Reklamı Kapat

Küçükken çizdiği resmi hayata geçiren genç ADAM!

Ömer Kemal Aydın… Milli judocumuz… Dünya sıralamasında birinci… Arjantin’deki Gençlik Olimpiyatları’nda bayrağımızı taşıma şerefine erişti. Oradan da bronzu kazandırdı ve gözünü olimpiyatlara dikti… İşte kendi ağzından Ömer Kemal Aydın’ın hayatı, başarıları, hedefleri…

Haber albümü için resme tıklayın

HAKAN YAĞCIOĞLU: Ayağının tozuyla Arjantin’den geldin, Japonya’ya gidiyorsun. Bu arada seni zor yakaladık. Bize kendini tanıtır mısın?

ÖMER KEMAL AYDIN: 1 Ocak 2001 İzmit Gebze doğumluyum. Ford Otosan İlkokulu ve Cebir Koleji’ni bitirdim. Y kolej son sınıftayım ve derslerimde herhangi bir sıkıntım yok. Babam İbrahim aldın da eski bir milli judocu. Federasyonlarda görev yapıyor. Üç kardeşiz. Ben 18 yaşımdayım, Muhammet Hüseyin 16 yaşında, Kerem Salih 14 yaşında. Annemin ismi Canan Aydın. Ev hanımı… Yenimahalle İnkılâp Caddesi, Asalet Sokak, no:23/5 adresinde oturuyoruz.

H.Y.: Spor yaşantını anlatır mısın?..

Ö.K.A.: doğduğumdan beri kendini spor salonlarında buldum. 2010 senesinde de resmi olarak başladım. Kısa sürede yabancılık çekmeden kedimi müsabık olarak Tatami’de (minder) olarak buldum. Son olarak Arjantin’de yapılan Dünya Gençlik Olimpiyatları’nda bronz madalya kazandım. Bu müsabakada bayrak taşımak benim için unutulmaz bir andı. Çok duygulandım ve gururlandım. Şili’de Dünya üçüncüsü olmuştum. Yine Bosna’da Avrupa ikincisi, Tunus’ta Afrika Kupası’nda, Canca Avrupa Kupası’nda, Berlin Avrupa Kupası’nda ve Kulaj’da şampiyon oldum. Dünya sıralamasında ümitler kategorisinde birinci sırada bulunuyorum.

HEDEFİM TABİİ Kİ OLİMPİYAT ŞAMPİYONLUĞU…

H.Y.: Yanıtını biliyorum, ama bir de senin ağzından dinleyelim: En büyük hedefin nedir?..

Ö.K.A.: Tabii ki Olimpiyat şampiyonluğu. Antrenörüm Hüseyin Özkan gibi olmak istiyorum. Okulumu da okuyup, beden eğitim öğretmenliği ya da spor yöneticiliğinden mezun olmak istiyorum. Bu noktada da Kocaeli Üniversitesi’ni tercih ediyorum.

H.Y.: Eğitim demişken, yabancı sporcularla sizin eğitim ve spor çalışmalarınızın farkı nedir?

Ö.K.A.: Fark çok büyük. Onlar için spor önce geliyor, eğitim sonra geliyor. Buna göre her şey ayarlanmış ve eğim spora engel olmuyor. Biz de eğitim sporu engelliyor. Allah’tan benim böyle bir sorunum yok. İkisi ne iyi götürüyorum. Ama diğer arkadaşlarım benim kadar şanslı değil.

H.Y.: Judo bizde amatör spor ama, sen artık profesyonel bir sporcu gibi yaşıyorsun. Çalışma programın nasıl?..

Ö.K.A.: Günde 6 saat çalışıyorum. Haftanı 6 günü sürekli idman yapıyorum. Tatil yok. Özel hayatımız diye bir şey yok. Son derece kısıtlı. Tabii ki başarının bir bedeli var ve ben bu yaşımda bunu ödüyorum. Çalışmazsam, başarılı olamam. Tabii ki bir özel hayatım var, ama dediğim gibi kısıtlı. Kendimi programlıyorum ve bunun dışına çıkmıyorum.

