Reklamı Kapat

Ağrısız yaşam mümkün mü?

Doç. Dr. Rabia Terzi, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 9 yıl fizik tedavi ve iyileştirme uzmanı olarak­ görev yaptıktan sonra yaklaşık 1,5 yıl önce, İzmit’te Fizyo Vital Ağrısız Doğal Yaşam Kliniği’ni açtı.

Haber albümü için resme tıklayın

Doç. Dr. Rabia Terzi, Derince Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 9 yıl fizik tedavi ve iyileştirme uzmanı olarak­ görev yaptıktan sonra yaklaşık 1,5 yıl önce, İzmit’te Fizyo Vital Ağrısız Doğal Yaşam Kliniği’ni açtı. Hastalarını bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirerek, bilimsel ve kanıta dayalı tedavilerin yanı sıra ‘geleneksel ve tamamlayıcı tıp’ yöntemlerini uyguluyor. Fizik tedavi ve iyileştirme uzmanı Doç. Dr. Rabia Terzi ile çağımızın en önemli sorunlarından biri olan ağrı ve tedavisini konuştuk.

Kendi işyerinizi açmak cesaret ister, buna nasıl karar verdiniz?

Hastaneler çok yoğun. Günlük bakılan hasta sayısı çok fazla, hastaya ayırabildiğimiz zaman ise çok az. Bu durum mesleki memnuniyetsizliği beraberinde getiriyordu. Özellikle doçentliğimi aldıktan sonra hastalar için yapabileceğim çok fazla şey olduğunu, hastanelerdeki yoğunluğun buna engel olduğunu düşünmeye başladım. Yaklaşık 5 yıldır geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları konusunda sağlık bakanlığınca verilen kurslara katıldım, bazı kongrelerde çalışmalar yaptım. Bu alanlarda bilgi ve becerimi arttırdım. Fakat bu tedaviler özen ve zaman gerektirdiğinden hastanelerde uygulama imkânı çok zordu. Hastalarıma daha fazla vakit ayırabilmek, mesleki yaşantım boyunca edindiğim bilgi ve tecrübeleri rahatça uygulayabilmek adına kendi kliniğimi açmaya karar verdim Şu an geldiğim aşamadan gayet memnunum.

Ne gibi hizmetler veriyorsunuz?

Kas iskelet sistemine ait her türlü agrı ile ilgili tedavilerimiz mevcut. Baş, boyun, omuz, sırt, bel, kalça, diz, el ve ayak ağrıları, bel boyun fıtıkları, migren ağrıları, kireçlenmeler, omurga eğrilikleri, omurga daralmaları, spor yaralanmaları, menisküs problemleri, iltehaplı romatizmal hastalıklar, fibromyalji başlıca ilgilendiğimiz hastalıklar. Bu hastalıklara yönelik ilaç tedavileri, fizik tedavisi ve rehabilitasyon, kuru iğneleme, PRP kök hücre tedavileri, eklem içi enjeksiyonlar, tetik nokta enjeksiyonları, mezoterapi, nöralterapi, medikal ozon terapisi, hacamat kupa terapisi, manuel terapi kinesiotaping proloterapi nöral terapi nöroproloterapi uyguladığımız tedaviler arasında yer almakta… Ayrıca fil hastalığı olarak da bilinen lenfödem hastalarının tedavilerini kliniğimde uygulamaktayım

Biraz ‘geleneksel ve tamamlayıcı Tıp’tan bahseder misiniz?

Geleneksel ve tamamlayıcı tıp uygulamaları dediğimiz şey, tıbbın içinde olan bir şey aslında. Bizim konservatif tedavilerin yanında,  destekleyici olarak uyguladığımız akupunktur, medikal ozon tedavileri, mezoterapi, kupa hacamat tedavileri, sülük tedavileri, gibi birçok tedaviyi kapsayan tedaviler bütünüdür.

Akapunktur daha çok nerede kullanılıyor?

En çok migren ya da migren dışı baş ağrıları, boyun, sırt, bel, kalça, diz ağrılarında kullanıyorum. Bunun dışında gebelikle ilgili bulantı ve kusmalar, gastrointestinal sistem bozuklukları, nöropatik ağrılar, vertigo, menstruel ağrılar, polikistik over sendromu, kanser tedavisi sırasında gelişen bulantı kusmalar, uyku bozuklukları, stres ve anksiyeteyi azaltma, kilo verme,  sigarayı bırakma konusunda uygulamalar yapıyorum. Ayrıca kısırlık tedavisinde de akupunktur uygulamaları yapıyorum.

Gençler ağrılardan çok çekiyor, neden?

Çağımızın en büyük sorunlarından biri olan stres, hastalıkların ana nedeni olarak görülebilir. Şimdi artık gençlerimizin de stresi çok fazla, ciddi anlamda iş yoğunlukları var, çalışma koşulları iyi değil, çalışma saatleri çok uzun. Bir takım mesleki hastalıklar daha fazla görülüyor. Ofis ortamlarında çalışan insanlarda duruş bozuklukları, çeşitli kas ağrıları, sinir sıkışmaları çokça görülüyor.

Ağrısız bir yaşam var mı?

Ağrı insanın konforunu çok etkileyen bir şey aslında. Bütün yaşam kalitesini etkileyen  birşey. Çok fazla sayıda ağrıya sebep olan hastalık var. Bunlarla mücadele edebilmek, hastanın konforunu sağlayabilmek çok çok önemlidir. Ağrısız bir  yaşam için öncelikle ağrının nedenini tespit  edip doğru tedavi sağlamak sart..Aynı zamanda  ağrısız bir yaşam için koruyucu önlemler de gerekli.. Doğru duruş postürü,  düzenli fiziksel aktivite, çalışmaya uygun ergonominin sağlanması çok önemli.

En çok nelerden dolayı şikâyetler alıyorsunuz?

En fazla gördüğümüz bel fıtığı, boyun fıtığı, vücudun farklı bölgelerindeki kas ağrıları. Yumuşak doku romatizması olarak da bilinen fibromiyalji ağrıları bayanlarda çok sık görülüyor. Migren ağrıları çok oluyor. Diz ağrıları, belli bir yaş üzerinde diz kireçlenmelerine bağlı ağrılar, menisküs yaralanmaları, çapraz bağ yırtılmaları...

Peki ya skolyoz?

Daha çok çocukluk yaşında tespit etmek istediğimiz bir hastalık. Çünkü o zaman bir şeyler yapabiliyoruz. Ergenlik dönemine kadar korseleme tedavisi uygulayabiliyoruz. Özel tip egzersizler, fizik tedavi uygulamaları, bunlar çok çok etkili. Ama belirli bir derecenin üzerine ulaştıysa ve konservatif tedavi ile skolyoz açısı gerilemiyorsa cerrahiye yönlendirdiğimiz hastalarımız da oluyor. Çocukları iyi takip etmek gerekiyor. Erken dönemde çok ağrılı olmadığı için sadece gözlemle bir takım şeyler ortaya çıkabiliyor. Aileleri bilgilendirmek, çocukları çıplak gözle değerlendirmek gerekiyor. Omuz seviyelerinin eşit olmaması, kalçalar ve göğüs kafesindeki asimetri, bacak boylarındaki eşitsizlik, skolyoz belirtisi olabilir. Röportaj: Miray BAKLACI

ÜYE OLDUĞU DERNEKLER

Türkiye Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Derneği

Türkiye Romatizma Araştırma ve Savaş Derneği 

Anadolu Lenfödem Derneği

27 Nisan 2019 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?