonomik ambargonun uzun yıllar sürmesinin ne anlama geldiğini İran, Küba ve Kuzey Kore gibi ülkelerin mevcut durumlarına bakarak net bir şekilde anlayabiliriz. Rusya elbette gerek doğal kaynaklar gerekse de mühendislik bilgisi anlamında bu ülkelerin ötesinde ancak dünyanın finansal, teknolojik ve ticari bütününden kopmanın yaratacağı sonuçlar öyle kolay kolay altından kalkılabilecek süreçler değildir.

BAŞLARINIZI HARİTADAN KALDIRIN DA İNSANLARA BAKIN!

Turgut Özakman’ın tamamı hatıratlara ve belgelere dayanarak kaleme alınmış eserinden uyarlanan ve milli Kurtuluş Savaşımızın en güzel hikaye anlatımlarından olan abide televizyon eser; ‘Kurtuluş’ dizisinde, Sakarya Savaşı’nın anlatıldığı bölümde Yunan karargahında geçen bir sahne vardır. Yunan İstihkam Subayı Yarbay Spridonos savaşın en hararetli günleri sürerken ve kağıt üzerinde Yunan Ordusu hakim durumdayken masa başında diğer komutanlarla çalışan General Sarigiannis’in yanına gider.

Sarigiannis’in tarihi bir karakter olarak önemi Anadolu işgalinin en hararetli savunucularından birisi olması ve Küçük Asya İşgal Planı’nın arkasındaki kurmayların başında gelmesidir. Sakarya Savaşı sonrasında istifa eden General Papoulas’la birlikte Anadolu macerası sona erip Yunanistan’a dönen; akabinde Anadolu’daki Yunan işgali çökünce Mudanya Mütarekesi’nde kendi işgal planının sona ermesi metnine imza atan; Yunanistan’ın içine düştüğü kaos döneminde önce ordudan atılıp sonra geri çağrılan ve ilerleyen yıllarda Genelkurmay Başkanı da olmuş bir tarihi figür.

Yarbay Spridonos masa başında çalışan General Sarigiannis’e şöyle der ve aralarında şu diyalog geçer;

“150 kamyonluk cephane kolunun yolunu kestiler. Cepheye ancak 30 kamyon cephane ulaşabildi.”

“Gerisi ne oldu?”

“Fettahoğlu Köprüsü’ne kaçtı.”

“Ne büyütüyorsun öyleyse yarın da onları getirirsin.”

“Türk süvarileri                 o yol üzerince cirit oynuyor, başka yol da yok!”

“Tamam, merak etme bir tedbir alırız.”

“Başka sorunlar da var. Benzin bitiyor, ekmek yetiştiremiyorum, sargı bezi getirtemiyorum. Ordu etleri dökülerek ilerliyor, hedefe iskeletleri varacak. Başlarınızı haritadan kaldırın da biraz insanlara bakın. Yoksa bir gün bakmak zorunda kalacak ve şaşıracaksınız!”

“Yeter, iki üç gün içinde bu iş bitecek moral bozma!”

Filmdeki bu diyalogu aktarma sebebim bir kavrayışı ortaya koymak ve konuyu bu çerçeveden bir iki başlıkta ele almak.

RUS ASKERİ KURMAYLARI

Rusya’nın askeri uzmanlarının bütün hesaplarını savaşı kısa bir süre içinde bitirmek üzere yaptıklarını sahadaki gelişmelerden görebiliyoruz. Resmi olmayan rakamlara göre 50 bin civarında askeri savaş dışı kaldı, öldü, yaralandı ya da esir alındı. Bu sayı günümüz dünyasında çok büyük bir rakam. Öte yandan savaşın ilk üç haftasında en ağır silahlarını Ukrayna cephesine getirmeye gerek bile görmemiş olan Rusya’nın bu öldürücü ateş gücünü de sahaya sürdüğünü görüyoruz.

Üstelik Ukraynalı çiftçiler tarafından yakıtı bitmiş halde bırakılmış olan askeri ekipmanların alınıp Ukrayna güçlerine götürüldüğü videoları görüyoruz. Bu da savaşın lojistik ve tedarik planlamasının; kısa bir süre içerisinde bitecekmiş gibi bir hazırlıkla sahaya inildiğini gösteriyor. Rusya’nın yakıt tedarik sorunu yaşamasının tek gerekçesi ya plansızlık ya da planın sahada işlememesidir. Anlıyoruz ki Rus askeri kurmayları kafalarını haritalardan kaldırmadan plan yapmışlar. Karşı tarafın direniş ihtimalini göz ardı etmişler. Sosyal bilimlerle pek işleri yokmuş. Üstelik AB ve ABD’nin silah ve mühimmat yardımı olasılığını da hesaba katmamış olmaları askeri bilimlerle olan ilişkilerini de sorgulatır nitelikte.

