Reklamı Kapat

Kamil Çöpür, bu defa babasını romanlaştırdı

İlimizin eğitimci ve yazarları arasında yer alan, gazetemizin köşe yazarı Kamil Çöpür, Malatya Akçadağ Köy Enstitüsü’nün ilk mezunlarından olan babası Hüseyin Çöpür’ün hayatını kaleme aldığı 4’üncü romanı ‘Aydınlık Pınarı Köy Enstitüleri’nin tanıtımını yapmaya hazırlanıyor

Pınar Gül Tarhan
Pınar Gül Tarhan Tüm Haberleri

İlimizin eğitimci ve yazarları arasında yer alan, aynı zamanda gazetemizin köşe yazarı olan Kamil Çöpür, 4’üncü kitabını çıkarmanın mutluluğu ve heyecanını yaşıyor. Daha önce kaleme aldığı Esey ve Haydar Çavuş, Suçum Kadın Olmak ve Serpil adlı romanları ile adından söz ettirmeyi başaran yazar Çöpür, bu defa öğretmen olan babası Hüseyin Çöpür’ün hikayesini anlattığı son kitabı Aydınlık Pınarı Köy Enstitüleri’nin tanıtımını yapmaya hazırlanıyor. Çöpür, raflarda yerini almaya başlayan son kitabını, 12 Mart Perşembe günü saat 17.30’da KYÖD Sosyal Tesisleri’nde kitapsever dostları için imzalayacak. Tanıtım öncesi gerçekleştirdiğimiz röportajımızda yazar Kamil Çöpür, yeni kitaplarının müjdesini de verdi.

Kitap yazmak nasıl bir duygu?

Çok zor ama çok keyifli bir iş. Yabancı bir yazar bir romanını 7 senede bitirmiş. Bu son kitabımı 6 ayda yazdım. Siz donanımlıysanız çok rahat yazarsınız. Yeter ki konunuz belli olsun. Mesela, öğrencilik hayatımda hiç silgi kullanmadım. Aklıma yazardım önce. Daha sonra kağıda dökerdim.

Sizi kitap yazmaya iten ne oldu?

Herkes lise yıllarında bir karikatür çizmiştir, resim yapmıştır, şiir yazmıştır. Ben de Nazım Hikmet şiirlerinden esinlendim. 68 kuşağındanım. Yıllarca sendikal mücadelelerde yer aldım. 12 Mart, 12 Eylül dönemlerini yaşadım. Emekli olduktan sonra kayınvalidemle kayınpederimin hikayesini kaleme almak istedim. Sadece o romanı yazmaktı maksadım. O ilk kitabımı okuyup da ağlamayan yoktur. İlk romanıma gösterilen ilgi, beni ikinci romanımı yazmaya itti. Bugün 4’üncü kitabımı çıkarmanın mutluluğunu yaşıyorum. 12 Mart Perşembe günü saat 17.30’da KYÖD Sosyal Tesisleri’nde kitap imza günümüz olacak. Tüm kitapseverleri davet ediyorum.

İlk kitabınızı yazdığınızda nasıl tepkiler aldınız?

Esey ve Haydar Çavuş, kayınvalidem ve kayınpederimin hikayesini anlattım. Tanıdıklarımdan, eşim dostumdan çok olumlu tepkiler aldım. Okurlarım beni yazmaya zorladı ve devamı da geldi.

“KİTAPLARIMDA HAYAL ÜRÜNÜ YOKTUR”

Kaleme aldığınız son kitabınızdan bahseder misiniz?

“Aydınlık Pınarı Köy Enstitüleri” ismini eşim buldu. Kitabım, Malatya Akçadağ Köy Enstitüsü’nün ilk mezunlarından olan babam Hüseyin Çöpür’ün hayatı ve Köy Enstitüsü dönemini anlatıyor. Hüseyin Çöpür bir öğretmen. Ayrıca kitabımda Köy Enstitüleri’nin kuruluş sürecini, kuruluş amacını, neden kapatıldığını anlatmaya çalıştım. İsimler de anlatanlar da gerçek. Kitaplarımda hayal ürünü söz konusu değil.

Köy Enstitüleri, Türkiye’nin aydınlanması için bir projeydi. Köy Enstitüleri’nde üretim içinde bir eğitim vardı. Neden kapatıldı? Egemen güçler, toprak ağaları köylünün aydınlanmasını istemedi. Köy Enstitüleri kapatılmasaydı, Türkiye’de eğitim sistemi bugün bu hale gelmezdi.

Kitaplarınızda daha çok hangi konuları ele alıyorsunuz?

