5 Nisan Avukatlar Günü’nün düşündürdükleri

Üç gün önce, “5 Nisan Avukatlar Günü” kutlandı.

Törenler düzenlendi, sorunlar dile getirildi.

Ülkeyi yönetenler, yine “cek, cak”larla günü geçiştirdiler.

Tesadüf, tam 5 Nisan günü Kocaeli eski Baro Başkanı Sertif Gökçe ziyaretime geldi.

Avukatlık mesleği ve yargı üzerine sohbet ettik.

Daha sonra aynı konuda diğer avukat dostlarımla da sohbetim oldu.

Hepsinin görüş birliği içinde olduğu iki sorun var.

Birincisi, hukuk eğitiminin yetersizliği.

İkincisi, yargı sisteminin çok yavaş işlemesi.

Dün bu yazıyı yazarken araştırdım…

Türkiye’de 87’si devlet, 45’i özel olmak üzere tam 132 hukuk fakültesi kurulmuş.

Dört yeni hukuk fakültesi daha kurulmasına karar verilmiş, ancak bunlar henüz eğitime başlamamışlar.

Onlar da eğitime başlayınca, 136 hukuk fakültemiz olacak.

Tamam, iyi de, bu fakültelerin yeteri kadar akademik kadrosu var mı?

Buna bağlı olarak öğrenciler iyi eğitiliyorlar mı?

Hukuk profesörü sayımız 383, 211 de doçentimiz var.

Profesörler eşit paylaştırılsa bile, fakülte başına 3 profesör düşmüyor.

Tabii bu mümkün değil, belli başlı, köklü hukuk fakültelerinde 25-30, bazı fakültelerde ise 1 profesör var.

Örnek mi?

Atatürk Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Yalova Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Ondokuzmayıs Üniversitesi, İnönü Üniversitesi, Afyon Kocatepe Üniversitesi, TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Necmettin Erbakan Üniversitesi, Antalya Bilim Üniversitesi, İbn Haldun Üniversitesi ve Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi hukuk fakültelerinde sadece birer profesör var.

Hukuk fakültelerindeki toplam öğrenci sayısı ise 100 binin üzerinde.

Bu yönden bakıldığında da profesör başına düşen öğrenci sayısı korkunç.

Manzara bu!

Peki, Türkiye’nin bu kadar hukuk fakültesine ihtiyacı var mı?

Bu kadar hukuk mezunu ne iş yapacak?

Tabii diğer bir sorun da ülkemizde “avukatlık sınavı”nın olmaması.

Diplomasını alan, usulen stajını tamamlayıp avukat olabiliyor.

Oysa avukatlık pek çok ülkede sınavla.

Örneğin Almanya’da, bir hukuk mezunu sadece üç defa avukatlık sınavına girebiliyor.

Kazandı kazandı, kazanamazsa “avukat olma hakkını” kaybediyor.

Sınavı kazansa bile staj süreleri çok uzun.

Eğitimini de katarsak, bir kişinin avukat olabilmesi 8-10 yılı buluyor.

Çoğu ülke, avukatlık konusunu böylesine sıkı tutuyor, avukatlık konusuna böyle önem veriyor.

Hukuk mezunlarının yargıda görev alması konusuna girmiyorum, hâkim ve savcı olabilmek, avukat olabilmekten kat kat daha zor.

Hukuk, devlet desteği ile insan ilişkilerini düzenleyen bir bilim dalıdır.

Çok önemlidir.

Bu nedenle “avukatlık mesleğinin” de “yargı sisteminin” de çok düzgün olması gerekir.

Düzgün olmazsa, hukuk, insan ilişkilerini düzenleyeceği yerde daha da bozar.

Türkiye, bence böyle bir süreçte.

Hukuka ve hukukun unsurlarına güven azaldı, ülkemizdeki huzursuzluk had safhada.

Diğer kurumlarımız gibi, hukukla ilgili kurumlarımız da ne yazık ki tel tel dökülüyor.

