Reklamı Kapat

Arat: Ticaretlerimiz de hayatlarımız da eskisi gibi olmayacak

“Tele Röportajlar” adlı yazı dizimizin konuğu olan BAŞSİAD Başkanı Barış Arat, Coronavirüs nedeniyle üretimde ciddi düşüş olduğunu belirterek, “Ticaretlerimiz de, iş hayatımız da artık eskisi gibi olmayacak” ifadelerinde bulundu

Nazım Özgün Erbulan
Nazım Özgün Erbulan Tüm Haberleri

Kocaeli Gazetesi olarak Coronavirüs nedeniyle yaşanan bu zorlu süreçte yerel yöneticiler, siyasi parti temsilcileri, STK’lar, meslek grupları ve kentin önde gelen isimleri ile röportajlarımıza devam ediyoruz. “Tele Röportajlar” adını verdiğimiz yazı dizimizin konuğu olan Türkiye Kalite Derneği (KALDER) Yönetim Kurulu Sayman Üyesi, 112 üyesi bulunan Başarılı İş İnsanları Derneği (BAŞSİAD) Başkanı ve Kocaeli merkezli BARAT Endüstriyel Sahibi Barış Arat hem Coronavirüs’ün üretime etkisini hem de iş insanlarının durumunu gazetemize anlattı.

“İLK ZAMANDAN BERİ TAKİP EDİYORUZ”

Coronavirüs iş insanlarını nasıl etkiledi?

Bu virüsün başladığı süreci takip etmeye başladık, hem Çin hem de Avrupa’daki hareketliliği takip ediyorduk. Çünkü ihracat müşterimiz Avrupa’da ancak makine, yedek parçadan, elektronikten, aksesuarlara tedarikçilerimiz Çin ‘de. Alınan önlemleri izliyorduk ama biz böylesine hızlı bir yayılım beklemiyorduk. Bu süreci yaşadıkça da hızlıca toparlanmamız gerektiğini gördük ve bununla ilgili önlem almaya başladık. Öncelikle maalesef ticaretimizi düşündük ne yapmamız gerektiğiyle alakalı. Daha sonra da çalışanlarımızı, ailemizi korumak için neler yapmamız ve tabiki bunlar için mücadele ettik.

Covid-19 Hızlı Yayılımı sonucu ne gibi çalışmalar yapıldı?

Ekonomimiz önemli şekilde etkilendi ama bazı fırsatların da önü açılmış oldu. Dijital dünyanın ne kadar kıymetli olduğunu, online yapılan-yapılacak toplantıların, e-ticaretin nasıl verimli hale gelebileceği ve gerçekten hayatımıza adapte etmemiz gerektiğini gördük. Bunlarla ilgili hem üyelerimizi bilgilendirdik, hem de onların da adaptasyon sürecinde hızlanabilmesi için; özellikle de evden çalışırken nasıl verim alabileceklerini anlatmaya çalıştık. Biz tecrübe edindikçe üyelerimizle paylaştık.

“CİDDİ BİR STOK YÜKÜ GETİRTTİ”

Ev ortamı ile iş ortamı arasındaki farklar neler?

Ticaretlerimiz de, iş hayatımız da artık eskisi gibi olmayacak. Şu anda büyük bir kadromuzu, en azından yönetim ekibimizi evden çalıştırıyoruz. Bütün üyelerimiz de aynı şekilde. Ama bu durum hayatımıza farklı bir şey de getirtti: ev ortamıyla iş ortamı arasında çok ciddi farklar var; aynı disiplini sağlamak zor oluyor; bunun için de farklı motivasyonlar gerekiyor. Bunlara sağlamaya çalışıyoruz. Bunların yanında da ürettiğimiz ve gönderemediğimiz siparişler var ellerimizde. Onlar bize ciddi bir stok yükü getirtti.

Devletin aldığı tedbirler sizin için ne kadar yararlı oldu?

