Reklamı Kapat

Kadınlar: Şiddete maruz kalanların yaşamları tehlikede

“Tele Röportajlar” adlı yazı dizimizin konuğu olan Kocaeli Kadın Platformu Sözcüsü Sinem Arıkan İnfaz Yasası ile ilgili olarak, “Kadın örgütleri olarak toplumsal cinsiyet temelli şiddete maruz bırakılan kadınlar, çocuklar, LGBTİ bireyler ve dezavantajlı grupların güvenliğine ilişkin bu düzenlemelerden kaynaklı endişe duymaktayız” ifadelerinde bulundu.

Kocaeli Gazetesi olarak Coronavirüs nedeniyle yaşanan bu zorlu süreçte yerel yöneticiler, siyasi parti temsilcileri, STK’lar, meslek grupları ve kentin önde gelen isimleri ile röportajlarımıza devam ediyoruz. “Tele Röportajlar” adını verdiğimiz yazı dizimizin konuğu olan Kocaeli Kadın Platformu Sözcüsü Sinem Arıkan, hem infaz yasasının ne gibi sonuçlar doğurabileceğini hem de Coronavirüs nedeniyle ne gibi değişiklikler yaşadıklarını gazetemize anlattı. Arıkan, “Bu süreçte de mücadeleyi büyütmek için yeni yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz ve edeceğiz” dedi.

“YOĞUN ENDİŞELER TAŞIYORUZ”

Coronavirüs platform çalışmalarını nasıl etkiledi?

Aslında birçok örgüt biz de farklı bir süreç deneyimliyoruz. Kocaeli Kadın Platformu olarak şiddete maruz bırakılan kadınların davalarını takip ediyorduk. Davalar ertelendiği için bu süreçte dava takiplerini yapamıyoruz. Evlerin izole olmasıyla ev içi şiddetin artması ve görünmez olmasıyla ilgili yoğun endişeler taşıyoruz. Örneğin geçtiğimiz hafta Alikahya Mahallesi’nde bir kadının intihar ettiğini basına yansıyan haberlerden öğrendik. Kadının intihardan kısa bir süre önce eşiyle tartışarak ağabeyine sığındığını, eşinin sığındığı evin önünde havaya ateş açtığını öğrendik. Buna itirazımızı, sözümüzü haykırmak üzere, sokağa çıkarak, eylem yapmak üzere biraraya gelirdik. Ancak bu süreçte sokak eylemlilikleriyle ses çıkarmamız sınırlandı.

Elbette başka araçları etkili biçimde kullanmaya devam ediyor mücadelemizden vazgeçmiyoruz. Bu intiharın (Alikahya intiharı) aydınlatılması talebimizden vazgeçmiyor, takipçi olmaya devam ediyoruz. Bir basın açıklaması ile bu kararlılığımızı dile getirdik. Biz kadınlar olarak değişen koşullara uyum göstererek biraraya gelmenin, dayanışmayı büyütmenin araçlarını, kanallarını geliştirmek, dönüştürmek konusunda kadın hareketinin deneyimleriyle epey yol kat etmiş bir örgütlü güç olduğumuzu biliyoruz. Bu süreçte de mücadeleyi büyütmek için yeni yöntemler geliştirmeye devam ediyoruz ve edeceğiz.

“DEĞİŞEN KOŞULLARA UYUM GÖSTERİYORUZ”

Platform bu süreçte de kadınların yanında olabilecek mi?

Kocaeli Kadın Platformu birçok meslek örgütünden, siyasi gruplardan, sivil toplum örgütünden kadınların ve bağımsız kadınların daha geniş bir cephede kadın mücadelesini yürütmek üzere biraraya geldikleri bir çatı örgüt olarak, birçok alanda kadınlarla birlikte kadın dayanışmasını örmeye, mücadeleyi büyütmeye bu dönemde de kararlılıkla devam etmektedir. Salgın sürecinde gündemdeki İnfaz Yasası örneğinde olduğu gibi güncel gelişmeler karşısında, kadınlar olarak birlikte sözümüzü kurmaya devam ediyoruz.

Ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?

Bu süreçte sosyal medya platformlarını etkili bir şekilde kullanmaya devam ediyoruz. Yerel ve ulusal basına yansıyan haberleri takip ederek, kadına yönelik şiddet ve ayrımcılığın görünür olmasını sağlamaya devam ediyoruz. Soruşturma, dava gibi süreçleri takip etmeye, savunuculuk çalışmalarına devam ediyoruz. Her zaman, değişen koşullara uyum göstermeye gayret ederek, birlikte karar alarak, yeni yol, yöntemlerle sürekli gelişerek, dönüşerek ama mücadele azmimizden, dayanışma geleneğimizden ödün vermeden birlikte mücadele etmeyi sürdürüyoruz. Her koşulda sürdürmeye devam edeceğiz.

“MÜCADELEMİZİ KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”

İnfaz Yasası hakkında ne düşünüyorsunuz?

15 Nisan 2020 tarihinden yürürlüğe giren, basında infaz paketi olarak anılan 5275 Sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’da kadın örgütlerinin yarattığı kamuoyu nedeniyle cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar infaz indirimi dışında tutuldu. Ancak bazı suçların infaz sürelerinde indirime gidildi. Ayrıca salgın nedeniyle kapalı cezaevlerinden açık cezaevlerine geçiş süreleri kısaltıldı ve açık cezaevlerinden izin adı altında süresi 7 aya kadar uzatılabilen, tahliyeye imkan veren düzenlemeler yapıldı. Kadın örgütleri olarak toplumsal cinsiyet temelli şiddete maruz bırakılan kadınlar, çocuklar, LGBTİ bireyler ve dezavantajlı grupların güvenliğine ilişkin bu düzenlemelerden kaynaklı endişe duymaktayız. Ve gerekli önlemlerin sağlanması konusunda mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.

