“Lütfen bu virüsün suç ortağı olmayalım”

“Tele Röportajlar” adlı yazı dizimizin bugünkü konuğu olan Kocaeli Tabip Odası Dr. Zeki Hamşioğlu, vatandaşa, “Bakın bu virüs bir katil. İnsanları öldürüyor. Lütfen onun suç ortağı olmayalım” mesajını verdi

Pınar Gül Tarhan
Pınar Gül Tarhan Tüm Haberleri

Koronavirüse karşı alınan tedbirler kapsamında evde kaldığımız bu zorlu süreçte başlattığımız “Tele Röportajlar” adlı yazı dizimizin bugünkü konuğu Kocaeli Tabip Odası Başkanı Dr. Zeki Hamşioğlu oldu. Hamşioğlu, koronavirüsle mücadele sürecinde alınan tedbirlerin hepsini olumlu bulduğunu ancak seyahat kısıtlaması gibi kararların geç kalındığını ve iki aylık zaman diliminin israf edildiğini ifade etti. İl Pandemi Kurulu’nda yer almak istemelerindeki sebebi anlatan Hamşioğlu, kanun teklifine eklenen “Sağlıkta Şiddet Yasası”nı, Derince’ye yapılacak sahra hastanesini ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın süreci yönetimini de değerlendirdi. Oda Başkanı Dr. Zeki Hamşioğlu vatandaşa, “Gevşediğimiz anda başa döneriz. Bakın bu virüs bir katil. İnsanları öldürüyor. Lütfen onun suç ortağı olmayalım” mesajını verdi.

Son açıklamaya göre toplam vaka sayısı 82 bin 329, toplam ölü sayısı bin 890. İlk vakanın açıklanmasının üzerinden tam bir ay geçti. Türkiye’deki bu artışı, diğer ülkelerle kıyasladığımızla nasıl değerlendiriyorsunuz?

Öncelikle ülkemiz şu an için henüz salgının pik seviyesini görmedi ve görene kadar da vaka sayıları her gün artmaya devam edecek. Hatta bu pik seviyesinden sonra da vaka sayısı artacak. Ancak şu an bakanlığın açıkladığı verilerden vaka artış hızının yavaş, vaka katlanma sürelerinin uzun olduğunu görüyoruz. Bu değerler ülkemiz için sevindirici aslında.

“İKİ AYLIK ZAMANI İSRAF ETTİK”

Hükümetin aldığı tedbirler sizce yeterli mi?

Tedbirlerin hepsini olumlu buluyorum. Hızlı bir şekilde bilim kurulu oluşturulması ve yerinde kararlar alınmasının süreci yavaşlaması açısından değerli olduğunu düşünüyorum. Keşke bazı kararlar ki özellikle seyahat kısıtlaması ve seyahat sonrası karantina tedbirleri daha erken alınsa daha iyi olacaktı. Çünkü nerdeyse iki ay kadar değerli bir zamanı israf ettik. Bu iki aylık zaman içinde geri planımızı daha iyi destekleyebilir, birtakım malzeme sıkıntılarını daha önceden çözümleyebilirdik.

Türkiye’de koronadan en çok etkilenen illerden biri Kocaeli. Kocaeli’nin durumunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Kocaeli bildiğiniz gibi İstanbul’un doğuya açılan kapısı. Aynı zamanda bir liman şehri. Sanayi tesislerinin çok fazla olduğu ve buna paralel olarak nüfusu hızla artan bir ilimiz. Bu nedenlerle Kocaeli’de koronavirüs vakalarının fazla görülmesi doğal bir sonuç. Özellikle nüfusunun neredeyse tamamı şehirde yasayanlardan oluştuğu için insan etkileşiminin de fazla olduğu bir il. Bu nedenle ilimizdeki vaka sayısı bu şartlarda doğal.

“KURULDA AMACIMIZ SÜRECİ YÖNETMEK DEĞİL”

İl Pandemi Kurulları oluşturuldu. Kurulda Tabip Odaları, sağlık meslek örgütlerinin kriz yönetiminde yer almaması birçok kesimin tepkisini de çekti. Siz bu konuda ne söylemek istersiniz?