Devletimizin almış olduğu tedbirleri üyelerimize anlatmaya çalıştık. Üyelerimize birçok yöntemle bunu anlattık. Kimlerin faydalanabileceğinin yanı sıra doğru şekilde nasıl faydalanabileceklerini anlatmaya çalıştık. Birçok üyemiz desteklere başvurdu. Faydalanabilen de var faydalanamayan da var. Bunun için ne yapabiliriz diye konuştuk. Sürekli aktif olarak bilgilendirme yaptık.  Desteklerin sınırlı sektörleri kapsaması sonucu tüm üyelerimiz aynı şekilde yararlanamamakla birlikte ötelenen ödemelerin önümüzdeki aylarda daha fazla ödeme yükü getireceğinden yılsonuna doğru negatif etkileri ağır sonuçlar doğuracaktır. Kredi ödemelerinin ertelenmesi maalesef ki bankaların yeniden faizli yapılandırılması sonucu maliyetlere yansıtılacak bir ek enflasyon üretimine neden olacağını öngörüyoruz. Döviz kurlarındaki hızlı yükseliş ve hammadde alımları üzerinde oluşacak olumsuz ek maliyetler piyasanın alım gücünü zayıflatacaktır.

İhracat firmalarımızın siparişlerinin birer birer iptal edilmesi moral ve motivasyonu düşürdüğü gibi özel üretim yapan sektörlerde ciddi daralmalara neden olmuştur. Lokomotif sektörlerden olan otomotiv üretimlerinin kısmen durması, piyasadaki 2018 döviz dalgalanmaları sonrası ancak başlamış olan hareketliliği durdurmuş Kocaeli gibi imalat sanayi üssü bir şehir için yıkıcı sonuçları olacağı öngörülmeli ve ivedilikle keskin önlemlerin alınması gerektiğini unutmamalıyız.

Tüm bunların yanında moral, motivasyon düşürmek çok kolay ama biz ayakta tutmaya çalışıyoruz. Çünkü pandemi sürecini yaşamak ve bu duruma alışmak zorundayız. Alacağımız önlemlerin de desteğiyle birlikte hayatımıza devam edeceğiz.

“CİDDİ BİR FİNANS YÜKÜ GETİRECEK”

Devletin aldığı tedbirler yeterli mi?

Tedbirler acil eylem planı için piyasaya pansuman etkisi yaratacak kadar ancak bir tedavi değil asıl sorun destek kapsamında açılan yeni krediler…
Biz şirket olarak yararlanamadık daha öncede ifade ettiğim gibi mücbir sebep kapsamında sayılan sektörler çok dar. Bu dar kapsam harici herhangi bir destek yok. Özellikle de SGK ödemeleri konusunda bir destek yok şu anda. Vergiler ötelendi ama bana göre ötelenme bir destek değildir. Çünkü borç öteliyorsunuz, daha sonra yeni gelecek aylarla birlikte katlanarak devam edecek bu ödemeler. Bu da ciddi bir finans yükü getirecek. Var olan zaten düzenli ödemeler varken ekstra ötelediğiniz borçlar da eklenecek. Böylece ödeme limitleriniz yukarı doğru çıkacak. Ama öngöremediğimiz hareketlilik olacak mı ticarette onu bilmiyoruz.

“GÜNÜ KURTARMAMIZ GEREKİYOR”

Ne tür tedbirler sizi rahatlatır?

Sadece kredi çekerek borç ödemek şirketler için çok sürdürülebilir bir şey değil. Aksine daha da borç yükünü arttıracak şeyler. Bazı sektörlerdeki hammadde ödemeleri olan firmalarda ödeme aracı olarak mecburen ya kredi kullandılar yada kredilerini ötemeleye gittiler. Öyle bir destek de var. Öteleme yapıldığında yeniden faizler hesaplanıyor maalesef bu da bizim üyelerimiz açısından çok olumlu değil ama yapmak zorunda kaldılar. Çünkü günü kurtarmamız gerekiyor. Keşke bu kapsamlar daha da arttırılsaydı; sektör ayrımı yapılmadan mücbir sebep kapsamına alınıp faydalanabilinseydi. Bahsettiğimiz şeyler çok kolay şeyler değil ama kısmen de olsa nefes aldırabilecek bir destek olurdu. 

