Esnaf can çekişiyor sesini duyan yok mu?

Çarşıya çıktığınızda dikkat ediyor musunuz?

Dükkânların camları “Devren satılık” ve “Devren kiralık” yazılarıyla dolu.

Devren kiralık lokanta.

Devren kiralık bakkal.

Devren kiralık kafe.

Devren kiralık büfe.

Devren kiralık manav.

Devren kiralık kasap.

Devren kiralık kuaför.

Dayanamıyorlar…

Elektriğe, gaza, kiraya para yetiştiremiyorlar.

Çalıştırdıkları üç beş kişinin maaşını ödeyemiyorlar.

Evlerinin geçimini sağlayamıyorlar.

Marketlerle, AVM’lerle baş edemiyorlar.

Enflasyon yüksek, milletin alım gücü düştü, siftah yapmadan akşamı ettikleri oluyor.

Sattığı ürünün yerine yenisini koyamıyor.

Türkiye’de 2.5 milyon esnaf var, 7.5 milyon kişiye istihdam sağlıyor.

Az sayı mı?

Bu ekonomik krizde esnafı da kaybedersek, ülkemizdeki ekonomik yıkıntının ve işsizliğin boyutu nereye varır?

Esnafın sorununu en iyi bilen kişi ne diyor?

Türkiye’de esnafın sorununu en iyi kim bilir?

Esnafın en üst örgütü olan TESK’in (Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu) Genel Başkanı Bendevi Palandöken bilir.

Palandöken; sık sık TV kanallarına çıkıyor, gazetelerde röportajları yayınlanıyor.

Geçenlerde Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın kendisiyle yaptığı röportajı okudum.

Palandöken, esnafın sorunlarını satırbaşlarıyla şöyle dile getiriyor:

ESNAFIN GENEL DURUMU

Esnaf sokağın, mahallenin olmazsa olmazlarından. Günümüzde artık bakkalların yerini marketler aldı. Bakkalların sayıları artmıyor, giderek azalıyor. Şu anda en kırsal yere bile zincir marketler gitti. Marketlerin arkasında güçlü sermaye var, ama bakkal sermayeyi nerden bulacak? Satış yapacak ki ayakta kalsın. Marketler insanların alım gücüne bakmadan onları tüketime teşvik ediyor. Ama bize gelseniz peynir bugün biraz tuzlu yarın gel deriz, deterjan alacaksan ucuz al dersin. Markete gitseniz 5 kuruşun eksik olsa alışverişini tamamlayamazsın ama mahalle bakkalında öyle değil. Bizde çırak kalfa olur, kalfa usta olur, usta daha sonra dükkân açar istihdam sağlar. Ama marketlerde sadece işçi olunur. İşsizliği körüklüyor. Çünkü insanları part time çalıştırıyor. Asgari ücret bile vermiyorlar. Bunlar tazminat vermemekte de ustalar. Fiyat istikrarsızlığının en büyük nedeni de bunlar.

MARKETLER SORUNU 

Bilgisayarda bir düğmeye basıyor Edirne’den Hakkâri’ye 10 bin şubesinde şekeri aynı fiyata satıyor. Marketler çiftçiyi de kendilerine işçi yaptılar. Şimdi yok fiyat indirelim, 20 üründe fiyatları sabitleyelim. Serbest ekonomide elektrik doğalgaz özelleşmiş sen müdahale edemiyorsun, markette fiyatları nasıl sabit yapacaksınız. Marketler market markalı ürünler üretiyor bunun üzerine mi fiyat yapıştıracaksın. Olmaz böyle bir şey. 

Zincir marketler fiyat artışlarının sebebi, piyasanın hâkimi. Her şeyi satıyorlar, beyaz eşyayı da, mobilyayı da yazın deniz malzemesi, kışın araba lastiği, baharda boya satıyorlar. Peki, esnaf ne yapacak. Her mesleği perişan ettiler. Bugüne kadar mücadele ettik ama sonuç alamadık. Yurtdışına bunların açma kapatma saatleri belli. Bazı ürünleri belli bir saatte satamazlar. Bizde fütursuz gece saat 23.00-24.00’e kadar açık kalırlar. Mesela 50 bin adet ürün alsa stok yapıyor diyemezsiniz çünkü her markete bir iki tane yollasa zaten stokçuluğa girmez. Bu bireysel işletmeleri yok eden bir sistem. 

ESNAFIN DAYANMA GÜCÜ

En uzun ömürlüsü iki yıl dayanıyor. Eve bir ekmek götürsem yeter diyor çoğu zaman. Açılan ile kapanan sayıları aynı gibi, ama ayakta kalma süresi düşüyor. Aynı dükkân 10 kere devrediliyor. Her gün devren kiralık devren satılık lokanta, bakkal görüyoruz. Bu işin bir kurala bağlanması, perakende yasasının mutlaka çıkması gerekiyor. 

Bütün sektörlerin önündeki bu haksız rekabet kalkmadan fiyat istikrarından söz etmek mümkün değil. Çünkü fiyatta ipin ucu onlarda. 