Pandemi kurulu ile ilgili olarak şunları söylemek isterim: Bizim bu kurulda yer almak istememizdeki amaç elimizdeki bilgi gücünü paylaşmaktır, süreci yönetmek değil. Bu süreçleri kamu otoritesi yönetir, bizler de bilgi birikimimiz ve bazen de insan kaynağımızla tavsiyelerde bulunur, destek olur ve her şeyden önemlisi bağımsız bir yapımız olduğu için eleştirilerimizi de sunarız. Biz özellikle yaşadığımız bu zorlu süreçte eleştirilerimiz olsa bile bunu ikinci elden iletmeyi uygun bulmadık. Bunun samimiyetsiz olacağını düşündük ve hala da böyle düşünüyoruz. Bu yüzden İl Pandemi Kurulu’nda yer alıp söyleyeceğimiz her şeyi ilk ağızdan söylemeyi istedik. Nihayetinde kurula davet edildik ve önerilerimizi sunduk. Süreç şeffaf işletildiği müddetçe de tavrımızda herhangi bir değişiklik olmayacaktır.

İl Pandemi Kurulu’nun kararı ile Kocaeli’ye 250 yataklı bir sahra hastanesi yapılacak ve 45 günde tamamlanacak. Vaka sayıları ortada. Hastanelerdeki doluluk oranı ve sağlık çalışanlarının üzerindeki yoğunluğu da ele alarak geç kalınmış bir karar diyebilir miyiz?

Evet, 45 gün aslında biraz uzun ancak anladığım kadarıyla eğer süre böyle uzar ise o zaman hastane, sahra hastanesinden ziyade İstanbul’daki gibi kalıcı çok amaçlı bir hastane olacak gibi görünüyor. Tedbir açısından yapılmasını olumlu buluyorum. Çünkü tek sorunumuz salgın değil. Deprem gerçeğini de her zaman göz önünde bulundurmak gerek.

“YASA TAM DA İSTEDİĞİMİZ GİBİ OLMADI”

“Sağlıkta Şiddet Yasası” kanun teklifine eklendi. Covid-19 salgınına kadar gerek Tabip Odası gerek sağlık sendikaları sağlık şiddetin önlenmesi için sık sık seslerini duyurmaya çalıştı. Bu kanun teklifinin koronavirüsle mücadele sürecinde alınması kararı hakkında ne düşünüyorsunuz? Sağlık çalışanlarımızın değeri yeni anlaşıldı diyebilir miyiz?

“Sağlıkta Şiddet Yasası”nın ne zaman hangi koşullarda çıktığı artık çok önemli değil. Önemli olan yıllardır Türk Tabipleri Birliği (TTB)’nin çıkarılması için mücadele verdiği bu yasanın çıkarılmış olması. Emeği olan herkese teşekkür ederiz. Yasa tam da bizim istediğimiz şekilde olmadı ama buna da şükür diyebiliriz. TTB’nin bu konu ile ilgili mücadelesi devam edecektir. Eksik noktalar da umarım tamamlanır. Bu yasa her şeye rağmen biz sağlık çalışanları için kazanım olmuştur.

“DAHA ILIMLI VE SEMPATİK”

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın süreci yönetimini ve basın açıklamalarını nasıl buluyorsunuz?

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı ilk planda şimdiye kadarki pek çok sağlık bakanından daha samimi ve sempatik bulduğumu söylemek isterim. Süreci Bilim Kurulu ile yürütmesi ve yetkisini bu kurulla paylaşması bence çok olumlu. Kendisinden en büyük beklentimiz, süreci tüm yönleri ile biraz daha şeffaf hale getirmesi. Çünkü süreç şeffaf yönetilmezse bildiğiniz üzere hemen yığınla komplo teorileri gündeme geliyor. TTB’nin Sayın Bakana sorduğu sorular var. Bu sorulara açık yüreklilikle verilecek cevapların tüm komplo teorilerini çökerteceğini düşünüyorum.

“BU VİRÜS BİR KATİL”

Son olarak koronavirüsle ilgili topluma mesajınız nedir?

Nihayetinde bu durum başımıza geldi ve ne yazık ki bir aşı ya da tedavi bulunana kadar da başa gelen bu durumla yaşamaya devam edeceğiz. Kimse bir anda bu salgının biteceğini düşünmesin. Bu nedenle aşı ya da tedavi bulunana kadar tedbirli yaşamayı tarz haline getirmeliyiz. Gevşediğimiz anda başa döneriz. İzolasyon tedbirleri bir süre sonra azaltılacaktır ancak kişisel hijyen ki özellikle el yıkamak ve sosyal fiziksel mesafeyi her daim korumak önemlidir. Bakın bu virüs bir katil. İnsanları öldürüyor. Lütfen onun suç ortağı olmayalım. Sosyal mesafeden izolasyondan ve hijyenden ödün vermeyelim.

19 Nisan 2020 -

Muhabir Pınar Gül Tarhan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Şeref Gülle - AYNEN ÖYLE KATILMIYORUM EVDE KAL SAĞLIKLA...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 19 Nisan 20:17



Anket Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı normalleşme sürecini nasıl karşılıyorsunuz