Reklamı Kapat

DURULSAN’ın hedefi 100 ülkeye ihracat yapmak

Kentimizin en başarılı iş adamlarından DURULSAN Yönetim Kurulu Başkanı Recep Durul, gazetemizin sektörle ilgili sorularına içtenlikle yanıt verdi. Hedeflerinden söz eden Durul, “Öncelikli hedefimiz 68 olan ihracat yaptığımız ülke sayısını 100’e çıkarmak” dedi.

Haber albümü için resme tıklayın

DURULSAN Yönetim Kurulu Başkanı Recep Durul, şirket çalışmaları ile ilgili gazetemizin sorularını yanıtladı. Durul’un sıfırdan başlayıp ihracat yapan ve dev bir firma olmayı başaran Körfez’in gururu DURULSAN, önümüzdeki dönemdeki hedeflerini okurlarımız için açıkladı. Durul, doğru hamleler ve çalışma disiplini ile şu anda 68 olan ihracat yaptıkları ülke sayısını 100’e çıkarmayı planlıyor.

“EĞİTİM ÇOK ÖNEMLİ”

Yurt dışına açılmak isteyen gençlere de önemli tavsiyelerde bulunan başarılı iş adamı Recep Durul, “İhracat yapabilmek için en önemli unsur finanstan ziyade eğitimdir. Bu alanda yazılmış pek çok kitap var. Ticaret odaları, ihracatçı birlikleri ve STK’ların eğitim programları var. Gerekli eğitim ve donanıma sahip olmak, ticari hayatta doğru girişim ve adımlara vesile olacaktır” diye konuştu.

YILIN SANAYİ ŞİRKETİ SEÇİLDİ

DURULSAN firması, gazetemiz tarafından düzenlenen “Doruktakiler 2018” değerlendirmelerinde, büyük jüri tarafından “Yılın Sanayi Şirketi” seçilme başarısı göstermişti.

Şirketiniz DURULSAN hakkında bilgi verebilir misiniz?

24 yıllık şirketiz. LPG sektöründe faaliyet gösteriyoruz. LPG tüp dolum ve otogaz dolum makine ve ekipmanları üretimi yapıyoruz. 3 bin 500 metrekare kapalı, 3 bin metrekare açık olmak üzere toplam 6 bin 500 metrekare çalışma alanımız var. Şirketimizde 15’i mühendis, 65 kişi çalışıyor. Yeterli makine ve ekipman parkına sahibiz. DURULSAN markasıyla mayıs 2019 itibarıyla 6 kıtada 68 ülkeye ihracat yapıyoruz. Uluslararası gerekli tüm sertifikalara sahibiz.

İthalat ve ihracat alanındaki çalışmalarınızdan bahseder misiz?

Bir trende lokomotif ne ise makine sektörü de odur. Bunu kabul etmeyen ülkeler gelişmiş ülke sınıfına asla giremezler. Gelişmekte olan ülke sınıfından gelişmiş ülke sınıfına giren ülkeler de bunu makine, elektronik ve yazılıma yoğunlaşarak yapmışlar. Biz de bu bilinçle büyüyoruz. Rekabetin bıçak sırtı olduğunu bir dönemde fark yaratmak esastır. Bu nedenle Endüstri 4.0’a geçip yüksek teknoloji makine ve sistem üretiyoruz. Ayrıca tüm yazılımlarımızı kendi bünyemizde, kendi mühendislerimizle yapıyoruz. Tüm bu girişimlerimizle dünyadaki rakiplerimiz ile aramızda ciddi bir fark oluşturduk.

Satış ve pazarlama organizasyonunuzu nasıl yürütüyorsunuz?

Müşterilerimizi dinliyoruz ve talepleri doğrultusunda seçeneklerimizi sunuyoruz. Satış ve pazarlamada en önemli konu güncel müşteri bilgisidir. Kuruluşumuzdan bu yana, yıllardır sektörümüzle alakalı dünyanın her yerinde petrol ve gaz fuarlarına katılıyoruz. Fuarlar sayesinde hem pazarı yerinde inceleme hem de hedef kitlemize ulaşma şansına sahip oluyoruz.

Fuarlara ilave olarak her bir müşteriyi ayrıntılı olarak takip ediyoruz. Kendi mailing programımız ile belli aralıklarla hazırladığımız e-posta bilgilendirmeleri yapıyoruz. Pazarlama faaliyetleri içerisinde önemli bir paya sahip olan reklam bütçemizi de, müşterilerimize yatırımlarında indirim olarak sunuyoruz. Çünkü projelerimizin reklâmını bizzat müşterilerimiz yapıyor. Bunu daha iyi ve kolay açıklamak gerekirse; yapılan son araştırmalara göre olumlu müşteriler memnuniyetini ortalama 10 kişiye anlatırken; olumsuz müşteriler şikâyetlerini ortalama 25 kişiye anlatıyor. Bu bağlamda bizim birinci önceliğimiz müşteri memnuniyeti.

