- 13 Mart 2020

Ebeveynin korona virüs kaygısını çocuklar hissediyor

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, ebeveynlerin korona virüs kaygısını küçük yaştaki çocukların hissedebileceğini, evin içerisinde sürekli söz konusu virüs ile ilgili konuşulmasının da çocuklarda gerçeklik algısını bozabileceğini söyledi.

Çin'in Wuhan kentinde ortaya çıkan ve tüm dünyayı etkisi altına alan Korona virüsünün çocuklara nasıl anlatılacağı konusunda Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Psikiyatri Öğretim Üyesi Doç. Dr. Serhat Nasıroğlu, ailelere önemli tavsiyelerde bulundu. Çocuklara korona virüs konusunda yardım etmenin birinci koşulunun doğru bilgiden geçtiğini belirten Nasıroğlu, bu bilgilerin resmi kanallar yoluyla paylaşılan ve konusunda uzman olan hekimler tarafından sağlanması gerektiğini vurguladı.

“Korona virüs kaygısını çocuklar hissediyor”

Ebeveynlerin virüs hakkında kaygı ve endişesini 0-3 yaş gurubu çocukların hissettiğine dikkat çeken Nasıroğlu, “Ben çok endişeliyim, çocuğuma belli etmeden yapıyorum’ diye düşünüyoruz. Aslında öyle değil. Bir çocuk 1 aylıkken de 6 aylıkken de 1 yaşındayken de annenin stresini hissedebilir. Eğer aşırı stresli ya da kaygılıysa bu aynı şekilde baba için de geçerli, çocuğa bakan kişilerin yoğun kaygı ve streslerini çocuk hissedebiliyor. Bu stres bir şekilde çocuğu da aktarılabiliyor. Bunlar 0-3 yaş grubu için. 3-6 yaş gurubu dediğimiz çocuklara da bu olayların dürüst bir şekilde, gerçekçi ve yanlış olmayan bilgilerle anlatılması gerekiyor. Özellikle 6 yaşından sonraki somut dönemde dediğimiz çocukların yaş gurubunda ise, artık gerçekten hastalıkların farkında, ölüm kavramının biraz daha geliştiği çocuk yaş gurubunda ise gerçeklerden gerçekten kaçış yok. Çünkü bu çocuklar okulda, televizyonda ya da farklı mecralardan zaten bilgi edinecekler. Eğer siz bu olay yok, böyle gerçekleşmemiş, bize hiçbir şey olmaz gibi gerçekçi olmayan yaklaşımlara girersek, çocuğun güveni sarsılacaktır ya da tam tersi çok kötü bir tablo çizerseniz de çocuktaki kaygı ve endişe aratacaktır. O yüzden ortada olup, dürüst bir şekilde bu konuyu konuşmak da fayda var. Ancak konuşmaya başlamadan önce çocuğun ne bildiği önemli. Belki biz konuşmaya başlamadan önce çocuğun doğru bildiği yanlışları öğrenirsek, o bilgileri de düzeltme şansımız olabilir” dedi.

“20-30 saniyelik el yıkama kuralını çocuklar hesaplayamabilir”

Küçük yaştaki çocukların Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) belirlediği hijyen kurallarına uymakta güçlük çekebileceğini belirten Nasıroğlu, “Çocuklar temizlik kurallarına çok dikkat etmeyebilirler. DSÖ’nün 20-30 saniyelik el yıkama kuralını çocuklar hesaplayamayabilir. Bunun için çocuklara bir şarkı öğretebilirsiniz. O şarkı bitene kadar elini yıkayabilir. Öksürürken elini nasıl kapatmasıyla ilgili bir takım bilgiler verilmesi çocuklar açısından daha olgun yöntemler olacaktır” diye konuştu.

“Evin içerisinde sürekli Korona virüsü konuşulmaması gerekiyor”

Nasıroğlu, okulların kapatılmasıyla birlikte çocukların rutin tatillerden ne yapıyorsa, onları yapması gerektiğini de belirterek, “Eğer evde kitap okuması gerekiyorsa kitap okuyacak, televizyon da izleyebilir ama evde şuna dikkat edilmesi gerekiyor, evin içerisinde sürekli Korona virüsünün konuşulması, basın yayında sürekli Korona virüs ile ilgili video ve haberlerin izlenmesi çocuklardaki gerçeklik algısını bozabilir. Daha farklı konuların da konuşulduğu bir ev ortamı yapmanız gerekiyor” ifadelerini kullandı.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Kocaeli Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Kocaeli Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.