BAYRAK TAŞIRKEN HEYECANDAN ELLERİM TİTREDİ…

H.Y.: Bir sporcunun yaşayabileceği en büyüm mutluluklardan ve şereflerden birini yaşadın. Arjantin’de bayrağımızı sen taşıdın. Neler hissettin?..

Ö.K.A.: Unutulmaz bir andı. Heyecandan dizlerim ellerim titredi. Müthiş bir duyguydu. Allah herkese nasip etsin!.. Bu şerefi bana bahşedenlere can-ı gönülden teşekkür ediyorum. Buenos Aires muhteşem kalabalıktı. Mahşer yeri gibiydi ve ben en önde bayrağımızı taşıdın. Bu anıyı yıllarca yaşayacağım.

H.Y.: Pekala özel hayatından söz edelim. En çok hangi yemeği seversin, hani müzikleri dinlersin, hobilerin nelerdir?..

Ö.K.A.: Genelde sessiz sakin biriyim. Çok heyecanlı değilim. Annemin yemeklerini dünyada hiç bir yemeğe değişmem. Et yemeklerini seviyorum ve sporcu olarak tabii ki protein almak zorundayız. Yabancı pop müzik dinliyorum. Ama çok müzik ayırt etmem… Maçtan önce konsantre olmak için de müzik dinlerim, dua ederim… Boş zamanlarımda (çok da kalmıyor gerçi) kardeşlerimle de arkadaş gibiyim, yakından ilgilenirim. Yaş aralığımız da fazla değil zaten…

HOCALARIMIZ GÜRCİSTAN’DAN…

H.Y.: Milli takım çalışmalarınız nasıl? Eğitmenleriniz kimler?..

Ö.K.A.: Hem Kağıtspor takımında, hem de milli takımda hocalarımız açından şanslıyım. Milli takımda Gürcü hocalarımız Iraklı Uzunadze ve David Aaraşvili bizleri çalıştırıyor. Çocukluğumdan beri hocalarım Hüseyin Özkan ve Galip Şentürk. Olar da Kağıtspor’daki çalışmalarımızı yönetiyor. Benim idolüm Hüseyin Özkan hocam. Olimpiyat şampiyonu ve ben de onun gibi olmak istiyorum. Milli takımla beraber bol bol yolculuk yapıyoruz ve artık ben buna alıştım. Hayatımı buna göre kuruyorum.

RAKİPLERİM ÇOK, BİRBİRİMİZİ TAKİP EDİYORUZ…

H.Y.: Muhakkak ki rakiplerini de yakından takip ediyorsundur. Olimpiyat Şampiyonu olmak istediğine göre planlamaların tamamdır…

Ö.K.A.: Fransa, Japonya, Rusya en ciddi şampiyonları çıkaran ülkeler… Buradaki rakiplerimi tanıyorum. Takip ediyorum. Ben Eyof, Avrupa ve dünya Şampiyonlukları bulunan tek sporcuyum…

VALİ BEY BANA BİR ÇAY ISMARLAYIVERSİN…

H.Y.: Dünya çapında bir sporcusun. Bunun karşılığında bu kentten yeteri kadar destek alıyor musun?..

Ö.K.A.: Kulübüm Kağıtspor her türlü imkanımı sağlıyor. Teşekkür ediyorum. Ancak sayın valimiz, acaba beni bir davet etse de karşılıklı birer çay içsek hiç olmazsa. Bu noktada çok kırgın ve üzüntülüyüm… yine de şevkimi kırmıyorum ve bir gün beni de göreceğine eminim… Röportaj: Hakan YAĞCIOĞLU

31 Ocak 2019 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Hürriyet Caddesi trafiğe kapatılmalı mı?