Romanlarımda daha çok siyasal ve toplumsal sorunlara değiniyorum. İlk romanım Esey ve Haydar Çavuş’ta toprak ağalarının köylüler üzerindeki baskısını anlatmaya çalıştım. İkinci romanım Serpil’de, öküzü ölen bir köylünün tek öküzü kalması sebebiyle tarlasını süremediğinden 10 yaşındaki oğlunu bir öküze karşılık başka bir köylüye vermesini anlattım. Üçüncü romanım Suçum Kadın Olmak’ta ise hamile eşinin canının ayva çekmesi ile gece, çalıştığı fabrikanın bahçesinden iki tane ayva kopardığı için işinden atılan adamın hayatını kaleme aldım. Öte yandan toplumun kadına bakışına değindim. Kadının toplumdaki önemine, kaç çocuk doğuracağından sokakta kahkaha atmasına kadar günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara değindim.

“KENDİ HAYATIMI YAZIP BIRAKACAĞIM”

Şu ana kadar 4 tane kitap yazdınız. Hepsinde de gerçek yaşantıları ele aldınız. Kendi hayatınızı da yazmayı düşünüyor musunuz?

O da hazırda bekliyor. 71 yıla çok şey sığdırdım. Benim hayatım da bir roman. En son kendi hayatımı da kaleme alıp yazmayı bırakacağım.

Kendi hayatınızın yanı sıra okurlarınıza yeni bir müjdeniz olacak mı?

Elbette. Yeni bir kitabım daha yolda. İsmini vermeyeyim. İzmit’te geçen bir olay yine. Gezi olaylarından, Cumartesi Anneleri’nden tutun, Türkiye’deki mezhep olaylarını, sevip de mezhep farkı yüzünden kavuşamayan sevgilileri anlatıyorum bu eserimde de.

“6 AY CEZA YEDİM”

Hayatınız hep mücadele içinde geçmiş. Başınızdan geçen bir olayı anlatabilir misiniz?

1978’de TÖBDER olarak Maraş’taki katliamı protesto etmek için derslere girmedik. Hem idari hem adli soruşturma geçirdik. Mahkemeye çıktığımda hakim bana ceza vermemek için ‘Sen bu eyleme şunun için katıldın’ dedi. Ben de ‘Hayır bu eyleme bu nedenle katıldım, cezam neyse razıyım’ dedim. Ceza almamam için ikinci kez sordu. Duymak istediği cevabı vermedim. 6 ay ceza yedim, paraya çevirdiler. Orada da yaptığım işin arkasında durdum.

“KARAOSMANOĞLU, YAZARLARINA SAHİP ÇIKMADI”

Son olarak Kocaeli halkı ve yerel yöneticilerine mesajınız var mı?

İlk romanımın filmini yaptırmak istedim, ama yapamadım. Maliyet nedeniyle altından kalkamıyoruz. Bugün yayınevleri roman basmıyor. Bütün masrafı sen karşılayacaksın diyorlar. Bu son kitabımı da Aydili Sanat Yayınları’nda bastırdım. Kocaeli halkı yazarlarını desteklemiyor. Ben insanların kitaplar pahalı cümlelerine inanmıyorum. Bir sigaraya 15 lira, bir biraya 15 lira, bir kahveye 10 lira veriyorsanız bir kitaba da 20 lira verebilirsiniz. Roman kolay yazılmıyor. Emek istiyor. İlk 2 sene Kocaeli Kitap Fuarı’na katıldım. Büyükşehir Belediyesi önceki dönem Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu kent yazarlarına sahip çıkmadı. Ben de sonra katılmamaya başladım. Kent yöneticileri, kendi yazarlarına sahip çıksınlar.

KAMİL ÇÖPÜR KİMDİR?

1949 Malatya/Akçadağ doğumlu. İlk, orta ve lise öğrenimini Malatya’da, yükseköğrenimini Ankara’da tamamladı. 25 yıl boyunca İzmit Ticaret Meslek Lisesi’nde meslek dersleri öğretmenliği yaptı. Çöpür, 6 yıl serbest muhasebeci ve mali müşavirlik yaptı. Meslek Yüksek Okullarında öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1999 Depremi’nden sonra İsviçre Kızılhaç Örgütü’nün finanse ettiği ve MEKSA Vakfı ile ortaklaşa düzenledikleri mesleki eğitim kurslarında 5 yıl öğretim görevlisi olarak çalıştı. Yazar, gazetelerde çeşitli makaleleri yayımladı, mahalli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı.

 

09 Mart 2020 -

Muhabir Pınar Gül Tarhan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

04

ERTUGRUL GÜREL - kendisi benim hocam olur.geçen gün gorustuk.kendisıne saygı ve selamlarımı iletiyorum

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Mart 12:13
02

Kocaeli - Bu adam mı eğitim ci kendi gibi düşünmeyen insanlardan nefret eden birisi. Ben kendisinin öğrencisi idim cuma namazı na gittiğim için bu adam beni sınıf arkadaşlarım arasında rencide etti. Bu gibi insanlar yüzünden toplum kutuplasiyor. Bunlar sadece kendilerini düşünen aydın görünümlü tipler

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 09 Mart 19:25
01

Ersoy Kandemir - Canı gönülden tebrik ederim değerli öğretmenimi.

Yanıtla . 0Beğen . 1Beğenme 09 Mart 18:35


Anket Corona virüsü için alınan tedbirleri yeterli buluyor musunuz?