Bu kadar farklı coğrafyalarda pazar çeşitliliğine sahip bir firma olarak müşteri memnuniyeti için ne tür çalışmalar yapıyorsunuz?

Günümüz firmaların faaliyetlerini sürdürebilmeleri ve üzerinde durmaları gereken en önemli konu müşteri memnuniyeti. Biz öncelikle sürekli ve sürdürülebilir olarak müşterilerimizle iletişim halinde kalmaya çalışıyoruz. Bu sayede problemlerinin ne olduğunu çok iyi anlayarak çözüm için yol haritası belirliyoruz. Üretici firma ile müşteri arasındaki iletişimi hiç koparmadan, iki tarafın da mutlu olması için çalışıyoruz. Bu sürecin çok sıkı takipçisi olarak kalıcı çözümler üretmek de bizim sloganımız.

Satış öncesi ve satış sonrası hizmet ağınız neleri içeriyor?

Rekabetin günümüzde tarihte hiç olmadığı kadar yoğun olduğu düşünüldüğünde mevcut ürünün kalitesi kadar kalitenin sürdürülebilirliği için sağlanan satış sonrası hizmetler de oldukça önemli. Dünya genelinde satış ve organizasyon ağımızı kendi bünyemizde ve tamamen kendi kontrolümüzde gerçekleştiriyoruz. Böylece tüketici ürünü birinci elden alıyor, zaman ve para kaybı yaşamıyor. Satış stratejimiz; her ay rutin müşteri ziyaretlerini distribütörlerimiz ile birlikte gerçekleştirip talepleri yerinde değerlendirerek en kaliteli hizmeti son teknolojik donanımla sunmaya odaklı. Satış öncesinde projelendirme aşamasında teknik ekibimiz müşterinin ihtiyaçlarına cevap verebilecek en doğru sistemi belirlemek için titizlikle çalışıyor. Başarımız titiz çalışmamızın meyvesi.

Sektördeki konumunuzu nasıl buluyorsunuz?

Markalaşma odaklı çalışmalarımız neticesinde artık bilinirliğimiz kendi piyasamızda önemli bir konuma ulaştı. Abartılı bulunabilir, ama netlikle söyleyebilirim ki, dünya genelinde neredeyse tüm yapılması planlanan LPG tüp dolum, tüp imalat ve bakım tesisi görüşmelerinde mutlaka yer alıyoruz. Sektörün lokomotiflerinden kabul ediliyoruz. Tabi ki bütün projeleri bizim gerçekleştirmemiz mümkün değil, ama burada önemli olan müşterilerin bizimle iletişime geçip karşılıklı fikir alışverişinde bulunmalarıdır.

Yakın vade hedefiniz nedir?

Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi ile birlikte şirketimizde bir Ar-Ge merkezi oluşturmayı hedefliyoruz. Bu konuyla ilgili çalışmalarımız ve toplantılarımız devam ediyor. KOSGEB ve MARKA ile iş birliği içindeyiz. Ürünlerin millileştirilmesi hakkında ne gibi destekler alacağımızla ilgili çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bizim için durmak yok. Yakın zamanda şirket anayasamızı da oluşturarak bu hedeflere ulaşmada bir adım daha atmış olacağız.

DURULSAN olarak uzun vadeli hedeflerinizden bahseder misiniz?

İhracat yaptığımız ülke sayısını 100’e, distribütör sayısını 20’ye çıkarmak ve bu sayılara paralel işletmemizin karlılığını artırarak Türkiye’nin ilk 100 şirketi arasına girmek öncelikli hedefimiz. Bunun için de çok daha fazla üretim, yüksek teknoloji, Ar-Ge ve inovasyon yatırımına ihtiyacımız var. Hedefimiz büyük enerjimiz yüksek, motivasyon kaynağımız da başarılarımız.

İhracat yapmak, yurtdışına açılmak isteyenlere mesajınız nedir?

Yurt dışına açılmayı planlayan firmaların asıl ihtiyacı finansa erişimden ziyade eğitimdir. Bu yüzden de ticaret eğitimi alınmasının en önemli faktör olduğunu düşünüyorum. Bu alanda yazılmış pek çok kitap var. Bunun dışında ticaret odalarının, ihracatçı birliklerinin, derneklerin düzenledikleri eğitimler var. İhtiyaç duyulan eğitim ve donanıma sahip olmak, ticari hayatta doğru girişim ve adımların atılmasına vesile olacaktır.

Milli bir tenisçi; RECEP DURUL

DURULSAN firmasının sahibi olan Recep Durul, iş hayatındaki başarılarının yanı sıra sosyal açıdan da önemli bir birey olarak kabul görüyor. En önemli hobilerinden birisi de spor yapmak.