RUS SİYASİ KURMAYLARI

Ukrayna’nın tüm dünyada hayranlık uyandıran ve tabi ki şaşırtan bu direniş hikayesinin ortaya çıkacağını Rusya’nın siyasi kurmaylarının pek hesaba katmadıklarını görebiliyoruz. Bugün gelinen noktada dünyanın önde gelen teknoloji, tüketim, hizmet, enerji ve sanayi kuruluşları organize ve tam bir koordinasyon içinde ilerleyen ambargoyu İngiltere’nin başını çektiği görüşün çerçevesinde hayata geçirdiler. Elbette “kağıt üzerinde” hepsinin üstesinden gelinebilir. Kısa sürede olmasa da belirli bir zaman dilimi içerisinde hepsinin yerel ikameleri de bir şekilde organize edilip yerine konabilir.

Ancak burada siyasi kurmayların da tıpkı askeri kurmaylar gibi “kafalarını kağıtlardan kaldırmadan” plan yaptıklarını görebiliyoruz. Hatta bu gruba ülkemizdeki bir sürü “askeri ve stratejik uzman(!)” tayfasını da ekleyebiliriz. Dünyayla açık bir iletişim ve etkileşim içerisinde büyümüş ve küresel yaşamın bir parçası olarak yetişmiş en az iki nesillik bir insan kitlesinden bahsediyoruz. Ülkelerinden Starbucks’ın, Apple’ın, McDonalds’ın gitmesinin yaşam kaliteleri anlamında ne anlama geldiğini bu insanların tepkilerini yok sayarak ve önemsemeyerek savaşın geleceğini tahmin etmek açıkça geri zekalılıktır.

UZMANLAR, “UZMAN”INDAN SALLAYANLAR

“Uzmanından sallamak” tabirini yaratan kıymetli gazeteci Ünsal Ünlü’ye öncelikle teşekkür ederim.

Konuları devletler, stratejik konumlar, enerji politikaları, askeri kapasiteler üzerinden değerlendirerek “büyük konuları konuşan büyük adamlar” olan uzmanların karşısına geçip “Starbucks ülkeden çekildi, bu çok önemli bir sosyal kırılma yaratır” derseniz sizi küçük görürler.

Aynı tutumun Rus siyasi kurmayları tarafından sergilendiğini de görebiliyoruz. Merhum 9. Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel’in özlü sözlerinden birisi olan “boş tencerenin deviremeyeceği hükümet yoktur” sözünün günümüz paradigmasında “küresel yaşam kalitesi” çerçevesinde bir anlamı olduğunu; zamanın ruhu ve insanların şartları değiştikçe kavramların da yeni anlamlar kazandığını unutmamak gerek.

BU FİLMİN SONU NE OLUR?

Kurdun dişine kan değmesi gibi; kapitalizmin ve küreselleşmenin nimetlerini bir kere yaşamış bir toplumu siz otarşi denen “içine kapalı ve her şeyi kendi imkanlarıyla olduğu kadar yürüten” bir ekonomik modele mahkum edemezsiniz. Etmenin tek yolu baskıyı, diktayı, faşizmi ve devlet terörünü iyice vites yükselterek uygulamaktır. Bunun sonucunda da ya zombi bir toplum olursunuz ya da bir gün bir sosyal patlama olur. Sizi alacak bir ülke varsa uçağa binip kaçarsınız ya da karargahınızda intihar edersiniz.

Bu çerçevede Rus Lideri Putin’in gerçekten stratejik bir deha mı olduğu yoksa küresel gelişmeleri istihbarat aklıyla kendine yontarak bugünlere kadar gelmiş, biraz şanslı biraz da kurnaz; ama her halükarda belirli konularda dünya liderleri içerisinde en yetenekli adam olduğu gerçeğini bir kenara koymadan göreceğiz. Elindeki enerji ve yıkıcı ateş gücü kozlarını şu ana kadar iyi kullanamadığını görüyoruz. Çin’in yanına tam anlamıyla çekememiş olması da bir başka hayal kırıklığı. Putin kafasını haritalardan ve kağıtlardan kaldıracak ve insanlara bakacak mı?

Yoksa “böyyük düşüncelerin peşindeki böyyük adam” olarak kendisinin ve rejiminin sonunu mu hazırlayacak?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Arda Süar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Profil.. - Biraz Rus psikolojisini bilmek gerekiyor.. çok yetenekli çok dirençli ancak psiktiyatrik profil olarak ağır derecede hasta bir toplumdan bahsediyoruz. Dünya edebiyatinin şaheserleri olan Tolstoy dostoyevski teurgenyevin eserlerine göz atmanız yeterli..hem vicdanlı hem zeki hem ruh hastası hem de katil tipler roman kahramanları..maalesef kendini iyileştirme insiyatifi gosteremedikleri sürece bu yetenekli insanlar Lenin Stalin Putin vb.. başa getirip hem kendilerine hem dünyaya eziyet etmeye devam edecekler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 29 Mart 20:23


Anket Sizce hangi takım küme düşecek?