“BİRİKİMLERİNİ YATIRIM OLARAK YAPTILAR”

En çok hangi sektör etkilendi?

Bu etkilenme kapasiteyle alakalı bir şey. Bir esnaf olan arkadaşımız var; işyeri kapatıldı tamamen gelirden yoksun kaldı. Onun etkilenme modeli endüstriyel bir fabrikanın etkilenme modeliyle aynı değil. Bu kapasite farklarından dolayı da oluşabilecek olan ekonomik zorluklar katlanarak arttı. Konuştuğumuz en çok konulardan birisi de berber esnafı. Çünkü berber esnafı günü yaşarlar. Kapatılmış olmaları çok ciddi bir sorun çünkü gelir kaynakları direkt kesiliyor. Lokantalar, restoranlar da aynı şekilde. Dünyada ve ülkemizde yeme-içme alışkanlıkları sürekli değişime uğruyor. 2018-2019 arası dönemlerinde herkes iş kaybı yaşadı ve bu iş kaybı ancak yeniliklerle, daha farklı hizmet şekilleriyle insanları çekmeye çalışarak telafi etme yoluna gittiler. Bu yatırımların karşılığını almaya başlayacakları zaman çıkan bu durumdan dolayı da ciddi etkilendiler. Çünkü birikimlerini zaten işlerine yatırım olarak yapmışlardı.

KOBİ’ler şu anda hem insan gücüyle çalışan, sadece üretebildikleriyle katma değer üretebilen, işletmelerdir. Çalışan kesimin sağlığını kontrol etmek zorlaşıyor çünkü temas durumunu kontrol edemezsiniz. İşyerlerinde ne kadar çalışma şeklini değiştirseniz de dışarıda ne yaptığını bilemiyorsunuz. Bu nedenle sürekli kontrolde tutmak zorunda kalıyorsunuz ve bunun sorumluluğu size ait.

“BİRDEN BİRE KESİP ATAMIYORUZ”

Hem işverenler hem de çalışanlar ne durumda?

İnsanlar da tedirgin haklı olarak evlerinden çıkmak dahi istemiyorlar. Ama hayatlarını devam ettirmek için de işyerlerine gelmek zorundalar. Çünkü bizler çalışmanın sürdürülmesi gereken bir durum olarak görüyoruz. Birden bire kesip atamıyoruz çünkü verdiğimiz taahhütler var; masraflarımız, rutin ödemelerimiz var. Bunların karşılanması gerekir. Bu dengeyi kurmak gerçekten kurmak, yönetmek çok zor. Sadece iş insanı olarak ticaret hayatını değil artık insanların sağlık ve diğer ihtiyaçları ile ilgili de ciddi sorunlarla boğuşmak zorunda kalıyorsunuz. Yüzde yüz önlem alamıyorsunuz sonuçta insan faktörü var içerisinde. Bu nedenle de tabi ki uyarıları dikkate alıp maksimum düzeyde yapabileceklerimizi yapmaya çalışıyoruz. Ama her yerde aynı şartlarda geçerli değil ve iş kayıplarına neden oluyor.

“YÜZDE 20 ÜRETİMİMİZ VAR”

Kapasite düşüşü ne durumda?

