Cepler boş, fileler bomboş…

Dolar 14,74 lira, faizin durumu belli. Benzin ve Mazot fiyatları almış başını gidiyor...

Elektrik, doğalgaz ücretleri cepleri yakıyor. Temel gıda maddelerinin fiyatlarına yetişemiyoruz.

Tabiri caiz ise piyasadaki fiyatlar yüzünden cebimiz ishal olmuş durumda.

Üstüne üstelik market fiyatlarını hikâyeden denetleyen görevlileri görünce millet deliriyor…

Ülkemizde esnafın, sanayicinin, tüccarın, üreticinin, memurun, işçinin, emeklinin durumu belli....

Yaşamın acımasızlıkları hayatı gittikçe zorlaştırıyor.

Ama iktidar ortaklarından ses veren, konuşan, eleştiren, çözüm ortaya koyan yok. Maliye Bakanı Nebati çıktı “Evet! Enflasyon yüzde altmışın üzerinde” dedi.

Çözüm?

Çözüm 2023’de, yani seçimlerden sonra. Bu filmi kaç defa izlettiler unuttuk bile.

Nasıl bir toplum olduk, anlamak mümkün değil. Ahval-i Şeraiti yazan, söyleyenler hain, terörist ilan ediliyor. Konuşan kim olursa susturuluyor.

Korku içinde yaşayan, günü kurtarma telaşı içinde olan, dünya nimetlerine sarmış her tür ahlaksızlığı normal sanan insanlar oluşmuş.

Çürümüş kokmuşuz... Toplum kirlenmiş. Son 15 - 20 senede çok kirlenmiş haldeyiz.

Her ahlaksızlığı, namussuzluğu, çirkefi, hırsızlığı, yolsuzluğu ‘normal’ görmeye başlamışız. Sorun burada işte.

Partilerde ideoloji yok, sadece fotoğraf karesinde yer bulayım derdi var.

Elimizdeki akıllı telefonlarda sıkıntı çıkınca format atıp fabrika ayarlarına döndürüyorlar...

Milletin de fabrika ayarlarına geri dönmesi lazım ama nasıl olacak?

Mutsuz toplum mutsuz!..

Eğitim öğretimin cılkı çıktı. Okuyan evlatlarımız üniversiteli oldu ama işsizler.

Ev fiyatları, Araba fiyatları uçtu, yere hiç inmiyor... Piyasa allak bullak...

Böyle giderse ileriki günler daha da beter hale gelecek, bu günleri ünlü filozof Diogenes (Diyojen) gibi mumla arayacağız.

Allah aşkına, iktidarı temsil edenler içindeki ülkesini, milletini, devletini sevenlere sesleniyorum... Ne olacak halimiz?

Cepler boş, fileler boş... Pazara, markete gittiğimizde tek biber, iki domates alır olduk. Bir biberin fiyatı bile 2.48 lira. Var mı yalan söylüyorsun diyen?

Bir zamanlar tarım ülkesi olmakla övünüyorduk. Bugün köylü tarlasını ekemiyor, ekmesi için gereken tohum, gübre, mazot alacak parası yok…

Son zamanlarda yapılan zamlar nedeniyle zirveye oynayan ekonomik kriz bize korona virüs salgınını bile unutturdu. “Bu salgından nasıl kurulacağız diye düşünürken, karnımızı nasıl doyuracağımızı düşünmeye başladık.

Cepler boş, fileler bomboş.

Evde babasından çikolata bekleyen çocuk ne bilsin babasının cebindeki deliği. İster tabi çocuk bu, şeker de bekler çikolata da…

Salgın sebebiyle iş gücünde aksamalar yaşandığı şu zor günlerde alım gücü yeterince zayıfken her yerde karşımıza çıkan fahiş fiyatların altında kalmanın dayanılmaz zorluğu içinde debelenip duruyoruz.

Hak mı, reva mı, bu? Adalet zamların neresinde duruyor? Zengin yine zengin, olan hep iyice fakirleşmiş halka oluyor. Bir yanda Calvin Klein çantalar, ayakkabılar diğer yanda altı delik kundura.

Türkiye’de ilk çözülmesi geren mesele enflasyon olmalı. Yaşamımızı sürdürmeye çalışırken her şeye gelen zamlar, artan vergiler nedeniyle elde avuçta hep sıfırdayız. Salı pazarında, Cuma pazarında atılan bozulmuş meyve sebzeleri akşam temizliğinden önce toplayan vatandaşlarımızı görmek tüm umutları git gide tüketiyor.

Resmen tükenmişlik sendromu yaşıyoruz. Ben ülkemde aç gezen, evine ekmek götüremeyen, kasada “yetersiz bakiye” diyen kartlar yüzünden ürün bırakan, açlık yüzünden hırsız olan, geçim derdinden krize girip etrafına saldıran veya yaşamına son veren insanımı artık görmek istemiyorum.

Diğer taraftan yetişen çocuklarımızın hali ne olacak? Keşke büyümeseler diyeceğim ama büyüyorlar. Okullarını bitiriyorlar iş arayıp duruyorlar ama iş bulamıyorlar. İş bulsalar maaşları geçinmeye el vermeyecek sonra da aç kalacaklar. Hatta ve hatta belki de yuva bile kuramayacaklar. Kimi ülkesinde kalıp geçim derdine ortak olurken kimi de ailesinden ayrı başka ülkelerde şansını dener oldu.

Artık doğdum yer değil doyduğum yer, oldu.

Yoksulluk oranının artmaya devam etmesi ne yazık ki az gelişmişliğin işaretidir…

Ve biz az gelişmiş bir ülkenin yorgun savaşçılarıyız.

Yine de tüm kalbimle umut ediyorum ki bu kötü günler ve enflasyon bir an önce normale döner, böylece insanlarımızın cebindeki delik de kapanır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Bilgutay Bağdat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?