Özellikle de tenis oynamayı çok seviyor. Bu konuda oldukça iddialı. Raketi ilk olarak 2008 yılında eline almış. Ancak tabiri caiz ise o gün bu gündür elinden bırakmamış. Recep Bey, spor ve tenis merakını ise şu sözlerle ifade ediyor…

Siz başarılı bir iş adamı olmanızın yanında sosyal ve sportif alanlarda da görülen, takdir gören bir insansınız. Sportmen Recep Durul’u anlatır mısınız?

Şu anda tenis oynuyorum. Gerçi geçmişte futbol oynamış bir insanım, haliyle belli bir spor altyapı bende mevcuttu. Tenis oynamaya 2008 yılında evimin yakınında bulunan Marten Tenis Kulübü’nde, uzman bir antrenör eşliğinde başladım. İlk günlerde deneme olarak başlamıştım. Yapabileceğimi hissettim ve derslere düzenli bir şekilde devam ettim. Antrenmanlar daha da sıklaşmaya başlamıştı. Çünkü tenis artık benim açımdan zaman geçirmek için yaptığım bir spordan çıkıp hayatımın bir parçası olmaya başlamıştı.”

Artık oyunum gelişmeye başlamıştı, özgüvenim de arttı. 2009’da katıldığım ilk turnuvada, bana nazaran çok daha uzun süredir tenis oynayan rakiplerimi yenip final oynadım. İzmit Tenis Kulübü oyuncusu olarak her yıl düzenlenen Türkiye Tenis Federasyonu klasman turnuvalarına katılmaya başladım. Bu turnuvalarda birçok kez birincilik elde ettim.

Oyunum o kadar gelişti ki artık milli tenisçi olma zamanı gelmişti. 2017 yılında kendi yaş kategorimde tenisin en üst seviye turnuvası olan Senior Milli Takım seçmelerine katıldım. Birbirinden zorlu geçen maçlardan sonra Türkiye Senior Tenis Milli Takımı’na seçilme hakkı kazandım. Tabi ki bu süreçte ailemin ve DURULSAN çalışma arkadaşlarımın desteği inanılmazdı. Eğer ortada bir başarı varsa onlar sayesindedir. Buradan hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Peki, milli takım heyecanınızı da paylaşır mısınız?

Artık milli takıma hizmet etme zamanım gelmişti. 29 Ekim-3 Kasım 2017 tarihleri arasında Amerika Birleşik Devletleri’nin Florida, Miami bölgesinde 2017 Senior Tenis Dünya Takım Şampiyonası’nda takım kaptanı olarak milli takımımızın diğer sporcuları ile birlikte ülkemizi temsil etmenin gururunu yaşadım.

30 ülkenin katıldığı şampiyonada kazandığımız ve kaybettiğimiz maçlar oldu, ama ülkemizi en iyi şekilde ve gururla temsil ettik. Deneme yapmak için başladığım tenis beni 10 yıl sonra milli bir tenisçi olarak ay yıldızlı bayrağımızı uluslararası arenada temsil etme onuruna eriştirdi. Şimdilerde ise işlerimin yoğunluğundan dolayı turnuvalara pek gidemiyorum, ama fırsat buldukça arkadaşlarımla oynuyorum.

Recep Durul, tenisi şöyle tanımlıyor

TENİS MÜCADELEDİR, DİSİPLİNDİR

Tenis insana mücadele ruhu, özgüven, duygu kontrolü ve istikrar aşılıyor. Siz bir rakiple mücadele etseniz de, aslında esas mücadele kendinizledir. Korttaki bu kazanımlar birebir rekabet edebilme gücünü aşılayarak inişli çıkışlı hayat süreci içinde yılmama ve mücadele etme azmi kazandırıyor.

TENİS YAŞAM KOÇUDUR

Tenis rekabet ortamında eğlenmeyi sağlayan, dostlukları, arkadaşlıkları pekiştiren, kişisel gelişimi destekleyen bir spordur. Zihinsel ve duygusal stresle nasıl başa çıkacağınızı öğretir. Ruhsal yorgunluğunuzu üzerinizden atarak, fazlasıyla sosyal ve pozitif bir insan olmayı sağlıyor.

TENİS SPORTMENLİKTİR CENTİLMENLİKTİR

Rakibinizin haklarını koruyarak onu yenmeye çalışıyorsunuz. Oyunu kazansanız da kaybetseniz de alçak gönüllü şekilde kazanma ve gururlu bir şekilde kaybetme duygularını aşılar.

TENİS BİR YAŞAM OKULUDUR

Tenisin bir spor olmaktan öte bir tutku olarak, yaşamın kendisiyle bütünleşen ve örtüşen birçok yönü vardır. Korta çıktığınızda yaşananlar ve tecrübe edindikleriniz, yaşamın kendisiyle çok benzerdir. Yaşamın geri kalanındaki tarzınız, karakteriniz korta aynen yansır. Disiplinli, odaklı ve duygularını yönetebilme becerisine sahip olanlar her zaman bir adım öndedir.

16 Mayıs 2019 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz


Anket Bahri Yavuz istifa etmeli mi?