Hem şirketim ve üyelerimizin durumları konusunda yüzde 20 dolaylarında üretimimiz var. Bir süre üretime ara verdik. Baktık kapatmak çözüm değil.  Kısmı çalışma ödeneğiyle ilgili de o zaman desteklere başvuru yaptık. Ama onda da maalesef başarılı olamadık, bize çıkmadı. Üyelerimizden de bu desteklerden faydalananı duyamadık veya halen değerlendirme sürecinde. Bu nedenle işlerimize geri dönmek zorunda kaldık. Verim çok düşük. Bir tane pozitif vaka çıktığında üretim tamamen durduruluyor. Bu her an bizim de başımıza gelebilir. Bu korku dolayısıyla da kapasitemizin çok altında verimsiz çalışıyoruz. Gündelik plan ve gündelik önlemlerle yaşıyoruz şu anda.

“YÖNETİMLERİNİ ONLINE YAPANLAR UYUM SAĞLAYACAK”

Bu sürecin iyi bir yanı var mı?

Bir motivasyon kaynağı olarak iyi tarafından da bakmak gerekiyor. Eski usul çalışma sistemi olmayacak artık. Farklı müşterilere, farklı şekillerde satış politikalarıyla gitmemiz gerektiğini gösteriyor. Yıllardır anlattığımız semineler verdiğimiz, kongrelerde konu başlığı yaptığımız Dijital dönüşümün ne kadar kıymetli olduğunu da bu kez ülkece hatta dünyaca iliklerimize kadar hissettik. Dijital alt yapısına önem veren bu yönde çalışmalar yapan tüm üyelerimiz ne kadar doğru hamleler yaptıklarını şimdi daha iyi anlıyorlar. Yönetimlerini online yapan işletmeler çok daha kolay evden çalışmaya uyum sağlayabilecekler.

Bunun yanında işlerindeki artışı fırsatçılık yapmadan hızla artan talebi karşılamak adına gıda sektördeki üyelerimizin performansı takdir edilecek kadar iyiydi evlere hizmete kadar sağlıklarını hiçe sayarak çalışmaya devam ettiler. Zor zamanlarda birlik olmanın kıymetini hissettirdiler.

“BAŞSİAD DURMADI”

Bu süreçte BAŞSİAD neler yapıyor?

Biz dernek olarak dijital dönüşüme önem veriyoruz. Bizim hep konuştuğumuz konulardı bu konular. Bunları üyelerin tamamına yaymış bir derneğiz. Sadece şu anda daha geliştirilebilir tarafındayız. Sadece üretim değil, pazarlama ve diğer işletme basamaklarında nasıl uygulayabiliriz kısmını konuşuyoruz. Tabi ki kolay süreçler değil. Sağlık daha ön planda. Sağlığımızı düşünerek önlem almaya devam ediyoruz.

Bu dönemde BAŞSİAD durmadı. Online olarak toplantılarımızı düzenli şekilde yapıyoruz. Birbirimizin şirketleri hakkında sürekli görüşüyoruz. Bunun haricinde yardıma, desteğe ihtiyacı olan birilerinin olduğunu bu toplantılar sayesinde öğrenip hemen harekete geçiyoruz. Asla bu yardımlarımızı dernek olarak ön plana çıkarmayız. BAŞSİAD her zaman olduğu gibi sahada. Tabi ki birbirimizi, derneğimizi ve organizasyonlarımızı özlüyoruz ama evde kalarak bu sürecin daha kolay atlatabileceğimize inanıyoruz. Bu hayatın her alanında böyle, alışmak gerekiyor. Biz sadece alışmakla kalmıyoruz; kendimizi de geliştirmeye çalışıyoruz.

21 Nisan 2020 -

Muhabir Nazım Özgün Erbulan


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

01

Hızlı - İşveren ve işçilerin beklentisi bu virüs belasından kurtulmak yoksa her konuda sıkıntı var işyerlerini çalıştıran işverenlere Allah kolaylık versin devlet millet birlikte kazanırız insallah

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 21 Nisan 15:36



Anket Hafta sonları sokağa çıkma yasağı kalksın mı? Kalkmasın mı?