“Ortadoğu kafası” ile yönetilmek

Dün Turan Akıncı’nın “Demokrat Parti” kitabını kaynak göstererek “Hangi zihniyet; İstanbul’daki camileri, mescitleri, tekkeleri ve medreseleri yıktı?” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Demokrat Parti iktidarının, 1956’dan sonra İstanbul’u nasıl talan ettiğini anlatmıştım.

Turan Akıncı’nın bu kitabı, Demokrat Parti dönemini anlatan en kapsamlı eser.

Okumadıysanız, mutlaka okumanızı öneririm.

Akıncı, kitabında “tarihi kentlerin korunması” ile ilgili önemli tespitlerde de bulunuyor.

Diyor ki:

*Dünyada üç bin yıl evvel kurulmuş olan şehir sayısı üçü geçmez. Bu kentler dünya kültür mirası içinde çok değerlidir. Tarihi şehirlerin korunmasında iki önemli kriter var. Birincisi; kentin nüfusunun 4-5 milyonu geçmemesi gerekiyor zira nüfus arttıkça şehirdeki tarihi eserlerin tahribatı artıyor. İkinci kriter ise bu kentlerde hiçbir şekilde sanayi üretimine izin verilmemesi gerekmektedir. Sanayi üretimi yapılan şehirlerde nüfusu kontrol etme imkânı yoktur.

*İstanbul ve Roma ikisi de üç bin yıllık kentler. Bu şehirler Roma şehirciliğine göre kurulmuş kentler. Birçok kent planlama esası iki şehirde de görülmektedir zira kent şablonu aynıdır. İstanbul konum olarak Roma’ya göre daha şanslıdır çünkü İstanbul’un içinden deniz geçiyor. Ayrıca bir de Haliç ve adalar var. Buna karşı Roma denize 30 kilometre mesafede kurulmuş kuru bir şehir. Konum olarak İstanbul büyük bir avantaja sahip ama kent yönetimi açısından fark var. Roma kentini Avrupalılar yönetiyor ama İstanbul’u Ortadoğu kafası idare ediyor.

*Roma şehrinin nüfusu 1961 yılında 2.1 milyon iken İstanbul’un nüfusu 1.9 milyondu. Roma 1971 yılında 2.5 milyona ulaştığı dönemde İstanbul 3 milyona yükseldi. Roma kent yönetimi şehrin nüfusunu 1971 yılında dondurdu. Bugün Roma’nın nüfusu 2.8 milyon kişi. Şehirde yeni bina yapımına izin verilmiyor ayrıca Roma bölgesinde sanayi üretimi yasak. İtalya devleti Roma’nın bir tarih, kültür ve turizm şehri olmasına karar vermiş, şehirde tarihi eser kaybı yok gibi. Buna karşın 1971 yılında 3 milyonluk İstanbul’un nüfusu bugün 16 milyona ulaşmış durumda. Üç bin yıllık bir kentin nüfusunun kontrol edilmeden bu kadar büyük bir sayıya ulaşması tek kelimeyle kültürsüzlük.

Turan Akıncı ve tespitleri

Turan Akıncı’nın İstanbul ile ilgili tespitleri böyle.

Akıncı, farklı bir kişilik.

Asıl mesleği mimarlık.

Kurucusu olduğu sanayi kurumlarında 35 yıl görev yaptıktan sonra kendini emekli etmiş ve kültür araştırmalarına ağırlık vermiş.

İstanbul’da 2000 Osmanlı yapısının tanıtıldığı internet sayfasıyla geniş kesimlere ulaşmış.

Tanzimat sonrası Osmanlı liman kentleri üstüne çalışmaları devam ediyor.

Osmanlı’da Selanik (2017), Beyoğlu (2018), Cumhuriyet’te Beyoğlu (2019), İstanbul: Dersaadet (2020), Akıncı’nın kent kültürü kitapları.

Turan Akıncı, Beyoğlu kitabıyla 2018 yılı Sedat Simavi Sosyal Bilimler Ödülü’ne, 2019 yılında da Sarı Siyah Kültür Ödülü’ne değer görüldü.

“Demokrat Parti 1946-1950”, Akıncı’nın geçen yıl yayınlanmış son kitabı.

Demokrat Parti dönemini her yönüyle inceliyor, o dönemden bu döneme her yönüyle ışık tutuyor.

İşte şehircilik açısından İstanbul’daki talanın ne zaman başladığını ve bugüne kadar neler yaşandığını görüyorsunuz.

Hâlâ daha İstanbul’daki talana dur diyebilen yok.

Sadece İstanbul mu, diğer tarihi kentlerimizin durumu da aynı.

Bütün sorun, sadece İstanbul’un değil, bütün ülkenin “Ortadoğu kafasıyla” yönetiliyor olması.

Bakalım kurtulabilecek miyiz?

Antalya Bilim Üniversitesi’nden açıklama

Geçenlerde “5 Nisan Avukatlar Günü’nün düşündürdükleri” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Yazımda ülkemizdeki hukuk eğitiminin yetersizliğinden söz etmiş, bazı üniversitelerin hukuk fakültelerinde sadece bir profesör bulunmasını eleştirmiştim.

Sözünü ettiğim 13 üniversite arasında Antalya Bilim Üniversitesi de vardı.

Üniversite Rektörü Prof. Dr. İsmail Yüksek, yazı göndererek hukuk fakültelerinde halen 1 değil 4 profesörün görev yaptığını açıkladı.

Prof. Yüksel’in açıklaması şöyle: “Antalya Bilim Üniversitesi Hukuk Fakültesi kadrosunda halen 4 profesör doktor, 1 doçent doktor, 9 doktor ve 9 araştırma görevlisi kadrolu akademik personel görev yapmaktadır.”

Rektör Yüksel’e yazımdaki bir hatayı düzelttiği için teşekkür ediyorum.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder

# bir, ile

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.

01

Aziz YOLDAŞ - DEMOKRAT PARTİYİ İKTİDARA GETİRMEYE GÖNLÜNÜZ ELVERMİYOR MU?

"Demokrat Parti 1946-1950”, Akıncı" kitabını okumamızı tavsiye etmişsiniz.

Turan Akıncı'nın kitabının ismi "Demokrat Parti 1946 - 1960 "

İktidar yılını1950 de keserek, Demokrat Parti'yi iktidara getirememişsiniz.

Ancak Sayın Akıncı'nın tespitleri yerinde ve haklı. Kitabı okumak lazım.

Yanıtla . 1Beğen . 1Beğenme 18 Nisan 23:44


Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?