Av. Raif Kandemir’in mesajı

*******

Kocaeli’nin en eski ve en tanınan avukatlarından, aynı zamanda gazetemizin yazarı Raif Kandemir, 5 Nisan Avukatlar Günü’nde bir mesaj paylaştı.

Çok anlamlı bir mesaj…

Aynen köşeme alıyorum:

“Tabelamda veya kartvizitimde avukat yazması bana yetmez. Ben “hukukçu avukat” olmak için çabalarım, Onun için;

Kaba gücü ala kabul etmem. Onun yerine merhameti, adaleti, hakkaniyeti ideal edindim.

Meslek yaşantım, İnsanoğluna diğer insanların hakkına, mülkiyetine, hürriyetine saygılı olmayı anlatmakla geçiyor.

Vicdan, ifade ve toplanma özgürlüğünü hukuki çerçevede savunurum.

Haklı davaların sözünü esirgemeyen sözcüsüyüm.

Yoksulun, mazlumun, garibanın, dul ve yetimin savunucusu, kimsesizlerin kimsesiyim.

Günlük yaşamımda, çarşıda pazarda her ortamda insanlık onurunu korurum.

Halkın gözüne hoş görünmeyen, popüler olmayan davalarda savunma gerektiğine inanırım.

Zulmün, baskının, olumsuzluklara neden olan bürokrasinin düşmanıyım.

Tarih boyunca kölelerin, esirlerin özgürlüğü için ben savaştım.

Kölelik karşılığı olduğum için köle yapılmak istenenleri ve köleleri ben savundum. Kölelikten Kurtuluş Bildirgesi’nin yayımlanmasında katkım var.

İnsan Hak ve Özgürlükleri Bildirgesi’nin yazılmasında ve hayata geçirilmesinde emeğim var.

Her ülkede, her iklimde hainin cezalandırılması, masumların korunması, düşenin kaldırılması için savaşır, adaletsizliğe ve vahşete karşı çıkarım.

Hiçbir zaman onaylamadığım haksız savaşlarda özgürlük ve barış için savaşan benim.

Halkın yaygarasına ve çoğunluğun azınlığı tahakküm altına almasına karşı duran benim.

Adaletin gerçekleşmesini engelleyen önyargı olmasın diye zenginleri savunurum.

Yoksulun tüm hak ve imtiyazları teslim edilsin diye davasını ısrarla takip ederim.

Irk, renk, sınıf, cinsiyet ya da din ayrımı yapmaksızın insanlığın eşitliği için çalışırım.

Hilebazlıktan, dalavereden ve sahtekârlıktan nefret ve mücadele ederim.

Adaletten ödün vermekten ya da menfaati zıt iki müvekkile hizmet etmekten yasaklıyım.

Dünya görüşüm insanlığın yararı ve gelişimi neyi gerektiriyorsa, duruma göre, muhafazakâr, liberal, radikalim.

Atatürk ilke ve inkılaplarının ışığı altında Hukukun üstünlüğüne sadık, laik, demokratik ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin yılmaz bekçisiyim.

Adaleti ve hakkaniyeti gerçekleştirmek için uzlaşmaya inanırım;

Ortaya çıkan bütün krizlerde insanlığın yanında yer almaktan yanayım.

Dünyanın refah ve huzuru için birçok günahı işlemesem de yüklenmeye razıyım.

İnsanlığın olması gereken adaletle buluşması için öncülük etmeye çabalarım.

Geçmişten vazgeçecek, bugünü ve var olanı yıkmak isteyecek en son kişiyim.

Olaylar karşısında dürüst yargılayan adaletle hükmedenim.

Hakkı teslim edebilmek için önce dinler, herkes için en iyiyi araştırırım.

Ben bunları yapabilirsem avukatım.

5 Nisan Avukatlar Günü’müz kutlu olsun!”

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?