Bir bakkalda aileden herkes çalışır. Gizli işsizliği de önlüyor. Herkes mesleğiyle ilgili iş yapmalı. Camcıysan cam satarsın, bakkalsan gıda satarsın, kasapsan et satarsın. Marketler ekmekten kuruyemişe, buzdolabına, ayakkabıya, giysiye, alkole kadar her şeyi satıyorlar. 

TÜM SEKTÖRLER ZORDA

Tüm sektörler zorda. Şimdi insanlar lokantaya gitmekten korkuyor. İki kişi yemeğe gitseniz en az 300 TL ödüyor. Nasıl gidecek insanlar? Vatandaş eve bir pizza söylerken 10 kere düşünüyor. Nakliyeci esnafı için “ticari akaryakıt”, üretici için “ucuz akaryakı”’ ve ‘gübre’ verilmesi gerekiyor. Üretici ne kadar ucuza ürünü mal ederse piyasaya o kadar olumlu yansıması olur. Bugün üreticinin istediği sulamada indirimli elektrik, tarımda indirimli gübre ve akaryakıt. Aynı zamanda bu ürünlere halkın daha ucuza ulaşması için de ulaştırmada ticari akaryakıt ve esnaf için esnaf tarifesinde elektrik uygulaması olacaktır.

VERESİYE ÇOK ARTTI

Şimdi kredi kartı patlayanlar nakit paraya sıkışanlar, gelip esnafa başvuruyor. 10 tane yumurta alıyor, “yaz” diyor veresiye defterine. Şu anda esnaf can çekişiyor, iş daha da zora girdi. Esnaf sattığı ürünün yerine yenisini koyamıyor. Zararına satıyor. Esnaf, toptancıdan aldığı fiyatla satıyor, her gün gelen fiyatları yansıtmıyor ki etiketine. 5 liralık suyu 3 liraya sattığı oluyor. Esnafın kârı düşüyor.

PERAKENDE YASASI

Perakende Yasası mutlaka çıkarılmalı. Kredi destekleri artırılarak devam etmeli. Kredi yapılandırmaları bozulan esnaflar var, bunların yapılandırma süresi uzatılmalı. Esnafın ayakta kalmasını sağlayacak desteklerin verilmesi gerekiyor. Hibe krediler verilmeli. Bağ-Kur primleri çok yüksek ve 9 bin 100 iş gününde emekli olabiliyor, buradaki haksızlıklar giderilmeli. Yoksa yarın diğer gün mahallenizde esnaf kalmayacak. Kuru temizlemeciler tek elde toplanıyor. Bakkallar kapanıyor. Terzi ve manav hiç kalmadı. Bakkal dükkânını kapatıyor kasabın yanında tezgâhtar oluyor.

ELEKTRİKTE “ESNAF TARİFESİ”

Türkiye’de üç tip elektrik tarifesi var. Sanayi elektriği, konut elektriği ve ticarethane elektriği. Biz “esnaf tarifesi” olsun istiyoruz. Benim bakkalım, kuaförüm, kuru temizlemecim sokağı aydınlatıyor. Buzdolabında soğuk meşrubat olmazsa ürünü satamıyor. Kasap makinasını çalıştırmazsa eti bozulacak. Esnafa uygun tarife olmak zorunda. Zaman zaman esnafların borçlarıyla ilgili ötelemeler yapılıyor, destekler veriliyor, ucuz kredi veriliyor ama arkasından da yıkıcı bir enflasyonla bunların hepsi geri alınıyor. Sattığını yerine koyamama rafın boş kalma riski ile karşı karşıyasın. Sonra esnafın akıbeti iki ay üç ay el değiştiriyor ve 2 seneyi bulmadan batıyor.

YAZIN ESNAF YIKIMI YAŞANACAK 

Yaz aylarında klimalar devreye girecek, dolaplar daha fazla çalışacak. Su pompaları devreye girecek. Faturaları daha da artacak. Esnaf eleman çıkarmak zorunda kalıyor. Işığını bile yakmıyor. Kuaförler eskiden ışıl ışıldı. Şimdi neredeyse karanlıkta çalışıyor. Esnaf tabelasını yakamayacak duruma gelecek. Fırınları, dolapları, buzlukları, reyonları, klimaları, tabelaları, pervaneleri, ütüleri, berber ve kuaförlerin kullandığı cihazlar ile daha yüzlerce farklı meslekte kullanılan elektrikli cihazlar esnaf ve sanatkârlarımızın olmazsa olmazı. Şimdi yaz gelirken dondurma bile satmaktan vazgeçen bakkal esnafımız, serinletici pervanelerini çalıştırmayan kafe restoran işletmecilerimiz gibi birçok farklı sektörde esnafımız bu elektrik faturalarından mustarip. Burada yapılması gereken kuralların konulması. Bize gölge etmesinler başka nimet istemeyiz. Biz kendimiz ayakta kalmaya çalışırız. Bir taraftan değil ki her taraftan üstümüze geliyorlar.

Esnafı duyan var mı?

Evet, esnaf can çekişiyor.

Evet, esnaf ayakta durmaya çalışıyor.

Evet, esnaf son nefesini vermek üzere.

Ama gören, duyan, gereğini yapan yok!

Toplumun belkemiği esnaflık da yakında sizlere ömür.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar M.Tanzer Ünal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Kocaeli Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Kocaeli Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce Kocaelispor'da başkan kim olmalı?