“AÇIKÇA TEHLİKE TAŞIYOR”

Düzenlemeler ne gibi tehlikeler ortaya çıkartabilir?

Bu düzenlemeler neticesinde yaşanabilecek tehlikeleri şöyle özetlemek mümkün: Kadınların maruz bırakıldığı kasten yaralama, tehdit, hakaret, şantaj gibi suçlar kalıcı infaz indirimi kapsamındadır. Bunun yanında salgın nedeniyle açık cezaevlerindeki siyasi hükümlüler dışındaki tüm mahkûmlar 31 Mayıs 2020 tarihine kadar izinli sayılacaktır. Bu sürenin gerekli durumlarda 31 Kasım tarihine kadar uzatılması öngörülmektedir. Yani infaz indirimi dışında tutulan cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, kadına yönelik şiddet, kadın cinayeti, cinayete teşebbüs failleri dahil açık cezaevinde iseler izinli olarak salıverileceklerdir.

Bu durum şiddete maruz bırakılan gruplar için açıkça yaşamlarının tehlikeye girmesi anlamı taşımaktadır. Kadına yönelik şiddetin yoğun biçimde ev içinde yaşandığı bilinmektedir. Özellikle içinden geçtiğimiz süreçte evlerin izole olması, kadın ve çocukların ev içinde 7/24 genellikle şiddetin failleri olan eşleri, partnerleri, babaları, ağabeyleri gibi kişilerle birlikte kalmasının şiddet riskini arttırabileceğini öngörüyoruz. Bu süreçte ortaya çıkan durumda; kadınların salgın ve salgını önlemeye yönelik düzenlemeler nedeniyle başvuru mekanizmaları sınırlandırılmıştır. Ev içi şiddetten uzaklaşmaları zorlaşmıştır. Birde şiddet faillerinin cezaevlerinden tahliye edilmesiyle şiddete karşı savunmasızlıkları derinleştirilmektedir.

“FAİLLERİN TAKİBİNİ YAPACAK MEKANİZMALAR GELİŞTİRİLMELİ”

Talepleriniz neler?

Bu durum çocuklar, LGBTİ bireyler, engelliler gibi diğer incinebilir gruplar için de benzer riskleri taşımaktadır. Bu risklerin göz önünde bulundurularak kadınların ve şiddete, ayrımcılığa maruz kalan tüm grupların korunması için Acil Eylem Planı geliştirilmesini talep ediyoruz. Bu eylem planında taraf olunan İstanbul Sözleşmesi’nde belirtilen devletin her türlü olağanüstü hal durumunda dahi kadına yönelik şiddetle mücadelede pozitif yükümlülük sahibidir ifadesi unutulmamalıdır. İstanbul Sözleşmesinin 56. Maddesi uyarınca kadınlar ve toplumsal cinsiyet temelli şiddete maruz bırakılan tüm bireylerin bilgilendirilmesi yükümlülüğü yerine getirilmelidir. Failin tahliye koşuları, günü süresine dair bilgilendirmenin ardından güvenlik riski bulunan bireyler hangi desteğe ihtiyaçları varsa acilen bu desteğe erişimleri sağlanmalıdır. İnfaz yasasıyla salıverilen faillerin takibini yapacak mekanizmalar geliştirilmelidir. 6284 Sayılı Yasalı yasa salgın süresince de tam ve etkili bir şekilde uygulanmalıdır. Kadın örgütleri olarak bizlerin sıklıkla altını çizdiği İstanbul Sözleşmesi’nce de kurulması gereken cinsel şiddet kriz merkezlerinin önemini bir kere daha vurguluyoruz. Her kadının kolayca ulaşabileceği 7/24 hizmet veren bu merkezlerin kurulması gerekliliği bir kere daha açıkça ortaya çıkmıştır.

“BİR KİŞİ DAHA EKSİLMEYE TAHAMMÜLÜMÜZ YOK”

Önerileriniz neler?

Kadın sığınmaevleri, bu süreçte gerekli korumanın sağlanması konusunda yetersiz kalabilir, sayıları arttırılmalı, kadınlara güvenle barınma hizmeti sağlayacak yeni kurumlar tahsis edilmelidir. 184 Sosyal Destek Hattı’nın bu süreçte artan toplumsal ihtiyaçlara yanıt üretmede yetersiz kalabilmesi ihtimaline karşı yalnızca toplumsal cinsiyet temelli şiddet için hizmet sağlayan toplumsal cinsiyet temelli şiddete maruz kalan her bireyin her zaman kolaylıkla ulaşabileceği bir hat kurulmalıdır. Özetle salgın döneminde evlerin izole mekanlara dönüşmesi kadınlar ve incinebilir gruplar için birçok güvenlik tehdidi yaratabilir. Bunlar için acilen koruyucu, önleyici mekanizmaları geliştirmek konusunda harekete geçilmesi talebimizi kararlılıkla iletiyor ve takipçisi olacağımızın bilinmesini istiyoruz. Bir kişi daha eksilmeye, bir kişinin daha canının yandığına tanıklık etmeye tahammülümüz yok, mücadelemizi inançla, dayanışmayla sürdürmeye devam edeceğiz.

24 Nisan 2020 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.




Anket Hafta sonları sokağa çıkma yasağı kalksın mı? Kalkmasın mı?